Prof. Dr. Murat Taş

Bursamızın bitmemiş binaları

22 Mart 2026 Pazar, 18:59

Hemen hepimizin uzun zamandır dikkatini çekmiş, şehrimizin estetiğini çok olumsuz etkileyen önemli bir konudan söz etmek istiyorum. Bursamızda gerek Ankara yolu gerek İzmir yolu, gerek İstanbul yolu, gerek Mudanya yolu ve gerekse kent merkezine yakın birçok ön görünüm niteliği konumunda malesef çok sayıda ya tamamen yarım kalmış inşaat, yada sıva, pencere, cephe boya ve kaplaması bitmemiş, çatısı kapanmamış, tamamlanmayı bekleyen katlara yükselen kolon demiri filizleri görünen birçok bina bulunmaktadır.

Neden gerek mülk sahipleri gerekse bu işin sorumlusu olan şehrimizin yöneticileri bu konuya bu kadar duyarsız kalmakta anlamakta güçlük çekiyorum. Hatta malesef bu çirkin görüntülere bazı kamu binaları, yollar, köprüler de eşlik etmektedir. Bunlara bir de uzun süre bakım ve temizlik yapılmayan bina cephelerini de eklersek durum hiç iç açıcı görünmüyor. Tabi şunu da unutmamak gerekir ki malesef yeni yapılan birçok binanın cephesindeki estetik zevksizlikler de azımsanamayacak kadar fazladır. Birçok yerde terkedilmiş pekçok metruk bina da bulunmaktadır.

Bu durum sadece çirkin bir şehir estetiği görünümünün yanı sıra madde bağımlılığı, hırsız ve evsizlerin yerleşimlerine zemin hazırlar. Şiddetli lodos vb.rüzgârda bu tür binalardan düşen parçalar hayati tehlike ve yangın riski de oluşturur. 'Kırık cam teorisi' burada devreye girer. Binaların bakımsız, kırık dökük, bitmemiş olması çevresindeki yerleşimlerde emlak değerlerinin düşmesine ve yatırımcıların bu bölgelerden uzaklaşmalarına da neden olur. Yine bu tür binalar çevrede yaşayan insanlar için karamsarlık, kendini kötü hissetme hali gibi olumsuz psikolojik etkilere sebep olan görüntü kirliliği yanı sıra çevre ve halk sağlığı bakımından haşere, böcek, kemirgen istilacılarına zemin hazırlar. Şehirde genel anlamda bir köhneme ve çürüme görünümü hakim olur. Bu tür binalar aynı zamanda niteliksiz birer yapı stoğu olarak verimsiz bir milli servettir.

Şehirlerimiz yaşayan bir organizma gibidir. Bu organizmanın yapı taşlarını oluşturan binalar ve fiziksel çevrelerdeki hastalıklar iyileştirilmediği sürece bu olumsuzluklar tüm şehre yayılır.

Daha temiz, düzenli, nitelikli, doğal peyzaj ile bütünleşmiş, sağlıklı yaşanabilir yerleşimlerde yaşamak en temel insan hakkıdır. Bu konuda şehirde yaşayan herkese, yöneticilere önemli sorumluluklar yüklemektedir.

Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın, sevgiyle kalın, güvenle kalın, Allah'a emanet olun.

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa şehir coğrafyası ve mimarisi
15 Mart 2026 Pazar, 23:33

İnşaat şirketleri neden batıyor?
08 Mart 2026 Pazar, 22:21

Yol kalitesi
01 Mart 2026 Pazar, 22:57

Ramazan ayı şehir mimarisi iklimi; Bursamıza hoş geldin Ramazan...
22 Şubat 2026 Pazar, 09:30

Kentsel dönüşüm için ikonik fikirlere ihtiyaç yok...
16 Şubat 2026 Pazartesi, 08:59

Yaşanabilir şehir ve bina yapmayı bilmiyoruz...
09 Şubat 2026 Pazartesi, 09:05

İznik'te Osmanlı izleri: Medeniyetlerarası geçişin kültürel izleri...
01 Şubat 2026 Pazar, 08:11

Bursa için ortak çalışma kültürü
26 Ocak 2026 Pazartesi, 08:54

Bursa'mızın Fethi'nin 700. Yılı'nda şehir ve mimarlık...
19 Ocak 2026 Pazartesi, 08:56

Sosyal konut ve kentsel dönüşüm uygulamalarına bakış...
12 Ocak 2026 Pazartesi, 08:58

Tüm Yazılar