Sosyal medya devi Meta'nın aldığı yeni bir patent, teknoloji dünyasında tartışma yarattı. Meta bünyesinde geliştirildiği belirtilen sistem, kullanıcıların hayatını kaybetmesinin ardından bile sosyal medya hesaplarında paylaşımların devam etmesini sağlayabilecek bir yapay zeka teknolojisini kapsıyor. Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi milyarlarca kullanıcıya sahip platformların çatı şirketi olan Meta'nın bu hamlesi, dijital miras ve etik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Dünyanın en yaygın sosyal medya platformları arasında yer alan Facebook, Instagram ve WhatsApp, milyarlarca aktif kullanıcıya ev sahipliği yapıyor. Bu platformlarda hesabı bulunan bir kişi hayatını kaybettiğinde, hesaplar otomatik olarak silinmiyor. Aile üyeleri ya da yakınları, gerekli belgeleri sunarak bu hesaplara erişim talebinde bulunabiliyor ya da anı hesabına dönüştürülmesini sağlayabiliyordu.
Şimdiye kadar uygulanan sistem bu şekilde ilerliyordu. Ancak Meta'nın aldığı yeni bir patent, dijital miras konusunu bambaşka bir boyuta taşıdı. Söz konusu patent, vefat eden kullanıcıların dijital verilerinden yararlanarak yapay zekâ aracılığıyla içerik üretilebilmesini öngörüyor. Bu gelişme, etik ve mahremiyet tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Dexerto'da yer alan habere göre teknoloji devi Meta, etik tartışmaların fitilini ateşleyen sarsıcı bir yapay zeka patentini hanesine yazdı. Geçtiğimiz Aralık ayında onaylanan bu yeni teknoloji, kullanıcılar hayatını kaybettikten sonra bile onlar adına sosyal medyada paylaşım yapmaya, fotoğraflar yüklemeye ve hatta simüle edilmiş video görüşmeleri gerçekleştirmeye imkan tanıyor.
DİJİTAL İKİZİNİZ SİZİN YERİNİZE YAŞAMAYA DEVAM EDECEK
Patent dosyasında yer alan bilgilere göre Meta'nın geliştirdiği gelişmiş büyük dil modeli, kullanıcıların geçmişteki dijital izlerini detaylı biçimde analiz edebiliyor. Beğeniler, yorumlar, paylaşımlar, mesajlaşma dili ve etkileşim alışkanlıkları gibi verilerden yola çıkılarak kişiye özgü bir "dijital ikiz" oluşturulması hedefleniyor.
Bu yapay zeka sistemi, kullanıcı öldüğünde ya da uzun süre sosyal medyadan uzak kaldığında devreye girerek; onun adına yeni içerikler üretebilecek, gelen mesajlara cevap verebilirken, aynı zamanda takipçilerle etkileşime girebilecek.
Üstelik teknoloji sadece metinlerle sınırlı değil; fenomenlerin ve içerik üreticilerinin tarzını taklit ederek, onlar yokken bile yeni video ve sesli içerikler üretebilen bir yapıya sahip.
META'DAN AÇIKLAMA GELDİ
Gündeme oturan patentle ilgili Meta cephesinden de resmi bir değerlendirme yapıldı. Şirket sözcüsü, söz konusu patent başvurusunun doğru olduğunu doğrularken, bu teknolojinin kısa vadede ticari bir ürün olarak kullanıma sunulacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Yapılan açıklamada, patentin doğrudan hayata geçirilecek bir sistem anlamına gelmediği, daha çok gelecekte ortaya çıkabilecek teknolojik fikirlerin hukuki haklarını koruma amacı taşıdığı vurgulandı.
Ancak uzmanlar, sosyal medya platformlarının etkileşimi canlı tutmak için bu tarz bir "ekonomik teşviğe" sahip olduğunu ve teknolojinin her an sahaya sürülebileceğini vurguluyor.
UZMANLARDAN SOSYAL MEDYA ŞİRKETLERİNE UYARI
Öte yandan Birmingham Üniversitesi'nden Prof. Edina Harbinja, bu teknolojinin dijital haklar ve gizlilik yasalarıyla doğrudan çatışacağını belirtirken, Virginia Üniversitesi'nden sosyoloji profesörü Joseph Davis çok daha duygusal bir noktaya parmak bastı. Yas tutan ailelerin ve arkadaşların bu robotik klonlardan zarar görebileceğini belirten Davis, "Meta ölüleri dijital dünyada canlandırmaya çalışmak yerine, onların huzur içinde uyumasına izin vermeli," diyerek tepkisini dile getirdi.
Yapay zeka çağında "dijital mirasın" nasıl yönetileceği ve bir insanın ölümden sonraki dijital kimliğinin kime ait olduğu sorusu, bu patentle birlikte artık felsefi bir tartışma olmaktan çıkıp hukuki bir zorunluluk haline geldi.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Teknoloji, 2026.02.18 15:45