Yargıtay, ödünç verilen paranın WhatsApp mesajlarıyla geri istenebileceğine ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Karara göre, geri ödeme tarihi veya bildirim süresi belirlenmeyen borçlarda alacaklının ilk talebinden itibaren 6 haftanın geçmesi gerekiyor. Taraflarca kabul edilen WhatsApp yazışmaları da bu talebin ispatında kullanılabiliyor.
Banka üzerinden gönderdiği borç parayı WhatsApp mesajıyla geri isteyen alacaklı, 6 hafta bekledikten sonra icra takibi başlattı. Borçlunun itirazı üzerine yargıya taşınan uyuşmazlıkta yerel mahkeme ile Bölge Adliye Mahkemesi farklı değerlendirmelerde bulundu. Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise WhatsApp yazışmalarının hukuki açıdan dikkate alınması gerektiğine hükmetti.
BORÇ PARAYI BANKA ÜZERİNDEN GÖNDERDİ
Olayda davacı, arkadaşına farklı tarihlerde ve banka aracılığıyla para gönderdi. Bir süre sonra gönderdiği paraları geri almak isteyen alacaklı, WhatsApp üzerinden arkadaşına mesaj atarak parasını talep etti.
İlk talebin ardından 6 hafta geçmesini bekleyen davacı, 28 Eylül 2022 tarihinde icra müdürlüğüne başvurarak yasal takip başlattı. Ancak davalı, icra takibine itiraz ederek borçlu olduğunu kabul etmedi.
Davalı taraf, kendisinin davacıya elden yaklaşık 900 bin lira borç verdiğini, banka üzerinden gönderilen paraların da bu borcun geri ödemesi olduğunu ileri sürdü. Ayrıca icra takibinden önce kendisine gerekli sürenin tanınmadığını ve borcun henüz muaccel hale gelmediğini savundu.
YEREL MAHKEME WHATSAPP MESAJLARINI DİKKATE ALDI
Uyuşmazlığı inceleyen Asliye Hukuk Mahkemesi, taraflar arasındaki mesajlaşmaları ve banka dekontlarını birlikte değerlendirdi. Mahkeme, gönderilen paraların davalının zor durumda olması nedeniyle ödünç verildiği ve daha sonra WhatsApp mesajlarıyla geri istendiği kanaatine vardı.
Davayı kısmen kabul eden mahkeme, icra takibinin devamına ve davalı aleyhine yüzde 20 icra inkâr tazminatına hükmetti.
Kararın istinafa taşınması üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi ise farklı bir değerlendirme yaptı. BAM, icra takibinden önce usulüne uygun bir ihtar veya bildirim yapılmadığını belirtti. Borcun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 6 hafta geçtikten sonra muaccel olacağını değerlendiren mahkeme, hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
YARGITAY WHATSAPP YAZIŞMALARINI ESAS ALDI
Davacı avukatının kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.
Yüksek Mahkeme, WhatsApp yazışmaları ile üzerinde "elden borç" açıklaması bulunan EFT dekontlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu belgelerin, paranın davalıya ödünç olarak gönderildiğini ve daha sonra geri istendiğini ortaya koyduğu belirtildi.
Yargıtay kararında, ödünç verilen paranın geri ödenmesi için belirli bir tarih veya bildirim süresi kararlaştırılmamışsa borçlunun ilk talebin ardından 6 hafta geçmeden ödeme yapmakla yükümlü olmadığı hatırlatıldı.
Dosyadaki WhatsApp yazışmalarına göre davacının ödünç verdiği paraları ilk kez 8 Ekim 2021 tarihinde istediği, icra takibinin ise 28 Eylül 2022 tarihinde başlatıldığı tespit edildi. Böylece kanunda öngörülen 6 haftalık sürenin fazlasıyla dolduğu belirtildi.
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda davayı reddettiğine hükmederek kararı davacı yararına bozdu.
WHATSAPP MESAJI BORÇ TALEBİNİ İSPATLAYABİLİR
Kararla birlikte, ödünç verilen paranın geri istenmesinde WhatsApp yazışmalarının da delil olarak değerlendirilebileceği ortaya konuldu. Ancak burada önemli nokta, mesajların taraflarca kabul edilmesi ve banka dekontları gibi diğer belgelerle birlikte değerlendirilmesi oldu.
Emsal karara göre, ödünç verilen paranın geri ödenmesi için belirli bir tarih veya bildirim süresi kararlaştırılmamışsa alacaklının öncelikle borcun iadesini talep etmesi gerekiyor. İlk talebin ardından 6 hafta geçmeden icra takibi başlatılamıyor.
Bu talep yazılı bir ihtar yoluyla yapılabileceği gibi, somut olayda olduğu üzere taraflar arasında kabul edilen WhatsApp yazışmalarıyla da ortaya konulabiliyor. Böylece borç ilişkilerinde dijital yazışmaların, olayın koşullarına ve diğer delillere bağlı olarak hukuki uyuşmazlıklarda önem taşıyabileceği bir kez daha gündeme geldi.
Kaynak: IHA
Bursa Bölge, 2026.11.07 10:10