Bursa Uludağ'da denetimlerinde eksiklik tespit edildiği için kapatılan otelde çıkan ve Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı, eski milli kayakçı Yahya Üsta (57), oğlu milli kayakçı Berkin Üsta (25) ve eşi Fikriye Üsta'nın (57) öldüğü yangına ilişkin davanın ilk duruşmasında, tutuklu sanıklar Cevdet Kadir A. (41) ile otel müdürü Tekin D.'nin (40), tahliye edilmesine Üsta ailesinden tepki geldi. Duruşma sonrası konuşan Yahya Üsta'nın kardeşi Feride Gündüz, "Şu anda bizim 3 canımız toprak altında. Çıkan yangında közü getirenler ve otelin sorumluları dışarıda. Bu da canımızı acıtıyor" dedi.
Türkiye'nin ilk kayak merkezi olan Uludağ'da yapılan denetimlerde; 'mimari', 'yangın tesisat' ve 'yangın algılama' sistemlerinde tespit edilen 38 eksiklik nedeniyle kapatılan 1'inci Bölge'deki Kervansaray Otel'de, 27 Mart 2025'te saat 05.00 sıralarında yangın çıktı. Uludağ'daki itfaiye ve AFAD ekipleri, yangına müdahale ederken, Bursa'dan da takviye ekipler sevk edildi. Binayı saran alevler söndürüldü, dumandan etkilenen 9 kişi tahliye edildi. Otelde kalan Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı, eski milli kayakçı Yahya Üsta ile oğlu milli kayakçı Berkin Üsta hayatını kaybetti, eşi Fikriye Üsta yaralandı. Fikriye Üsta da tedavi gördüğü hastanede 6 gün sonra yaşamını yitirdi.
YANGININ ÇIKIŞ ANI KAMERADA
Yangının çıkış anı, otelin güvenlik kamerasına yansırken, yangının şöminede yapılan mangal sonrası karton kutuya koyularak şöminenin yanına bırakılan közün alev alması ve yanında bulunan yapay ağaca sıçraması ile çıktığı belirlendi. Yangına ilişkin Cumhuriyet başsavcı vekili ile 2 savcının görevlendirildiği soruşturmada; aralarında işletme sahibi, işletme müdürü ve kayak odası çalışanın da olduğu 5 şüpheli ve otelin mülk sahibi gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan mahkemeye çıkarılan şüphelilerden oteli işleten firmanın sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D. ile kayak merkezi çalışanları Eren T. (24) ve Mert Kaan Ç. (23) tutuklandı, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
'KOVUŞTURMAYA YER YOK' KARARI
Bilirkişi raporunda, ölen Yahya Üsta'nın sahibi olduğu 'FB Usta Şirketi'nin, yangının çıktığı kafe bölümünün kiracısı olduğu gerekçesiyle asli kusurlu, oteli işleten Jura Otelcilik ise ikinci derece asli kusurlu olarak belirlenirken, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede; Yahya Üsta'nın şirketi FB Usta çalışanları Tekin K., bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Mert Kaan Ç. ve Eren T. ile Kervansaray Yatırım Holding A.Ş yetkilisi Zeynep T., otelin kat görevlileri Mehmet Faruk Ç. ve Ahmet İ. ile otelin bar ve mutfağının işletmesini yapan şirketin yetkilisi Rafet Alpan Y. hakkında 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
15 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Olay tarihinde Jura Otelcilik şirket sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D.'nin denetimlerde belirlenen eksiklikleri gidermedikleri ve tedbir almadıkları için gerçekleşmesini istemedikleri ancak öngördükleri sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmamaları nedeniyle yangın sırasında oteldeki Berkin, Fikriye ve Yahya Kemal Üsta'nın ölümlerine sebebiyet verdikleri tespiti yapılarak, 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
İLK DURUŞMA 7 SAAT SÜRDÜ
Cevdet Kadir A. ve Tekin D.'nin yargılandığı davanın ilk duruşması, Bursa 20'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme salonu küçük olduğu gerekçesiyle basın mensuplarının alınmadığı duruşmaya, tutuklu sanıkların yanı sıra taraf avukatları ile tanıklar katıldı. Yaklaşık 7 saat süren duruşma sonunda heyet, tutuklu sanıklar otel sahibi Cevdet Kadir A. ile otel müdürü Tekin D.'nin 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı' ile tahliyesine karar verip, eksik belgelerin tamamlanması için duruşmayı erteledi.
'MANGAL YAKAN ÇOCUKLARI DA UYARMIŞ'
Üsta ailesi sanıkların tahliye edilmesine tepki gösterirken, duruşma sonrası konuşan Yahya Üsta'nın kardeşi Feride Gündüz, "Mahkemede ifadeler hep çelişkiliydi. Karşı avukatlar hep konuştu. Fakat bizim avukatlarımıza kısa söz hakkı verdiler. Bilirkişi raporunda yanlış şeyler var. Giden bizim 3 canımız oldu. Sanki otel dört dörtlükmüş gibi tüm suçu, benim kardeşime yıkıyorlar. Hiçbirinin ifadesi birbirini tutmuyor. Ateşi yakan işçiler fakat tüm suç, kardeşime yıkılıyor. Geldiğinde mangal yakan çocukları da uyarmış. Olay günü ağabeyim dışarıda mangal yapıldıktan sonra közün mutlaka söndürülmesini istedi. Bunu orada çalışan herkes biliyor. Onun bu uyarısına rağmen közü kafeteryaya getirdiler ve bu facia yaşandı. Şu anda bizim 3 canımız toprak altında. Çıkan yangında közü getirenler ve otelin sorumluları dışarıda. Bu da canımızı acıtıyor. Benim kardeşim oteli kurtarmak için çok çabalamış" dedi.
'BİLİRKİŞİ RAPORUNUN ÇELİŞKİLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ'
Bilirkişi raporunda çelişkiler olduğunu söyleyen Yahya Üsta'nın yeğeni Uğur Gündüz ise "Otel yangınını duyduğumuzda direkt gittik. Yargılama sırasında ilk rapor yayınlandı. Sonrasında iptal edilip, 2'nci bilirkişi raporu hazırlandı. Dayım oradaymış gibi suç onun üzerine yıkılıyor. Baktığımız zaman bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu düşünüyoruz. Bu olayın bir an önce çözülmesi tek isteğimizdir" diye konuştu.
AVUKAT: BİR İHMALLER ZİNCİRİ VAR
Yangında ihmaller olduğu ve duruşmada kendilerine konuşma hakkının tanınmadığını belirten avukat Eray İsmail Çokal ise şunları söyledi: "Davanın duruşması oldu. Bunun sonucunda hiç tutuklu kalmadı. 3 kişilik bir ailenin yok olduğu olayda, şu anda tutuklu sanık yok. Tanık beyanlarında da görüleceği üzere bu yangının ortaya çıkıp büyümesinde bir ihmaller zinciri var. Çok azının sanık sıfatı var. Dosyaya ısrarla sanık olarak sokulmasını istediğimiz kişiler sokulmadı. İddianame düzenlenmesini istedik. Onu da kabul etmediler. Kararlar caydırıcı olursa insanlar, bu tip olaylar yaşanmasın diye gerekli tedbirleri alırlar. Biz yangında ölen ailenin yakınları ile duruşmaya katıldık. Mahkemede bize, 'Dosyayı sulandırmayın' ifadesi kullanıldı. Bize söz hakkı verilmedi. Biz avukatlar olarak mağduruz."
Kaynak: DHA
Bursa Bölge, 2026.03.03 10:49