Avrupa genelinde Batı Nil virüsü nedeniyle yaşanan sağlık sorunları endişe verici boyutlara ulaştı. Yaklaşık 20 ülkede ve 234 farklı bölgede tespit edilen virüsün yol açtığı vaka sayısı 2 bini geride bırakırken, hayatını kaybedenlerin sayısının da 130'un üzerine çıktığı bildirildi. İtalya ve Yunanistan vaka sayılarında ilk sıralarda yer alırken, Balkan ülkelerinde de hastalığın yayılım gösterdiği kaydedildi.
Avrupa'da sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil virüsü, 2026 yılında geniş bir coğrafyada görülmeye devam ediyor. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) tarafından paylaşılan 6 Kasım 2026 tarihli veriler, hastalığın kıta genelindeki yayılımının boyutunu ortaya koydu. Yaklaşık 20 ülkede görülen vakalar, toplam 234 bölgeye yayıldı. Virüs nedeniyle kayıtlara geçen enfeksiyon sayısı 2 bini aşarken, can kayıplarının 130'dan fazla olduğu belirtildi.
İtalya, Avrupa'da en fazla vakanın görüldüğü ülke oldu. Yunanistan ise ikinci sırada yer alarak dikkat çekti. Özellikle Balkan coğrafyasında tespit edilen vakalar, hastalığın yalnızca belirli ülkelerle sınırlı kalmadığını gösterdi.
BATI NİL VİRÜSÜNDE İLK SIRADA İTALYA VARECDC'nin açıkladığı güncel istatistiklere göre Avrupa'da Batı Nil virüsünün en fazla görüldüğü ülke İtalya oldu. Ülkede toplam 780 vaka kayıtlara geçti. İtalya'nın ardından 463 vakayla Yunanistan ikinci sırada bulunurken, Fransa 180 vakayla üçüncü sırada yer aldı.
Vaka sayılarının yüksek olduğu diğer ülkeler arasında İspanya ve Romanya da bulunuyor. İspanya'da 149, Romanya'da ise 125 Batı Nil virüsü vakası tespit edildi. Bu ülkeleri 77 vakayla Hollanda takip etti.
Kuzey Makedonya'da 71, Sırbistan'da 59 vaka bildirilirken, Avrupa'nın farklı bölgelerinde de enfeksiyonların görüldüğü aktarıldı. Açıklanan rakamlar, Batı Nil virüsünün Avrupa genelinde farklı iklim ve coğrafi özelliklere sahip ülkelerde tespit edildiğini ortaya koydu.
Batı Nil virüsünün görüldüğü ülkeler arasında Balkan coğrafyasındaki devletler de önemli bir yer tutuyor. Komşu Yunanistan'da 463 vaka kaydedilmesi, bölgedeki gelişmeleri yakından takip edilen başlıklardan biri haline getirdi. Kuzey Makedonya ve Sırbistan'da açıklanan rakamlar da Balkanlar genelindeki vaka dağılımını ortaya koydu.
Hırvatistan'da 22, Kosova'da 8, Arnavutluk'ta ise 7 vaka tespit edildi. Bulgaristan'da 8 kişinin virüse yakalandığı bildirilirken, bölgedeki diğer ülkelerde de farklı sayılarda enfeksiyonlar kayıtlara geçti.
Avrupa'nın orta ve batı kesimlerinde de Batı Nil virüsü vakaları görülüyor. Belçika'da 15, Avusturya'da 8, Almanya'da 7 vaka bildirildi. Macaristan'da 5, Slovenya'da 3 kişinin enfekte olduğu belirtilirken, Slovakya ve Moldova'da birer vaka tespit edildi.
Ülkeler arasındaki vaka dağılımı, hastalığın Avrupa'nın farklı noktalarında görüldüğünü gösterirken, özellikle sivrisineklerin yayılım gösterdiği bölgelerde virüsün bulaşma riski önem taşıyor.
BATI NİL VİRÜSÜ NASIL BULAŞIYOR?Batı Nil virüsü, temel olarak enfekte sivrisineklerin insanları sokmasıyla bulaşan viral bir hastalık olarak biliniyor. Virüsün doğal döngüsünde kuşlar önemli bir rol üstleniyor. Virüsü taşıyan kuşlardan kan emen sivrisinekler enfekte olabiliyor ve daha sonra başka canlıları sokarak hastalığın yayılmasına aracılık edebiliyor.
İnsanlar ise enfekte sivrisineklerin ısırması sonucunda virüse maruz kalıyor. Hastalığın insandan insana günlük temas, tokalaşma veya aynı ortamda bulunma yoluyla yayılması beklenmiyor. Bu nedenle sivrisineklerle temasın azaltılması, bulaşma riskini düşürmeye yönelik temel önlemler arasında bulunuyor.
Virüsün bulaşması her zaman hastalık belirtilerinin ortaya çıkacağı anlamına gelmiyor. Enfekte olan kişilerin büyük bölümünde herhangi bir belirti gelişmiyor. Bazı kişilerde ise enfeksiyon, farklı şiddetlerde belirtilerle kendisini gösterebiliyor.
Batı Nil virüsü enfeksiyonu geçiren kişilerde en sık karşılaşılan belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve genel halsizlik bulunuyor. Bazı hastalarda vücutta cilt döküntüleri de ortaya çıkabiliyor. Belirtiler genellikle hafif seyrediyor ve birçok kişi enfeksiyonu fark etmeden atlatabiliyor.
Bununla birlikte hastalık, özellikle bazı kişilerde daha ağır sonuçlara neden olabiliyor. Nadir görülen ciddi enfeksiyonlarda virüs, merkezi sinir sistemini etkileyerek beyin ve beyin zarlarında iltihaplanmaya yol açabiliyor.
Menenjit ve ensefalit, Batı Nil virüsünün neden olabileceği ciddi nörolojik rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Bu tür durumlarda yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, bilinç bulanıklığı, ense sertliği ve nörolojik belirtiler görülebiliyor. Sinir sistemini etkileyen enfeksiyonlar, hastanede tedavi gerektirebilen ciddi sağlık sorunları arasında bulunuyor.
SİVRİSİNEK ISIRIKLARINA KARŞI ÖNLEMLER ÖNEM TAŞIYORBatı Nil virüsüne karşı korunmada sivrisinek ısırıklarının önlenmesi temel yaklaşım olarak öne çıkıyor. Özellikle sivrisineklerin yoğun olduğu alanlarda açıkta kalan cilt bölgelerinin korunması ve uygun kovucu ürünlerin kullanılması bulaşma riskini azaltabiliyor.
Ev ve çevresinde sivrisineklerin üremesine elverişli su birikintilerinin ortadan kaldırılması da önem taşıyor. Saksı altlıkları, açıkta bırakılan kaplar ve uzun süre bekleyen durgun sular, sivrisineklerin üreme alanlarına dönüşebiliyor.
Avrupa'da yaklaşık 20 ülkeye yayılan Batı Nil virüsü vakaları, 6 Kasım 2026 itibarıyla 2 bini aşan enfeksiyon ve 130'un üzerindeki can kaybıyla kayıtlara geçti. İtalya ve Yunanistan'ın ilk sıralarda bulunduğu vaka dağılımında, Balkan ülkeleri de öne çıkan bölgeler arasında yer aldı.
Kaynak: AA
Sağlık, 2026.11.06 19:14