Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yapı ruhsatı verilerine göre Bursa'da 2018 yılında yaklaşık 38 bin olan ruhsatlı daire sayısı, 2025 itibarıyla 15 bine kadar düştü.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Türkiye genelinde inşaat sektörü kontrollü büyüme dönemine girerken, Bursa'da yeni konut üretimindeki gerileme dikkat çekti. TÜİK verilerine göre Bursa'da yapı ruhsatı verilen daire sayısı; 2017 yılında yaklaşık 34 bin, 2018 yılında 38 bin, 2020 yılında 22 bin, 2023 yılında 20 bin, 2025 yılında ise yaklaşık 15 bin seviyesinde olduğu açıklandı. BTSO Meclis Üyesi İsmail Duyar, TÜİK'in yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Bursa'da son yıllarda yeni konut üretiminde dikkat çekici bir yavaşlama yaşandığını dile getirdi.
Duyar, "2025 yılı verileri incelendiğinde, inşaat sektöründe pandemi sonrası dönemde başlayan normalleşmenin daha temkinli ve seçici bir üretim anlayışına dönüştüğü görülmektedir. Yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan zorluklar, arsa maliyetlerindeki artış ve hane halkı alım gücündeki gerileme sektörün büyüme hızını sınırlarken; deprem güvenliği, kentsel dönüşüm ve nitelikli konut talebi ise üretim ihtiyacını canlı tutmaktadır" ifadelerini kullandı.
Bursa özelindeki tabloya dikkat çeken Duyar, kentte yeni konut üretiminde belirgin bir yavaşlama yaşandığını belirterek, "Bursa'da yapı ruhsatı verilen daire sayısı 2018 yılında yaklaşık 38 bin seviyesindeyken, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 15 bine kadar geriledi. Bu durum Bursa'da üretim hızının önemli ölçüde düştüğünü ortaya koyuyor" şeklinde konuştu. Yavaşlamanın temel nedenleri arasında yüksek arsa maliyetleri, planlama sorunları ve finansmana erişim güçlüklerinin bulunduğunu belirten Duyar, özellikle Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım gibi merkezi bölgelerde arsa maliyetlerinin ciddi seviyelere ulaştığını söyledi.
Yapı kullanma izin belgeleri (iskan verileri), tamamlanan projelerin piyasaya arzını göstermesi açısından ayrı bir öneme sahip olduğunu dile getiren Duyar, "Ruhsat verilerindeki yavaşlamaya rağmen, son yıllarda önceki dönemlerde başlanmış projelerin tamamlanması nedeniyle iskan tarafında görece daha dengeli bir görünüm oluşmuştur. Ancak burada dikkat çeken en önemli unsur, yeni proje başlangıçları ile tamamlanan projeler arasındaki makasın daralmasıdır. Bu durum, sektörün geçmişteki yüksek stok üretiminden uzaklaşarak daha kontrollü bir arz yönetimine geçtiğini göstermektedir. Özellikle büyükşehirlerde; yüksek arsa maliyetleri, finansman giderleri, işçilik maliyetlerindeki artış, enerji ve malzeme fiyatları yeni proje geliştirme süreçlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Bununla birlikte, deprem güvenliği odaklı dönüşüm ihtiyacı Türkiye'de inşaat sektörünün orta ve uzun vadede canlılığını koruyacağını göstermektedir" dedi.
"BURSA'NIN ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEME SAĞLIKLI VE DENGELİ YAPILAŞMA SÜRECİNE GİRMESİ MÜMKÜN"Duyar son olarak, "TÜİK verileri, Türkiye genelinde inşaat sektörünün hızlı büyüme döneminden daha dengeli ve seçici bir üretim modeline geçtiğini göstermektedir. Bursa özelinde ise yeni konut üretimindeki yavaşlama dikkat çekmekte; buna karşılık nitelikli konut, deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm odaklı talep güçlü biçimde devam etmektedir. Önümüzdeki süreçte Bursa'nın sürdürülebilir büyümesi için sanayi, ulaşım, çevre ve konut politikalarının birlikte ele alınması büyük önem taşımaktadır. İnşaat sektörü yalnızca konut üretimi değil; istihdam, yan sanayi, ticaret ve şehir ekonomisi açısından da stratejik bir alan olmayı sürdürecektir. Doğru planlama ve güçlü finansman modelleriyle Bursa'nın önümüzdeki dönemde yeniden sağlıklı ve dengeli bir yapılaşma sürecine girmesi mümkündür" ifadelerini kullandı.
Bursa Bölge, 2026.05.26 13:20