Fare ve sıçanlardan bulaşan ölümcül hantavirüs yeniden gündemde. Akciğer ve böbreklerde ağır hasara yol açabilen virüs nedeniyle bir tur gemisinde 3 kişi hayatını kaybetti. Uzmanlar, özellikle kapalı alan temizliğinde dikkatli olunması konusunda uyardı.
Fare ve sıçanlardan insanlara bulaşan hantavirüs yeniden gündeme gelirken, uzmanlar özellikle kapalı alan temizliği sırasında dikkatli olunması gerektiği konusunda uyardı. Dünyada geçmişte ölümcül salgınlara neden olan virüsün, akciğer ve böbreklerde ağır hasara yol açabildiği belirtiliyor.
Kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğüyle yayılan hantavirüs, çoğunlukla bu atıklarla kirlenmiş tozların solunması sonucu bulaşıyor. Özellikle depo, bodrum, tavan arası, ahır ve uzun süre kullanılmayan alanlarda riskin arttığı ifade ediliyor.
DÜNYADA ÖLÜMCÜL SALGINLARA NEDEN OLDU
Hantavirüs dünya çapında ilk büyük alarmını 1993 yılında ABD'de verdi. New Mexico, Arizona, Colorado ve Utah eyaletlerinin kesişim noktasında ortaya çıkan gizemli ölümler sonrası yapılan incelemelerde hantavirüs tespit edildi. Çok sayıda kişinin ağır solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldığı salgında ölüm oranının yüksek olması dikkat çekti.
Güney Amerika'da özellikle Arjantin ve Şili'de görülen "Andes" tipi hantavirüs ise nadir de olsa insandan insana bulaşabilmesiyle tıp dünyasında endişe yarattı. 2018-2019 yıllarında Arjantin'de yaşanan salgında onlarca kişi enfekte olurken birçok ölüm vakası kaydedildi.
Çin, Güney Kore, Rusya ve bazı Avrupa ülkelerinde ise daha çok böbrek tutulumuyla seyreden hantavirüs vakalarının görüldüğü belirtiliyor. Uzmanlara göre Çin'de her yıl binlerce vaka bildiriliyor.
GRİP İLE KARIŞTIRILIYOR
Hastalığın ilk aşamasında yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ağrıları ve halsizlik görülüyor. Özellikle sırt, kalça ve bacak bölgesindeki yoğun ağrıların dikkat çekici olduğu ifade ediliyor.
İlerleyen süreçte ise tablo ağırlaşabiliyor:
Şiddetli öksürük,
Nefes darlığı,
Akciğerlerde sıvı birikmesi,
Böbrek yetmezliği,
İdrar miktarında azalma,
Kanama bozuklukları
gibi hayati risk taşıyan belirtiler ortaya çıkabiliyor.
Uzmanlar, belirtilerin grip veya ağır soğuk algınlığıyla karıştırılabildiğini ancak nefes darlığı ve böbrek şikayetlerinin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor.
1997 YILINDA TÜRKİYE'DE DE GÖRÜLDÜ
Türkiye, hantavirüsle 1997 yılında tanıştı.
1997 yılında İzmir bölgesinde böbrek yetmezliği şikayeti ile hastaneye başvuran bazı vakaların hantavirüse yakalandığı tespit edilmişti.
2009 yılında ise sekiz kişide bu virüse rastlanmıştı. O dönem de endişe yaratan hantavirüs, bir kişinin ölümüne neden olmuştu.
COVID-19 İLE KARIŞTIRILDI
2020 yılında Çin'de bir kişinin hantavirüs nedeniyle hayatını kaybetmesi sonrası sosyal medyada büyük panik yaşanmış, virüs bir dönem COVID-19 ile karıştırılmıştı. Ancak uzmanlar hantavirüsün koronavirüs gibi insandan insana kolay yayılan bir salgın olmadığını açıklamıştı.
İLACI YOK
Hantavirüsü doğrudan yok eden özel bir ilaç bulunmuyor. Hastalara genellikle hastanede destekleyici tedavi uygulanıyor. İleri vakalarda oksijen desteği, yoğun bakım ve diyaliz gerekebiliyor.
UZMANLARDAN KRİTİK UYARI
Uzmanlar korunmak için şu önlemleri öneriyor:
Fare ve sıçan giriş noktalarını kapatın.
Kemirgen atıklarını kuru süpürmeyin.
Temizlik sırasında mutlaka maske ve eldiven kullanın.
Alanları önce dezenfektanla ıslatın.
Gıdaları kapalı kaplarda muhafaza edin.
Uzun süre kullanılmayan alanları havalandırmadan temizlemeyin.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Sağlık, 2026.05.07 15:47