Bursa'da TEK-SEN SGK Bursa il binası önünde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.
HABER MERKEZİ / BURSADA BUGÜN
Bursa'da TEK-SEN, SGK Bursa il binası önünde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.
TEK-SEN Genel Başkan Vekili Ahmet Süleyman Güler'in konuşmasından satır başları şöyle;
Değerli basın mensupları ve kıymetli çalışma arkadaşlarımız, basın açıklamamıza göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı hepinize teşekkür ederiz.
Bugün burada rutinde dahi iş yükü en fazla olan kamu kurumlarının başında gelen Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanları için daha önce 23 Mart 2023 tarihinde yapmış olduğumuz basın açıklamasında belirttiğimiz üzere, taleplerimizin gerçekleşmemesi sebebi ile 3 Nisan 2023 yani bugün uyguladığımız iş bırakma eylemi kararımız ile ile ilgili açıklamalarımızı ve taleplerimizi dile getirmek için toplanmaktayız. Sosyal Güvenlik Kurumu gerek personel sayısı, gerek bütçesi gerekse de iş hacmi ile ülkemizin en önemli kurumlarındandır.
"SGK VATANDAŞLARIMIZA DOĞUMDAN ÖLÜME KADAR BİRÇOK HİZMET SUNMAKTADIR"
Sosyal Güvenlik Kurumu vatandaşlarımıza doğumundan ölümüne kadar, hatta ölümünden sonra da hak sahiplerine yalnızca maaş bağlanması değil; sağlık, sigorta ve sosyal yardım alanlarında; işveren, sigortalılık, borcu yok işlemleri, icra-haciz-satış ve hukuk işlemleri, rutin emeklilik ve emeklilik sonrası işlemleri, maluliyet-iş kazası-iş görmezlik işlemleri, sağlık-hastane-eczane-medikal ve şahıs ödemeleri işlemleri, kayıt dışı sigortalılık tespiti, denetim işlemleri vb. birçok konuda hizmet sunmaktadır.
"SGK PERSONELİNİN ÇALIŞMA ŞARTLARI VE ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİ"
Kamuoyunda gündemi uzun süre meşgul eden ve ülkemizde yaklaşık 2.250.000 vatandaşımızın yararlanabileceği ön görülen "EYT" düzenlemesi, EYT'ye ilişkin 600.000 civarı borçlanma talebi ve prim borçlarının yapılandırılması hakkındaki düzenlemenin yasalaşması ile birlikte; norm kadrosunun 33'ü oranında daha az personele sahip Sosyal Güvenlik Kurumu'nun zaten fazla olan iş yükü, söz konusu düzenlemeler ile birlikte daha da artmış ve iş yükü rutinde dahi ortalamanın üzerinde olan SGK personelinin çalışma şartları ve özlük haklarının ivedilikle iyileştirilmesi elzem olmuştur. Tüm bu ağır iş yükü ve çalışma şartlarına rağmen Kurum personelinin insanüstü bir gayret ve çaba gösterdiği görülmektedir.
"SGK PERSONELİNİ BİR NEVİ ZORUNLU MESAİYE YÖNLENDİREREK HAKKANİYETLİ OLMAYAN DÜZENLEMELER OLARAK DEĞERLENDİRİLMİŞTİR"
Bunca iş yüküne rağmen Kurum personeli için atılmış olan tek somut adım olan, 10 Ocak 2023 tarih ve 32069 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan mesai ücretlerinin 01/01/2023- 30/06/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 27,00 TL olarak güncellenmesinin mevcut ekonomik koşullarda çok yetersiz kaldığını daha önce belirtmiştik. 31/03/2023 tarihinde 100 saate çıkarılarak iyileştirme yapılan fazla mesai ücreti düzenlemesi ile SGK memuru bir nevi zorunlu mesaiye mecbur bırakılmış ve bu düzenleme 01/04/2023-31/06/2023 tarihleri arasını kapsadığından kalıcı değil, geçici bir düzenleme olması sebebi ile sendikamızca bu düzenleme yetersiz bulunmuş; zaten ağır iş yükü altında ezilen SGK personelini bir nevi zorunlu mesaiye yönlendirdiği için de hakkaniyetli olmayan bir düzenleme olarak değerlendirilmiştir.
