ABD ile İran arasında aylardır sürdürülen nükleer müzakerelerde gözler bu kez İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stoklarına çevrildi. Taraflar arasında olası bir anlaşmanın en hassas başlıklarından biri olarak görülen uranyum meselesiyle ilgili dikkat çeken açıklama Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi'den geldi. Grossi, anlaşma sağlanması durumunda İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumunun Kazakistan'da muhafaza edilebileceğini söyledi.
İran'ın nükleer faaliyetleri uzun süredir uluslararası kamuoyunun en tartışmalı başlıkları arasında yer alırken, Washington yönetimi özellikle uranyum stoklarının kontrol altına alınmasını müzakerelerin temel şartlarından biri olarak görüyor. Bu nedenle taraflar arasındaki görüşmelerde yalnızca nükleer faaliyetlerin sınırlandırılması değil, mevcut stokların geleceği de kritik önem taşıyor.
İran'ın Uranyum Stokları İçin Yeni Senaryo GündemdeUluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi'nin yaptığı açıklamalar, müzakerelerde yeni bir aşamaya geçilebileceği yorumlarına neden oldu. İngiliz basınına konuşan Grossi, İran'ın elindeki silah seviyesine yakın oranda zenginleştirilmiş uranyumun Kazakistan'da depolanmasının masada olduğunu belirtti.
Grossi, bu önerinin Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından kendisine doğrudan iletildiğini ifade etti. Astana'da gerçekleştirilen görüşmede gündeme gelen teklifin, hem teknik hem de diplomatik açıdan uygulanabilir bir seçenek olarak değerlendirildiği aktarıldı.
UAEA Başkanı, Kazakistan'ın daha önce de benzer uluslararası nükleer güvenlik projelerinde görev üstlendiğini hatırlatarak, ülkenin bu konuda gerekli altyapıya sahip olduğunu vurguladı. Grossi, "Bunun güvenli şekilde depolanabileceği bir yerimiz var" ifadeleriyle Kazakistan'ın sürece hazır olduğu mesajını verdi.
Washington ve Tahran Arasında En Büyük Anlaşmazlık Konularından BiriABD yönetimi, İran'ın mevcut zenginleştirilmiş uranyum stoklarının yalnızca denetlenmesini değil, aynı zamanda ülke dışına çıkarılmasını da talep ediyor. Washington'a göre İran'ın elinde bulunan yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum miktarı, olası bir nükleer silah üretimi açısından ciddi risk oluşturuyor.
Tahran yönetimi ise nükleer programının tamamen barışçıl amaçlar taşıdığını savunmayı sürdürüyor. İran tarafı, enerji üretimi ve bilimsel çalışmalar kapsamında uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin ülkenin egemenlik hakkı olduğunu dile getiriyor. Buna rağmen ABD ve Batılı ülkeler, İran'ın mevcut kapasitesinin nükleer silah üretimine teknik olarak oldukça yakın olduğuna dikkat çekiyor.
Bu nedenle taraflar arasında yürütülen görüşmelerde uranyum stoklarının akıbeti, anlaşmanın kaderini belirleyebilecek en kritik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Kazakistan, son yıllarda uluslararası nükleer güvenlik projelerinde önemli bir merkez haline geldi. Ülkede, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı iş birliğiyle kurulan düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum bankası faaliyet gösteriyor. 2017 yılında açılan tesis, küresel enerji güvenliği ve nükleer yayılmanın önlenmesi amacıyla oluşturulmuştu.
Söz konusu merkez, UAEA üyesi ülkelerin nükleer yakıt ihtiyaçlarının güvence altına alınmasını hedefliyor. Aynı zamanda ülkelerin bağımsız şekilde yüksek düzeyde uranyum zenginleştirme faaliyetlerine yönelmesini önlemeyi amaçlayan stratejik bir yapı olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre İran'ın uranyum stoklarının Kazakistan'da tutulması ihtimali, hem uluslararası denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi hem de taraflar arasında güven ortamının oluşturulması açısından önemli bir adım olabilir.
Kaynak: IHA
Dünya, 2026.05.29 22:38