Bursa İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Atilla Erdem, kentteki binaların yaş dağılımı ve risk durumuna ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için kapsamlı bir yapı stoğu envanterine ihtiyaç olduğunu söyledi. Mevcut durumda ilçe bazlı net bir risk dağılımı verisinin bulunmadığını belirten Erdem, her bölgede riskli yapıların bulunduğuna dikkat çekti.
SEMA ÜSTÜNTAŞ ÇAKAR / BURSADA BUGÜN
Bursa İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Atilla Erdem, kentteki yapı stokunun yaş dağılımına ilişkin net ve güncel bir envanter çalışmasının bulunmadığını belirterek, riskli binaların tespiti için kapsamlı saha çalışmalarının bir an önce başlatılması gerektiğini söyledi.
Bursa genelinde hangi ilçelerde daha fazla risk bulunduğuna dair kesin verilerin olmadığını ifade eden Erdem, "Şu an elimizde net bir yapı stoğu envanteri yok. Yaş dağılımı, bina bazlı durum ve hasar bilgileri detaylı şekilde ortaya konmuş değil. Ancak her bölgemizde riskli yapılar mevcut" dedi.
"KAÇAK YAPI BURSA'NIN GERÇEĞİ"
Bursa'da kaçak yapılaşmanın önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Erdem, mühendislik hizmeti almadan inşa edilen yapıların deprem güvenliği açısından büyük risk taşıdığını vurguladı.
"Bursa'da kaçak yapı kültürü maalesef yaygın. Bu yapılar mühendislik hizmeti almadığı için doğal olarak deprem güvenliği açısından riskli. Bunun dışında da yaşı ilerlemiş ve zamanla hasar görmüş binalar var" diye konuştu.
"MEVCUT ÇALIŞMA YETERLİ DEĞİL"
Büyükşehir Belediyesi'nin zemin verileri, bina yaşı, ruhsat yılı ve kat sayısı üzerinden yaptığı risk değerlendirmesi çalışmasının önemli olduğunu ancak yeterli olmadığını belirten Erdem, bu verilerin mutlaka saha çalışmalarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
"Bina bina inceleme yapılmalı. Sonradan kolon kesilmiş mi, taşıyıcı sistemine müdahale edilmiş mi, giriş katında zarar var mı bunlar yerinde görülmeli. Siz sağlam dediğiniz bir bina, sonradan yapılan müdahalelerle riskli hale gelebiliyor. Bu yüzden kapsamlı bir yapı stoğu envanteri şart" dedi.
"YÜZDE 65 RİSKLİ DENİYOR AMA..."
Bursa'daki yapıların yaklaşık yüzde 65'inin riskli olduğuna dair değerlendirmeler bulunduğunu hatırlatan Erdem, bu oranın tüm binaların yıkılacağı anlamına gelmediğini söyledi.
"Riskli demek hepsi göçecek demek değil. Bir kısmı az hasar alır, bir kısmı orta, bir kısmı ağır hasar görür, bir kısmı da göçebilir. Bizim önceliğimiz göçme riski taşıyan binaları net şekilde belirlemek olmalı" ifadelerini kullandı.
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ÖNCELİK VURGUSU!
Kentsel dönüşüm çalışmalarının bütüncül ve uzun vadeli bir planlamayla sürdürülmesi gerektiğini belirten Erdem, önceliğin göçme riski yüksek binalara verilmesi gerektiğini söyledi.
"Depremin ne zaman olacağını bilmiyoruz. Eğer göçme riski taşıyan binaları önceliklendirirsek, 5-6 yıl içinde bu yapıları dönüştürerek can kayıplarını en aza indirebiliriz. Gerekirse yerinde dönüşüm, gerekirse güçlendirme yöntemleriyle bu süreci hızlandırmalıyız" dedi.
Erdem, Bursa'nın daha güvenli ve yaşanabilir bir kent haline gelmesi için bilimsel veriler ışığında, bina bazlı risk tespitine dayalı bir kentsel dönüşüm politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Bursa Bölge, 2026.02.11 11:42