Tarihi zirvesinden yüzde 28'in üzerinde gerileyerek 4 bin doların altına düşen ons altın için yeni bir yükseliş tahmini gündeme geldi. Küresel emtia araştırma kuruluşu The Gold & Silver Club, altının 2027'nin ilk çeyreğinde 4 bin 900 ila 5 bin dolar aralığına ulaşabileceğini öngördü. Ancak fiyatların yeniden yükselişe geçmesinde küresel ekonomik koşullar ve yatırımcı talebi belirleyici olacak.
Altın piyasasında yaşanan sert düşüş, yatırımcıların yeniden yükselişin ne zaman başlayacağına odaklanmasına neden oldu. Ocak ayında 5 bin 595 dolarla tarihi zirvesini gören ons altın, sonraki süreçte yüzde 28'in üzerinde değer kaybederek 4 bin doların altına geriledi. Fiyatlardaki bu geri çekilmenin ardından küresel emtia araştırma kuruluşu The Gold & Silver Club'dan (GSC) dikkat çeken bir tahmin geldi.
Kuruluş, ons altının 2027 yılının ilk çeyreğinde 4 bin 900 ila 5 bin dolar seviyesine ulaşabileceğini öngördü. Bu beklentinin gerçekleşmesi halinde altın, tahminin açıklandığı dönemdeki fiyat seviyesine bağlı olarak yeniden önemli bir yükseliş kaydedebilir. Ancak söz konusu rakamın bir piyasa tahmini olduğu ve kesin bir fiyat hedefi olarak değerlendirilmemesi gerektiği unutulmamalı.
Ons altında 5 bin dolar beklentisi
Altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen uzun vadeli görünüm konusunda iyimserliğini koruyan GSC, önümüzdeki dönemde değerli metalin yeniden yükseliş eğilimine girebileceğini değerlendiriyor. Kuruluşun 2027'nin ilk çeyreği için açıkladığı 4 bin 900-5 bin dolar aralığı, piyasalarda altının geleceğine ilişkin beklentileri yeniden gündeme taşıdı.
GSC Araştırma Başkanı Lars Hansen de fiyatlardaki kısa vadeli zayıflığın tek başına uzun vadeli görünümü değerlendirmek için yeterli olmayabileceğine dikkat çekti. Hansen, yatırımcıların günlük fiyat değişimlerinin yanı sıra altına yönelik uzun vadeli talep dinamiklerini de dikkate alması gerektiğini vurguladı.
Altındaki sert düşüş geçmişte de yaşandı
GSC Commodity Intelligence verilerine göre altın, geçmiş yıllarda da önemli fiyat düzeltmeleri geçirdi. Değerli metal 1973 yılında yüzde 29, 1974-1976 döneminde ise yüzde 46 değer kaybetti. 2008 küresel finans krizinde de yaklaşık yüzde 30'luk düşüş yaşandı.
Bu örnekleri değerlendiren kuruluş, geçmişteki sert gerilemelerin altındaki uzun vadeli yükseliş eğiliminin mutlaka sona erdiği anlamına gelmediğini savunuyor. GSC'ye göre mevcut düşüş de daha geniş bir yükseliş hareketinin içerisindeki düzeltme sürecinin parçası olabilir. Bununla birlikte geçmişte yaşanan fiyat hareketleri, gelecekte de aynı tablonun ortaya çıkacağını garanti etmiyor.
Altın fonlarına 31 milyar dolarlık para girişi
Altın fiyatlarında yaşanan gerilemeye karşın yatırımcıların fonlar aracılığıyla gerçekleştirdiği alımlar da dikkat çekiyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre fiziki altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) üçüncü çeyrekte 31 milyar dolarlık para girişi gerçekleşti.
Küresel altın fonlarının eylül ayının sonuna kadar uzanan 13 haftalık dönemin 12'sinde net para girişi kaydetmesi, yatırımcı ilgisinin sürdüğüne işaret eden veriler arasında yer aldı. Merkez bankalarının altın alımları da piyasadaki uzun vadeli talebi destekleyen unsurlardan biri olarak gösteriliyor.
Ons altında 3 bin 886 dolar seviyesi neden önemli?
GSC'nin değerlendirmesinde ons altın için 3 bin 886 dolar seviyesi önemli destek noktalarından biri olarak öne çıkarıldı. Fiyatların bu seviyedeki hareketi, piyasadaki kısa vadeli görünüm açısından takip edilecek başlıklar arasında bulunuyor.
Küresel ekonomik belirsizlikler, merkez bankalarının altın alımları ve yatırımcı talebi olası yükselişi destekleyebilecek unsurlar olarak sıralanıyor. Buna karşılık doların güçlenmesi ve faizlerin yüksek seyretmesi, altın fiyatlarının toparlanmasını zorlaştırabilir.
Altının 2027'nin ilk çeyreğinde 5 bin dolar seviyesine ulaşıp ulaşmayacağını ise önümüzdeki dönemdeki ekonomik gelişmeler, para politikaları ve yatırımcıların talebi belirleyecek. Mevcut fiyat düşüşü ve açıklanan yükseliş tahmini, altın piyasasında belirsizliğin sürdüğünü gösterirken yatırım kararlarının yalnızca tek bir tahmine dayandırılmaması önem taşıyor.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Ekonomi, 2026.10.31 13:55