Kırıkkale'de 2014 yılında kaybolan Hüseyin Okumuşoğlu'nun parçalanmış cesedinin 12 yıl sonra bir evdeki derin dondurucudan çıkması, soruşturmanın kapsamını genişletti. Cinayeti aydınlatmak için yürütülen çalışmalarda yaklaşık 7 milyon veri incelenirken, kayıp olayından önce yaşanan ev yangınından kiralık araca, yıllarca ödenen elektrik faturalarından gizemli mektuplara kadar çok sayıda ayrıntı mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alındı.
Olay, 16 Mayıs 2025'te Kırıkkale'nin Çalılıöz Mahallesi'ndeki İnan Öz Apartmanı'nda ortaya çıktı. Antalya'da yaşayan ev sahibi C.Ç., kiraların ödenmemesi üzerine dairesini kontrol etmek için Kırıkkale'ye geldi. Kiracısına ulaşamayan ev sahibi, çilingir yardımıyla eve girdiğinde korkunç manzarayla karşılaştı.
Dairede bulunan derin dondurucu ve buzdolabında yedi parçaya ayrılmış insan cesedi bulundu. Polis ekiplerinin yaptığı incelemeler sonucunda cesedin, ailesinin 3 Eylül 2014'te kayıp başvurusunda bulunduğu Hüseyin Okumuşoğlu'na ait olduğu belirlendi.
Kaybolmadan önce evinde yangın çıkmış
Soruşturma dosyasına giren bilgiler, Okumuşoğlu'nun kaybolmasından yaklaşık 40 gün önce yaşanan yangını da yeniden gündeme getirdi. Ankara'nın Keçiören ilçesindeki evinde çıkan yangında ayağından yaralanan Okumuşoğlu'nun çevresine, yardım toplama bahanesiyle eve gelen çarşaflı kişi veya kişiler tarafından bayıltıldığını ve yaklaşık 120 bin lirasının alındığını anlattığı belirtildi.
Okumuşoğlu'nun resmi ifadesinde ise yangının sigara içerken uyuyakalması nedeniyle çıktığını söylediği kaydedildi. HTS kayıtlarının incelenmesi sırasında Meliha Veske'nin, yangından yaklaşık 10 dakika önce Okumuşoğlu'nun evinin bulunduğu bölgedeki baz istasyonundan sinyal verdiği tespit edildi.
İzin aldı, otomobil kiraladı ve ortadan kayboldu
Okumuşoğlu'nun 1 Eylül 2014'te Ankara'daki kamu görevine yeniden başladığı, aynı gün 16 günlük izin aldığı ve Kavaklıdere'de bulunan bir firmadan beyaz renkli Nissan marka otomobil kiraladığı belirlendi.
Aynı gece Kırıkkale'de yaşayan eşiyle telefonda görüşen Okumuşoğlu'nun kiralık araçla Yahşihan ilçesinden Ankara yönüne ilerlediği tespit edildi. Ardından telefonunun kapanmasıyla kendisinden bir daha haber alınamadı.
Kiraladığı otomobili teslim etmeyen Okumuşoğlu'nun aracı yaklaşık 5,5 ay sonra Keçiören'de bulundu ve otoparka çekildi.
Cesedin bulunduğu ev kaybolduğu gün kiralanmış
Soruşturmadaki en dikkat çekici bağlantılardan biri ise Okumuşoğlu'nun kaybolduğu dönemle cesedin bulunduğu evin kiralanma tarihi arasındaki yakınlık oldu.
Dosyaya göre söz konusu daire, 2 Eylül 2014 tarihinde Meliha Veske tarafından eşyalı olarak kiralandı. Veske ile Okumuşoğlu ailesi arasında uzun yıllara dayanan bir yakınlık bulunduğu, Okumuşoğlu'nun kaybolmadan önce Veske'den para ve altınlarını geri almaya çalıştığı yönündeki iddialar da soruşturma dosyasına girdi.
Masasından çıkan not soruşturmanın seyrini değiştirdi
Okumuşoğlu'nun kaybolmasının ardından işyerindeki eşyaları ailesine teslim edildi. Bu eşyalar arasında 1 Eylül 2014 tarihli el yazısıyla hazırlanmış bir not bulundu.
Notta, 24 saat içerisinde hayatının değişeceği, Meliha Veske'nin geçmişte aldığı birikimi geri vereceği ve makam sahibi bir kişi olacağı yönünde ifadelerin yer aldığı belirtildi. Soruşturma makamları, notun olay öncesinde Okumuşoğlu'nun yönlendirilmiş veya bir planın parçası haline getirilmiş olabileceğine ilişkin önemli bir veri olabileceğini değerlendirdi.
İki mektup kriminal incelemeye gönderildi
Ailenin 2015 yılında katıldığı bir televizyon programı sırasında polise teslim edilen iki mektup da dosyaya dahil edildi. "Aylin" ve "Sebahattin Abi-Meliha Abla" başlıklarını taşıyan mektuplar kriminal incelemeden geçirildi.
İncelemede "Aylin" başlıklı mektubun, Okumuşoğlu'nun masasından çıkan notla el yazısı bakımından benzerlik taşıdığı belirtildi. Dosyada aile ve yakın çevrede "Aylin" isimli bir kişinin tespit edilemediği, mektubun baskı veya yönlendirme sonucunda yazdırılmış olabileceği ihtimalinin araştırıldığı aktarıldı.
Derin dondurucu 6 Eylül 2014'te eve götürülmüş
Cesedin bulunduğu derin dondurucunun geçmişi de soruşturuldu. Firma kayıtlarında cihazın "Betül Kaşıkçı" adına satın alındığı, teslimat adresi olarak ise daha sonra cesedin bulunacağı dairenin gösterildiği belirlendi.
