Bursa'nın Orhangazi ilçesinde faaliyet gösteren ve zaman zaman çevre ile yakın oldukları yerleşim yerlerine verdikleri zarar nedeniyle gündem olan taş ocakları ile ilgili açıklama yapan Bursa Barosu avukatlarından Erol Çiçek bu konuda Fındıklı halkının hukuk mücadelesinde yalnız bırakıldığını belirterek, "Orhangazi sahipsiz ve duyarsız bırakılıyor" dedi.
FATİH MISIR / BURSADA BUGÜN
Bursa Barosu Avukatı Erol Çiçek, Orhangazi genelinde hızla yayılan taş ve maden ocaklarının yarattığı ve git gide artmaya devam eden tahribata dikkat çekerek, ilçedeki sessizliği eleştirdi. Özellikle Fındıklı Mahallesi'nde söz konusu taş ocakları ile ilgili geçtiğimiz yıllarda verilen hukuk mücadelelerini hatırlatan Çiçek, halkın yaşam hakkını savunmak için daha güçlü bir dayanışma sergilemesi gerektiğini vurguladı.
"ÜÇ DAVAYI KAZANDIK AMA YALNIZ BIRAKILDIK"
Fındıklı Mahallesi halkının şimdiye kadar "ÇED gerekli değildir" kararlarına karşı açtığı üç ayrı davanın da kazanıldığını belirten Çiçek, buna rağmen ilçe genelinden beklenen desteğin gelmediğini ifade etti. Orhangazi halkının kendi yaşam haklarını ilgilendiren davalara katılmaktan dahi çekindiğini söyleyen Çiçek, "Buna dur diyecek kimse yok mu?" tepkisini dile getirdi.
SU KAYNAKLARI TEHLİKE ALTINDA!
24 Nisan 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan karara dikkat çeken Av. Erol Çiçek, Orhangazi'deki birçok su kaynağının 1. Derece Koruma Alanı ilan edildiğini hatırlattı.
Bu kararla birlikte söz konusu bölgelerde yeni madencilik faaliyetlerinin yasaklandığını belirten Çiçek, mevcut ocakların faaliyetlerine devam etmesine izin veren hükmün iptali için dördüncü davanın sürdüğünü söyledi.
"KAMU KAYNAKLARI MADEN SAHJİPLERİNE Mİ AKITILIYOR?"
Taş ocakları için yapılan "alternatif yol" projelerini de eleştiren Çiçek,''Yol yapım ve kamulaştırma sorumluluğu kanunen maden ruhsatı sahiplerine aittir. Ancak görüyoruz ki kamu kaynakları bu işletmeciler için harcanıyor. Eğer yoldaki tehlikeler giderilmiyorsa, kamu kaynaklarıyla yol yapmak yerine faaliyetlerin durdurulması gerekir." dedi.
İlçede planlanan sanayi ve imar projelerinin de doğa üzerinde büyük bir baskı kuracağını ifade eden Erol Çiçek, mücadelenin sadece mahkeme salonlarında değil, sandıkta ve demokratik alanlarda verilmesi gerektiğini söyledi. Siyasi partilerin ve vatandaşların bu çevre katliamına karşı yeterli tepkiyi göstermemesini "üzüntü verici" olarak nitelendirdi.
Bursa Bölge, 2026.01.26 11:29