"KURUM PERSONELİNİN MORAL MOTİVASYONU DÜŞMÜŞTÜR"
Tarafsız Etik Kamu Görevlileri Sendikası olarak Kurum ziyaretlerimizde ve saha çalışmalarımızda almış olduğumuz geri bildirimlere göre, Kurum personelimizin moral motivasyonu düşmüştür. Öncelikle kendi kurumları ve bağlı bulundukları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından daha sonra ise diğer bakanlıklar ve hükümet yetkililerinden mali ve özlük hakları yönünden haklı taleplerine ilişkin destek beklemektedirler. Diğer kamu kurum ya da kuruluşları için talep edilen mali ve özlük haklara ilişkin çalışmalarla ilgili somut adımlar atılabilirken, Sosyal Güvenlik Kurumu personeli için talep edilen konularda "bütçe yetersizliği" kavramının karşımıza çıkması ve bu konuda ilgili bakanlığın direnç göstermesi kamu kurumları arasındaki çalışma barışını zedelemektedir. Özellikle son çıkan yapılandırma düzenlemesi kapsamında hizmet veren kamu kurum ve kuruluşları arasında, mali anlamda farklılık olması, ni iş yoğunluğu ile karşılaşılmasına rağmen bir kurumun bunun karşılığını alamaması, oldukça düşündürücüdür.
"KURUM PERSONELİ HER TÜRLÜ FEDAKARLIĞO GÖSTERİYOR"
14 Mayıs 2023 tarihinde ülkemizde gerçekleşecek olan genel seçim dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 7 Nisan'da tatile girecektir. Bu sebeple seçim öncesinde taleplerimizin TBMM'de görüşülerek torba yasa vb. yöntemler ile kazanım olarak yasalaşması için gerekli olan süre oldukça kısıtlıdır. Ancak bu süreçte gerek meydanlarda gerekse de sosyal medyada hak ve kazanımları için mücadele eden Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanları, yanlış bilgilendirme ve algılar sebebi ile vatandaşlarımız ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Bilinmelidir ki tüm kurum personeli, tüm bu olumsuz şartlara rağmen her türlü fedakarlığı göstererek hem mesai saatleri içerisinde hem de mesaiye kalarak vatandaşlarımızı iş ve işlemlerini ivedilikle sonuçlandırmak için çabalamaktadır. Bu süreçte vatandaşlarımızdan ricamız, diyalog yoluyla kurum personelinden doğru bilgi almaları ve yanlış bilgilere göre hareket etmemeleridir. Bu süreçte vatandaşlarımızın da kurum personeli arkadaşlarımıza destek olmaları gerekmektedir. Kamuoyuna özellikle belirtmek isteriz ki, rutinde yıllık toplamda 400.000 maaş bağlama kapasitesine sahip Sosyal Güvenlik Kurumu, EYT düzenlemesinin yasalaşması ile birlikte, sadece Mart ayında yaklaşık 250.000 maaş bağlamıştır. Örneğin Bursa'da ortalama aylık 2500 civarı aylık bağlanırken, sadece Mart ayında insan üstü bir çaba ile 7000 aylık bağlanmıştır. Özellikle sosyal medya üzerinde hedef haline getirilen Sosyal Güvenlik Kurumu personelleri ile ilgili iş yavaşlatma iddialarını gündeme getirenlere soruyoruz, ozaman bu maaşları kim bağladı!
"BİRLİK BERABERLİĞİMİZ DEVAM ETMELİ"
Bir hususa daha değinmeden edemeyeceğiz. Son bir aylık süreçte özellikle herhangi bir somut adım atılmaması sebebi ile uzun yıllardan sonra Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanları birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeye başlamıştır. Temennimiz bu süreç sonrasında da aynı birlik ve beraberliğin devam etmesidir. Ülkemizin dört bir yanında haklı taleplerini kararlılıkla dile getiren tüm arkadaşlarımızın yanındayız. İnşallah bu mücadelemizin sonucunda haklı taleplerimizin karşılığını alacağız.
TALEPLERİ ŞÖYLE;
Peki, taleplerimiz neler? Gerek tüm Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli gerekse de unvan bazında taleplerimizi sıralamamız gerekirse; 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile geri alınan ikramiye ve ek ödemelerin geri verilmesi.
