İsrail ile Lübnan arasında yürürlükte bulunan ateşkese rağmen bölgede tansiyonun yeniden yükseldiğine işaret eden yeni bir gelişme yaşandı. Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Mansuri köyü için tahliye emri yayımladığını açıkladı. BM yetkilileri, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana ilk kez böyle bir kararın alınmasının, bölgedeki güvenlik ortamının halen son derece hassas olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, New York'ta gerçekleştirilen günlük basın toplantısında Orta Doğu'daki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Haq, BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin Lübnan'a yönelik son raporlarında yer alan bilgileri kamuoyuyla paylaşırken, İsrail Savunma Bakanlığının Lübnan'ın güneyinde bulunan 3. bölgedeki Mansuri köyü için tahliye emri yayımladığını duyurdu.
Yetkililer, söz konusu kararın bölgedeki güvenlik koşullarının halen istikrara kavuşmadığını gösteren önemli gelişmelerden biri olduğuna dikkat çekti.
Ateşkes sonrasında verilen ilk tahliye kararıFarhan Haq, İsrail tarafından yayımlanan bu tahliye emrinin, 19 Haziran'da ilan edilen ateşkesten bu yana Lübnan'da verilen ilk tahliye emri olduğunu ifade etti. Bu gelişmenin, ateşkes sonrasında bölgede oluşmaya başlayan görece sakin ortamın yeniden kırılgan hale geldiğine işaret ettiği değerlendiriliyor.
BM'nin aktardığı bilgilere göre tahliye kararı, son haftalarda evlerine dönmeye başlayan çok sayıda sivil açısından yeni bir belirsizlik oluşturdu. Güvenlik endişeleri nedeniyle uzun süre yaşadıkları yerlerden uzak kalan ailelerin yeniden yer değiştirme ihtimali, insani kaygıları da artırdı.
Mansuri köyünde yaklaşık 1.500 kişi bulunuyorBM yetkilileri, tahliye emrinin kapsadığı Mansuri köyünde yaklaşık 1.500 kişinin yaşadığını bildirdi. Bölge sakinlerinin önemli bir kısmının çatışmalar nedeniyle daha önce evlerini terk ettiği, son dönemde ise ateşkesin sağladığı görece güven ortamıyla birlikte kademeli olarak geri dönüş yapmaya başladığı belirtildi.
Tahliye kararının tam da bu dönüş sürecinde gelmesi, siviller açısından yeni riskleri beraberinde getirdi. Bölgede yaşayan ailelerin yeniden güvenli alanlara yönelmek zorunda kalabileceği ifade edilirken, yaşanan gelişmelerin insani yardım çalışmalarını da doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Kaynak: AA
Dünya, 2026.08.05 21:28