Nev Esentepe Hastanesi Dahiliye Bölümü'nden Uzman Doktor Mehmet Ali Ecer, Ramazan ayında oruç tutmanın hem dini bir ibadetin yerine getirilmesi hem de insan sağlığı açısından bazı olumlu etkiler barındırdığını söyledi.
SEMA ÜSTÜNTAŞ ÇAKAR / BURSADA BUGÜN
Nev Esentepe Hastanesi Dahiliye Bölümü'nden Uzman Doktor Mehmet Ali Ecer, Ramazan ayında tutulan orucun hem dini bir vecibenin yerine getirilmesi hem de doğru uygulandığında sağlık açısından bazı olumlu etkiler sağlaması bakımından önemli bir dönem olduğunu söyledi.
Ramazan ayının özellikle kilo problemi yaşayan kişiler için kontrollü uygulandığında fayda sağlayabileceğini belirten Uzman Dr. Ecer, uzun süreli açlığın "uzamış açlık diyeti" olarak da değerlendirilebileceğini ifade etti. Bu süreçte mide ve sindirim sisteminin dinlendiğini, insülin salgısının ve insülin direncinin azalabildiğini, metabolik hızın dengelenmesiyle kilo kaybının mümkün olabildiğini dile getirdi.
"11 ay boyunca yoğun çalışan sindirim sisteminin dinlenmesi fizyolojik açıdan faydalıdır" diyen Ecer, sağlıklı bireylerin oruç tutmasında genellikle bir sakınca olmadığını ancak dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunduğunu vurguladı.
"İFTARDA AŞIRIYA KAÇMAYIN"
Uzman Dr. Ecer, özellikle uzun süren açlığın ardından iftarda aşırı ve hızlı yemek yemenin mide ve metabolizma açısından risk oluşturduğunu belirtti.
İftarda öncelikle hurma veya hafif bir başlangıç yapıp çorba içilmesini, 1-2 bardak su tüketildikten sonra kısa bir ara verilmesini öneren Ecer, yemeğin yavaş yenmesi ve tüm besinlerin aynı anda tüketilmemesi gerektiğini söyledi.
Tatlı ve meyvenin hemen ana yemeğin ardından değil, zamana yayılarak tüketilmesinin daha sağlıklı olacağını ifade etti.
"SU TÜKETİMİNE DİKKAT"
Günlük en az 1,5-2 litre suyun iftar ile sahur arasına yayılarak tüketilmesi gerektiğini belirten Ecer, çay ve kahvenin sıvı ihtiyacını karşılamadığını hatırlattı.
Çay ve kahvenin idrar söktürücü etkisi nedeniyle vücuttan sıvı kaybını artırabileceğini belirten Ecer, özellikle iftar sonrası su tüketimine özen gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
"SAHUR MUTLAKA YAPILMALI"
Oruç tutan kişilerin mutlaka sahura kalkmasını öneren Uzman Dr. Ecer, sahurun atlanmasının açlık süresini daha da uzatarak olumsuz sonuçlara yol açabileceğini ifade etti.
Sahurda rafine karbonhidratlar yerine; yumurta, lifli gıdalar ve protein ağırlıklı besinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Ecer, bol su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
"KRONİK HASTALAR ORUÇ KONUSUNDA DOKTORUNA DANIŞMALI"
Ramazan öncesi ve Ramazan ayında en sık gelen soruların kronik hastaların oruç tutup tutamayacağı yönünde olduğunu belirten Ecer, şu uyarılarda bulundu:
"Günde üç kez ve 8 saat arayla ilaç kullanması gereken hastaların oruç tutması genellikle uygun değildir. İleri derecede organ yetmezliği olanlar, diyaliz hastaları, ileri evre kalp hastaları, insülin kullanan veya ağır şeker ilaçları alan diyabet hastaları, kontrolsüz tansiyon hastaları, solunum sıkıntısı olanlar, kanser hastaları ve gebeler için oruç riskli olabilir."
Diyetle kontrol altına alınan veya tek doz ilaçla dengede olan bazı diyabet hastalarının ise doktor kontrolü sonrası oruç tutabileceğini belirten Ecer, özellikle çoklu doz insülin kullanan hastaların oruçtan kaçınması gerektiğini vurguladı.
Uzman Dr. Mehmet Ali Ecer, kronik hastalığı bulunan kişilerin Ramazan öncesinde mutlaka takip eden hekimlerine başvurarak metabolik durumlarını değerlendirmeleri gerektiğini belirterek, "Oruç kararı mutlaka doktor görüşü sonrası verilmelidir" dedi.
Sağlık, 2026.02.20 10:17