Donald Trump'ın İran ile bir anlaşmaya varıldığı yönündeki açıklamaları, Tahran cephesinden gelen yeni değerlendirmelerle açık şekilde yalanlandı. İran basını, özellikle yarı resmi kaynaklara dayandırılan haberlerde, iki ülke arasında yürütülen görüşmelerin henüz bir anlaşma sonucuna ulaşmadığını vurguladı.
İran'ın resmi ve yarı resmi medya organlarında yer alan değerlendirmelerde, ABD ile sürdürülen temasların devam ettiği ancak ortaya atılan "anlaşma sağlandı" iddialarının gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Bu çerçevede, Trump'ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarının müzakere sürecini olduğundan farklı gösterme girişimi olduğu yönünde yorumlar öne çıktı.
Fars Haber Ajansı: "Sahte Zafer Algısı" EleştirisiYarı resmi Fars Haber Ajansı, ABD ile müzakereler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump'ın son açıklamalarını sert ifadelerle değerlendirdi. Haberde, ABD Başkanı'nın sözlerinin "doğru ile yanlışın karışımı" niteliğinde olduğu belirtilerek, kamuoyuna yönelik bir algı yönetimi çabası içinde olduğu iddia edildi.
Kaynaklara göre, Washington yönetiminin anlaşma sürecini erken bir başarı hikâyesi gibi sunmaya çalıştığı, ancak sahadaki gerçekliğin bundan oldukça farklı olduğu ifade ediliyor. İranlı yetkililere yakın kaynaklar, sürecin henüz tamamlanmadığını ve taraflar arasında kritik başlıklarda uzlaşmanın sağlanamadığını dile getirdi.
Ayrıca müzakerelerin temelini oluşturan çerçevenin "taahhüt karşılığı taahhüt" prensibine dayandığı, ancak Tahran yönetiminin ortaya çıkan mutabakat taslağını henüz resmi olarak onaylamadığı bilgisi de paylaşıldı. Bu durum, görüşmelerin hâlâ hassas bir aşamada ilerlediğini ortaya koyuyor.
Hürmüz Boğazı Açıklaması Gündemin MerkezindeTartışmaların odağında yer alan bir diğer konu ise Hürmüz Boğazı ile ilgili iddialar oldu. Trump'ın, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı herhangi bir ücret talep etmeden uluslararası trafiğe açacağı yönündeki açıklamalarının da gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
İranlı kaynaklar, mutabakat metni içerisinde böyle bir düzenlemenin bulunmadığını özellikle vurgularken, Boğaz'ın statüsüne ilişkin kararların yalnızca tek taraflı bir iradeyle değil, belirlenmiş ulusal ve bölgesel düzenlemeler çerçevesinde ele alınacağını ifade etti. Buna göre, olası bir yaptırım veya abluka sürecinin sona ermesi halinde bile bölgedeki deniz trafiğinin İran'ın kendi yasal çerçevesi doğrultusunda yeniden şekilleneceği kaydedildi.
Bu açıklamalar, enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın uluslararası gündemdeki yerini bir kez daha ön plana çıkardı. Bölgedeki deniz trafiği ve güvenlik dengeleri, küresel enerji piyasaları açısından stratejik önemini korumaya devam ediyor.
Kaynak: AA
Dünya, 2026.05.29 20:51