Belgelerden derin dondurucunun 6 Eylül 2014 tarihinde eve teslim edildiği tespit edildi. Montaj için adrese giden E.Y. ise ifadesinde Meliha Veske'yi evde yalnız gördüğünü, odaların kapılarının kapalı olduğunu ve Veske'nin terli halde bulunduğunu anlattı. Çalışan, Veske'nin montaj ekibinin işlemi hızlı şekilde tamamlaması konusunda aceleci davrandığını da belirtti.
11 yıl boyunca ödenen elektrik faturaları araştırıldı
Cesedin yıllarca derin dondurucuda tutulduğu ihtimali üzerine evin elektrik tüketimi ve faturaları da soruşturmanın önemli başlıklarından biri oldu.
Yapılan incelemede elektrik aboneliğinin eski ev sahibinin adına kayıtlı olduğu, 2014 yılından itibaren faturaların büyük bölümünün İ.D. tarafından internet üzerinden ödendiği ortaya çıktı. İ.D., ifadesinde Veske'nin kendisine evde öğrencilerin kaldığını söylediğini, faturaların karşılığının ise Veske'nin yeğeni Yaşar Gökduman aracılığıyla kendisine ulaştırıldığını anlattı.
Faturalardan birine ait görüntünün farklı bir telefon numarasından gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine bu bağlantı da ayrıca incelendi.
Ankesörlü telefon görüşmeleri de dosyada
HTS kayıtları, Okumuşoğlu ile Meliha Veske arasındaki iletişimin de ayrıntılı biçimde incelenmesini sağladı. Yangından önce iki isim arasında sık telefon görüşmeleri yapıldığı, yangının ardından ise doğrudan iletişimin belirgin şekilde azaldığı tespit edildi.
Dosyaya göre Veske'nin bazı sabit hatlarla yaptığı görüşmelerin ankesörlü telefonlardan gerçekleştirildiği ve bu telefonları kullanan kişinin Okumuşoğlu olduğunun belirlendiği kaydedildi. Okumuşoğlu'nun Veske ile görüşmeden önce telefonuna belirli aralıklarla "arayan kim" şeklinde mesajlar geldiği, sonrasında ankesörlü telefondan arama yaptığı da soruşturma dosyasına yansıdı.
Bu yöntemin kişiler arasında gizli veya şifreli bir iletişim amacı taşıyıp taşımadığı da araştırıldı.
Milyonlarca kayıt tarandı
Dosyanın yeniden kapsamlı şekilde ele alınmasının ardından soruşturmanın teknik boyutu da genişletildi. BTK'dan yaklaşık 7 milyon veriden oluşan iletişim ve baz istasyonu kaydı temin edildi.
Cell-ID yöntemi kullanılarak cesedin bulunduğu evin çevresindeki baz istasyonlarının kapsama alanları daraltıldı. Yapılan analizlerde farklı kişilerin belirli tarihlerde evin çevresindeki baz istasyonlarından sinyal verdiği belirlendi ve bu kişiler soruşturma kapsamında değerlendirildi.
Cesedin parçalanmasında kasap bağlantısı araştırıldı
Cesedin parçalanma biçimi de ekiplerin üzerinde durduğu başlıklardan biri oldu. Bu nedenle olayda mesleki tecrübesi bulunan bir kasabın rolünün olup olmadığı araştırıldı.
Soruşturma kapsamında Meliha Veske'nin T.E. isimli bir kasapla bağlantısı olduğu ve bu kişinin telefonunun derin dondurucunun eve getirildiği dönemde bölgeden baz sinyali verdiği tespit edildi.
"Yapanlar öldü, gitti" ifadesi incelendi
Telefon kayıtlarının incelenmesi sırasında Meliha Veske'nin kızı S.V.'ye ait olduğu belirtilen bir görüşme de soruşturmacıların dikkatini çekti.
Görüşmede S.V.'nin "Yapanlar öldü, gitti, suç ona kalacak" ifadelerini kullandığı tespit edildi. Ancak konuşmada bu sözlerle kimlerin kastedildiğinin açıkça belirtilmediği ve ifadenin soruşturma kapsamında ayrıca değerlendirildiği kaydedildi.
98 kişinin ifadesi alındı
Cinayetin aydınlatılması amacıyla yürütülen soruşturmada şimdiye kadar 98 kişinin ifadesine başvuruldu. Şüpheli, müşteki ve bilgi sahibi sıfatıyla dinlenen kişilerin yanı sıra 43 kişinin HTS kayıtları incelendi.
Soruşturma makamları ayrıca 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirdi. Elde edilen bulgular doğrultusunda, dairenin kiralanması, cesedin eve getirilmesi ve uzun süre saklanması, elektrik ile kira ödemelerinin devam ettirilmesi ve delillerin gizlenmesi aşamalarında birden fazla kişinin bilgi sahibi veya olaya iştirak etmiş olabileceği değerlendirildi.
17 şüpheli gözaltına alındı
Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerinin teknik ve fiziki takibi sonucunda soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi.
Hayatını kaybettiği belirlenen şüpheliler dışında 17 kişi hakkında işlem yapılmasına karar verildi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.
Kırıkkale'de 12 yıl boyunca çözülemeyen kayıp vakasının ardından başlayan soruşturmada, cinayetin nasıl işlendiği ve cesedin yıllarca hangi koşullarda saklandığına ilişkin incelemelerin sürdüğü bildirildi.
Kaynak: IHA
Güncel, 2026.08.14 12:31