Özel hizmet tazminatlarının 100 puan arttırımlı ödenmesine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu Tazminatı verilmesi Kurum içi Uzmanlık hakkı verilmesi.
Ek ödeme oranlarının yüzde 50 oranında arttırılması 3600 ek göstergenin ayrım göstermeksizin tüm kamu çalışanlarına tanımlanması.
Depremden zarar gören ve afet bölgesi ilan edilen şehirlerde görevlerini zor şartlar altında yerine getiren çalışma arkadaşlarımıza 1 yıl boyunca "Afet Destek Ödemesi" adı altında ek ödeme yapılması.
"GÜVEN DUYGUSU ÇOK ZOR KAZANILIR ÇOK KOLAY KAYBEDİLİR"
5502 sayılı SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN'un 28.inci maddesine kamu eczacılarının yeniden eklenmesi Sağlık Hizmetleri Sınıfı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında görevlerini yerine getiren hemşire, biyolog, laborant, sağlık teknisyeni gibi unvanların ek ödemelerinde düzenlemelere gidilmesi Sosyal Güvenlik Kurumunda görevli kamu mühendisleri ile ilgili olarak, "Teknik Sorumluluk Tazminatı" verilmesi. Ayrıca başta da belirttiğimiz üzere Sosyal Güvenlik Kurumu norm kadronun neredeyse yarısıyla insan üstü bir çaba ile hizmet vermektedir. Buna karşılık, Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı gibi bakanlıklar personel alım ilanlarını yayınlarken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bunca personel ihtiyacına rağmen 3004 kodlu ön lisans Sosyal Güvenlik Bölümü mezunlarına ilişkin atama ilanı yayınlamaması tarafımızca anlaşılamamaktadır. Bir an önce personel üzerindeki iş yükün hafifletmek için bu alımların yapılmasını öneriyoruz. Son olarak, kamuoyunda daha önce Mart ayı içerisinde memur maaşlarına ara zam yapılabileceği konusu gündeme gelmiş ancak herhangi bir iyileştirme yapılmamıştır. TÜRK-İŞ verilerine göre 2023 Mart ayı açlık sınırı 9.591,13 TL, yoksulluk sınırı ise 31.241.48 TL olarak tespit edilmiştir. Kamuoyunda memur maaşları her ne kadar 20.000 TL civarı olarak lanse edilse de, Sosyal Güvenlik Kurumunda görevli memur arkadaşlarımızın ortalama ma 11.500-12.000 TL arasında değişmektedir. Bu tutarlar baz alındığında, açlık sınırının biraz üzerinde, yoksulluk sınırının ise neredeyse 3'te biri oranında maaş alındığı bordrolarında sabittir. Bu sadece SGK personeline özgü değil, birçok kamu kurumu personelinin ortak sorunudur. Bu sebeple acilen refah zammı yapılmasını, vergi diliminin %15'e sabitlenmesini, özellikle büyükşehir statüsündeki illerde yemek-kira yardımı ve büyükşehir farkı verilmesini ve gene tüm memurlarımıza yılda iki defa bayram ikramiyesi verilmesini talep ediyoruz. Güven duygusu zor kazanılır, ancak çok kolay kaybedilir. Bugüne kadar birçok sendika maalesef sadece ve sadece kendi şahsi ya da kurumsal çıkarları için mücadele etti. Dikkat çekmek istediğimiz konu, yapılacak mücadelenin sonunda kazananın herhangi bir sendika değil, Sosyal Güvenlik Kurumu personeli olması gerektiğidir. Bizler Kurum personeli olarak vatandaşımıza kesintisiz olarak hizmet vermek istiyoruz. Ancak genel seçimler öncesinde Meclis kapanana kadar somut bir adım atılamaması durumunda, eylem kıran sendikalardan olmayacak ve bugün gerçekleştirdiğimiz gibi iş bırakma vb. diğer yöntemlerle sonuç alana kadar somut adımları atacağımızı kamuoyuna bildirir, personel yararı gözetilerek herhangi bir siyasi ya da ayrıştırıcı dil kullanmaksızın diğer sendikalarla ortak hareket edebileceğimizi buradan ifade etmek istiyoruz. Tüm Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanı arkadaşlarımızın işlerinde kolaylıklar dileriz.
Bursa Bölge, 2023.04.03 11:40