Bursa'da Ramazan ayı, yıllar önce yalnızca ibadetle sınırlı kalmayan; sosyal hayatı, mahalle kültürünü ve şehir düzenini derinden etkileyen özel bir zaman dilimiydi. Şimdi sadece bir ibadet haline gelen Ramazanın eski halleri birçok kişi tarafından büyük özlemle anılıyor. Peki, Bursa'da eski ramazan gelenekleri nelerdi? Bursada Bugün editörleri olarak sizler için hazırladık. İşte detaylar...
Birlik ve beraberliğin de bir simgesi olan Ramazan ayı, şimdilerde sadece ibadet haline geldi. Yıllar önce hazırlanan büyük sofralar, misafirler, sokak gelenekleri, ramazan heyecanının eskisi gibi olmadığı ifade ediliyor. Özellikle Bursa sokaklarında Ramazanın geldiğini bildiren hazırlıklar, bugüne bakıldığında kalmadı denecek kadar az. Bursalılar eski Ramazan geleneklerini özlerken Bursada Bugün editörleri olarak Bursa'daki eski ramazan geleneklerini sizin için derledik. İşte ayrıntılar...
BURSA'DA ESKİ RAMAZAN GELENEKLERİ
Ramazan Öncesi Çarşı Hazırlıkları
Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Bursa çarşılarında gözle görülür bir hareketlilik yaşanırdı. Özellikle Ulu Cami çevresi, Tuz Pazarı ve Kapalıçarşı'da bakırcılar, aktarlar ve fırınlar yoğun mesai yapardı. Evler için bakır siniler parlatılır, hurma, pekmez ve tahıl alışverişleri yapılırdı.
Top Atışıyla Gelen İftar Vakti
Eski Bursa'da iftar vakti, Tophane sırtlarından yapılan top atışıyla ilan edilirdi. Şehrin birçok noktasından duyulan bu ses, sofraların aynı anda açılmasını sağlardı. Elektriğin yaygın olmadığı dönemlerde kandiller ve gaz lambaları eşliğinde iftarlar yapılırdı.
Ramazan Pidesi Kuyrukları
Ramazan pidesi, o dönemlerde de iftar sofralarının vazgeçilmeziydi. Fırınların önünde uzun kuyruklar oluşur, pideler genellikle susamlı ve bugünkünden daha kalın hazırlanırdı. Fırından çıkan pide kokusu, mahalle aralarında Ramazan'ın geldiğini hissettirirdi.
Mahyalar Şehri Aydınlatırdı
Ramazan gecelerinin en önemli simgelerinden biri mahyalardı. Ulu Cami başta olmak üzere büyük camilerin minareleri arasına asılan mahyalar, Bursalılar için büyük anlam taşırdı. "Hoş geldin ya Şehr-i Ramazan" yazıları, teravih namazlarından sonra cami avlularını dolduran kalabalıklarla birlikte Ramazan gecelerine ayrı bir ruh katardı.
Sahur Davulcuları ve Maniler
Sahur vakitlerinde mahalle aralarında dolaşan davulcular, maniler söyleyerek halkı sahura kaldırırdı. Davulcular, Ramazan'ın son günlerinde kapı kapı dolaşarak bahşiş toplar, bu gelenek mahalle dayanışmasının bir göstergesi olarak kabul edilirdi.
Teravih Sonrası Sosyal Hayat
Teravih namazlarının ardından cami avluları ve kahvehaneler dolup taşardı. Büyükler sohbet ederken, çocuklar Ramazan'a özgü küçük oyunlarla eğlenirdi. Ramazan geceleri, Bursa'da sosyal hayatın en canlı olduğu zamanlar arasında yer alırdı.
Zimem Defteri ve Yardımlaşma Kültürü
Yardımlaşma, eski Bursa Ramazanlarının en güçlü yönlerinden biriydi. "Zimem defteri" uygulamasıyla esnafa borcu olan ihtiyaç sahiplerinin borçları, hayırseverler tarafından gizlice ödenirdi. İftar sofraları komşulara ve misafirlere açık tutulur, kimse yalnız bırakılmazdı.
Bir Kültürel Miras Olarak Ramazan
Yaklaşık 100 yıl önce Bursa'da yaşanan bu Ramazan gelenekleri, günümüzde büyük ölçüde değişse de kentin hafızasında yaşamaya devam ediyor. O dönemlerin sade ama samimi Ramazan anlayışı, Bursa'nın kültürel mirasının önemli parçalarından biri olarak anlatılıyor.
Bursa Bölge, 2026.01.23 11:36