Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), Ekim 2023'ten bu yana İsrail tarafından alıkonulan Filistinlilere yönelik uygulamalara ilişkin dikkat çekici bir rapor yayımladı. Raporda, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan gözaltı pratiklerinin keyfi tutuklama, sistematik kötü muamele ve işkence iddialarıyla birlikte değerlendirildiği ve bu durumun uluslararası hukuk açısından ciddi ihlaller doğurabileceği ifade edildi. OHCHR, söz konusu uygulamaların savaş suçu niteliği taşıyabileceğini ve bazı durumlarda insanlığa karşı suç kapsamına girebileceğini vurguladı.
Raporda yer alan bulgular, özellikle Ekim 2023 sonrası dönemde Filistinlilerin gözaltı süreçlerinde belirgin bir artış yaşandığını ve bu sürecin Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki bölgelerde yoğunlaştığını ortaya koydu. İnsan hakları ihlallerine ilişkin değerlendirmeler, İsrail hapishaneleri ve gözaltı merkezlerindeki koşullara dair ciddi iddiaları da beraberinde getirdi.
Gözaltı Merkezlerinde Sistematik İhlal İddialarıOHCHR tarafından paylaşılan raporda, İsrail hapishanelerinde ve gözaltı merkezlerinde 9 binden fazla Filistinlinin tutulduğu belirtildi. Bu kişilerin önemli bir bölümünün herhangi bir resmi suçlama yöneltilmeden veya yargı süreci başlatılmadan "idari tutukluluk" kapsamında gözaltında bulunduğu aktarıldı. Bu uygulamanın, uluslararası hukukta tartışmalı bir alan oluşturduğu ve uzun süredir insan hakları örgütleri tarafından eleştirildiği biliniyor.
Raporda ayrıca, gözaltı merkezlerinde kötü muamele ve işkence iddialarının yaygın şekilde belgelendiği ifade edildi. Aç bırakma, fiziksel şiddet ve cinsel şiddet dahil olmak üzere çeşitli ağır ihlallerin rapor edildiği, bu uygulamaların münferit olaylar olmaktan ziyade sistematik bir yapıya işaret edebileceği değerlendirmesi dikkat çekti. BM yetkilileri, bu tür iddiaların bağımsız ve kapsamlı soruşturmalarla incelenmesi gerektiğini belirtti.
Ölümler ve İnsan Hakları İhlallerine Dair Endişeler DerinleşiyorOHCHR raporunda öne çıkan bir diğer kritik bulgu ise gözaltı merkezlerinde yaşanan ölümler oldu. Ekim 2023'ten bu yana en az onlarca Filistinlinin gözaltı süreçlerinde yaşamını yitirdiği kaydedildi. Bu ölümlerin nedenlerine ilişkin detaylı ve şeffaf bir açıklama yapılmadığına dair iddialar, uluslararası kamuoyunda endişeleri artırdı.
İşkence ve kötü muamele iddialarının yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığı, aynı zamanda psikolojik baskı ve insan onurunu zedeleyen uygulamaları da kapsadığı ifade edildi. BM raporu, bu durumun uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları sözleşmeleri açısından ciddi ihlaller oluşturabileceğine dikkat çekti.
Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Artan GerilimRapor, yalnızca gözaltı merkezlerindeki durumla sınırlı kalmayarak işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te artan askeri operasyonlara da dikkat çekti. 7 Ekim 2023 sonrası süreçte bölgede baskınların, gözaltıların ve çatışmaların belirgin şekilde arttığı, günlük yaşamın ciddi şekilde etkilendiği ifade edildi.
İsrail ordusunun ve Filistin topraklarını işgal eden yerleşimcilerin bölgede neredeyse her gün düzenlediği operasyonların, sivil kayıplar ve mülkiyet zararlarıyla sonuçlandığı belirtildi. Tarım alanlarının tahrip edilmesi, evlere yönelik baskınlar ve altyapıya verilen zararların da raporda yer aldığı aktarıldı. Bu gelişmelerin, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdiği değerlendirildi.
Kaynak: AA
Dünya, 2026.06.02 21:22