Zonguldak'ta iki madencinin yaşamını yitirdiği, bir işçinin ise yaralandığı maden göçüğüyle ilgili davada dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanığın yaptığı açıklamalar, dosyanın seyrini değiştirebilecek nitelikte değerlendirilirken, mahkeme heyeti sanığın tahliyesine karar verdi.
Kilimli ilçesinde 16 Şubat tarihinde meydana gelen ve iki işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan göçüğe ilişkin açılan davada tutuklu sanık H.D. ile tutuksuz sanıklar T.A. ve E.S. hakim karşısına çıktı. Duruşmayı yaşamını yitiren işçilerin yakınları ve taraf avukatları da yakından takip etti.
Duruşmada Ocak Sahipliği Tartışması Gündeme GeldiMahkeme salonunda en dikkat çekici anlardan biri, tutuklu sanık H.D.'nin savunmasının son bölümünde yaptığı açıklamalar oldu. Şirketi devraldığını ancak bunun karşılığında herhangi bir ödeme yapmadığını ifade eden H.D., resmi kayıtlarda yetkili görünmesine rağmen işletmenin fiili yönetiminde bulunmadığını öne sürdü.
Sanık, maden sahasının gerçek anlamda başka bir kişi tarafından yönetildiğini iddia ederek, faaliyetlerin kendisi tarafından yürütülmediğini, işçilere talimat vermediğini ve yalnızca maaş karşılığında çalıştığını söyledi. H.D., maden ocağıyla ilgili tüm operasyonel süreçlerin başka kişiler tarafından yönetildiğini savunarak, resmi sorumluluğun kendi üzerinde görünmesinin nedenini bilmediğini dile getirdi.
Bu açıklamalar, duruşma salonunda büyük yankı uyandırırken, müşteki taraf da benzer iddiaları gündeme taşıdı.
Göçükte yaşamını yitiren madencilerden Ziya Kiret'in ailesi, işletmenin resmi kayıtlarda görünen kişi tarafından değil, farklı bir isim tarafından yönetildiğini öne sürdü. Mahkemede söz alan aile üyeleri, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve gerçek sorumluların ortaya çıkarılmasını talep etti.
Ziya Kiret'in oğlu Onur Kiret, elinde işletmenin fiili yönetimine ilişkin iddiaları desteklediğini belirttiği yazışmalar ve tanık beyanları bulunduğunu söyledi. Bunun üzerine mahkeme heyeti, cep telefonundaki görüşmelerin incelenmesine ve ilgili kayıtların dosyaya eklenmesine karar verdi.
Eşini kazada kaybeden Şafak Nur Kiret de yaptığı açıklamada, eşinin işletmedeki çalışma düzenini yakından bildiğini belirterek sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi. Ailenin ifadeleri, davada yeni araştırma başlıklarının oluşmasına neden oldu.
Sanık H.D., savunmasında kazanın yaşandığı gün işçilerin mesai saatinden önce çalışma alanına girdiklerini ileri sürdü. Şirket yönetimini devraldığını belirten sanık, işletmede çalışma öncesinde belirli prosedürlerin uygulandığını ve işçilerin yetkili mühendise bilgi vermeden ocağa girdiklerini iddia etti.
Tutuksuz sanıklardan T.A. ise olay tarihinden önce görevinden ayrıldığını belirterek kazanın meydana geldiği süreçte işletmeyle herhangi bir bağının bulunmadığını savundu. Göçüğün yaşandığı bölümde tahkimat çalışmaları yürütüldüğünü aktaran sanık, çökmenin destek sistemlerinde meydana gelen kırılmanın ardından gerçekleştiğini ifade etti.
Kazadan kısa süre önce daimi nezaretçi olarak görevlendirildiğini belirten E.S. de işçilerin çalışma saatleri dışında ve kendisine haber vermeden ocağa girdiklerini öne sürdü. E.S., çalışanlara bu konuda eğitim verildiğini ve benzer bir durumla daha önce karşılaşmadıklarını söyledi.
Kaynak: IHA
Güncel, 2026.06.02 19:19