Bayramda değişen beslenme düzeni, sindirim sorunlarını da beraberinde getirerek bazı sağlıksal problemlere yol açabiliyor. Peki, bayram ziyaretlerinde nasıl beslenmeliyiz? Nev Sağlık Grubu Diyetisyeni Enes Çağrı Kaleli, Bursada Bugün'e yaptığı açıklamalarda bayramda sağlıklı beslenme önerileri paylaştı.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Ramazan Bayramı'nda değişen beslenme düzeniyle birlikte aşırıya kaçan gıda tüketimi, sindirim sorunlarını da beraberinde getiriyor. Nev Sağlık Grubu Diyetisyeni Enes Çağrı Kaleli, oruç sonrası vücudun eski düzene dönmesi için zamana ihtiyaç olduğunu belirterek, bayram sofralarında yapılması gerekenleri Bursada Bugün'e anlattı.
"ESKİ DÜZENE DÖNMEK İÇİN ZAMANA İHTİYAÇ VAR"
Kaleli, tutulan oruçların ardından vücudun eski düzene dönmesi için zamana ihtiyacı olduğunu belirterek, "On bir ayın sultanın Ramazan'da tutulan oruçların ardından, sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öptüğümüz bayram sofralarına kavuşuyor, hasret gideriyoruz. Ancak bir aylık sınırlı beslenme düzeninden sonra aniden yüksek kalorili, ağır yemeklere ve tatlılarayönelmek; mide yanması, hazımsızlık, reflü, kan şekeri düzensizlikleri gibi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebiliyor.Unutmamamız gereken hususların başında ise vücudumuzun Ramazan'da yaşadığı adaptasyon sonrasında eski düzene alışmak için zamana ihtiyacı olduğudur. Bu yüzden bu geçişi kolaylaştırmak ve bayramı daha keyifli geçirmek için bazı noktalara dikkat etmeliyiz" ifadelerini kullandı.
"EN BÜYÜK HATA..."
Karbonhidrat ve yağlı gıdaların tüketimine dikkat çeken Kaleli, "Bayram sabahı heyecanıyla sofraya oturulduğunda yapılan en büyük hata, basit karbonhidrat içeren gıdaların (hamur işleri, tatlılar gibi), kızartmalara ya da çok yağlı yiyeceklerin fazla tüketilmesidir. Aslında olması gereken ise tüm makro besin öğelerini (karbonhidrat, protein, yağ) içeren dengeli bir dağılıma sahip bir kahvaltı masasıdır. Örneğin: Tam buğday ekmeği (çavdar, siyez gibi alternatifler de olur), hafif peynirler, bol yeşillik, zeytin ve haşlanmış yumurta içeren bir kahvaltı, güne daha rahat başlamamızı olası sindirim ve boşaltım sorunlarına karşı ilk önlemi almamızı sağlayacaktır" dedi.
"PORSİYON KONTROLÜ VE ÇİĞNEME SANATI..."
Kaleli, "'Bayram yılda bir geliyor, bir kereden bir şey olmaz' düşüncesi, gün sonunda midede şişkinliğe, hazımsızlığa; bağırsaklarımızda ise gaz ağrılarına ya da çeşitli boşaltım problemlerine yol açabilir. Yemekleri yavaş yemek ve çok çiğnemek, beynin tokluk sinyalini alması için gereken 20 dakikayı ona tanımak demektir. Yemekleri ya da misafirlikteki ikramlıkları tüketirken beraber olduğumuz bu anları keyifle, sohbet ederek ve yemeğin süresini uzatarak geçirmek porsiyon kontrolünü de kolay yapmamızı sağlayacaktır" ifadelerini kullanarak tüketilen yemeğin porsiyonunun ve çiğnenmesi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
TATLI TERCİHLERİNE DİKKAT!
Kaleli, tatlı tercihlerinin şerbetli yerine sütlü veya meyveli olabileceğini belirterek, "Şerbetli ve ağır hamur tatlıları yerine; sütlü tatlılar (puding, kazandibi gibi), meyve tatlıları veya taze meyve tabaklarını tercih etmek, kan şekerinin aniden fırlamasını önler. Elbette bunu önerirken bayramlarda tercih edilen temel tatlı seçeneklerinin şerbetli tatlılar olduğunu bilerek yazıyorum (belki bir umut bu alternatifler vardır diye); ancak şerbetli tatlıların ikram edildiği misafirliklerde ev sahibimizi kırmamak için gelen ikramlıkları reddetmemek gerçeğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Bu yüzden mümkün olduğunca küçük porsiyonlarla, ufak tadımlarla tabakları geçiştirmeye çalışmak ama yine de tadına bakmak yapılması gereken doğru hamle olacaktır" dedi.
"İÇECEKLER BELİRLİ LİMİTLERDE TÜKETİLMEZSE SORUNLARA YOL AÇABİLİR"
İçecek tüketiminin sınırlı ve dengeli olması gerektiğinin önemini vurgulayan Kaleli, "Toplum olarak özellikle çay başta olmak üzere kahve ve asitli içeceklere günlük beslenmemizde fazlaca yer veriyoruz. Ancak unutulmamalı ki bu içecekler belirli limitler dahilinde tüketilmezse bazı sağlık sorunlarına yol açabilir. Bayramda da bu durum tabi ki farklı değil. Çay: Çayın içerdiği tanen demirin emilimi azaltır ve fazla içilmesi kansızlığa sebep olabilir. İdeal olarak günlükmaksimum 5-6 çay bardağı açık çay içmek doğru tercih olacaktır. Kahve: Kahve ise kafein yönünden zengin bir içecektir. Kafein mide asidini arttırır ve fazla tüketimi kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarına sebep olabilir. İdeal sınırımız bir bardak kahvedir. Asitli İçecekler: Aslında burada çok basit bir öneri var; içmemek. Ancak tüketilecekse özellikle şeker hastalarının sakınmasında fayda olacaktır" şeklinde konuştu.
Sağlık, 2026.03.20 09:23