Muş'ta çobanlık yaptığı dönemde doğadaki farklı taşları toplamaya başlayan Yavuz Koç'un merakı, yaklaşık 40 yıl içerisinde yüzlerce parçadan oluşan özel bir koleksiyona dönüştü. Renkleri, şekilleri, hayvan figürlerini ve fosil izleriyle dikkat çeken taşları tek tek seçen Koç, şimdi koleksiyonunu sergileyerek daha fazla insanın görmesini istiyor.
Yavuz Koç'un taşlara olan ilgisi çocukluk ve gençlik yıllarında Muş'un Kurtik Dağları'nda çobanlık yaptığı dönemde ortaya çıktı. Dağlarda, derelerde, göllerde ve yaylalarda karşılaştığı diğer taşlardan farklı görünen parçalar zamanla dikkatini çekmeye başladı.
İlk başlarda yalnızca ilgisini çeken birkaç taşı yanında götüren Koç, yıllar geçtikçe bu uğraşı düzenli olarak sürdürmeye başladı. Doğada saatlerce taş arayan Koç, binlerce parça arasından renk, biçim, hayvan figürü veya fosil izi bakımından dikkatini çekenleri seçiyor. Eve getirdiği taşları temizleyip inceleyen Koç, beğendiği parçaları koleksiyonunda muhafaza ediyor.
"Bu taşlara bakınca bütün stresimi atıyorum"
Taş toplamanın kendisi için sıradan bir uğraşın çok ötesine geçtiğini anlatan Koç, koleksiyonuyla ilgilenmenin kendisine huzur verdiğini söyledi.
Boş zamanlarında taşlarını temizlediğini ve tek tek incelediğini belirten Koç, bu süreçte günlük hayatın stresinden uzaklaştığını ifade etti. Yakınlarının ve arkadaşlarının da koleksiyona zamanla ilgi göstermeye başladığını aktaran Koç, taş merakının artık vazgeçemediği bir alışkanlığa dönüştüğünü dile getirdi.
Koç, çevresinden kendisine taş getirenlerin olduğunu, kendisinin de koleksiyonundan bazı parçaları hediye ettiğini belirterek bu ilginin giderek büyüdüğünü anlattı.
Koleksiyonda 400'den fazla taş bulunuyor
Yaklaşık 40 yıldır taş topladığını belirten Koç, bugün elinde 400'ün üzerinde farklı taş bulunduğunu söyledi. Koleksiyonundaki parçaların birbirinden farklı özellikler taşıdığını belirten Koç, özellikle doğada kolaylıkla fark edilmeyen ancak kendine özgü görüntüsü bulunan taşlara ilgi gösteriyor.
Koç'un koleksiyonunda farklı renk ve şekillere sahip taşların yanı sıra hayvan figürünü andıran ve fosil izleri taşıyan parçalar da bulunuyor. Her taşı yalnızca bir kaya parçası olarak görmediğini belirten Koç, farklı özelliklere sahip her parçanın kendine özgü bir hikayesi olduğunu düşünüyor.
Ailesi de taş merakına alıştı
Koç'un yıllar önce başlayan taş toplama alışkanlığı ilk dönemlerde ailesi tarafından da şaşkınlıkla karşılandı. Evine sürekli taş getirmesinin nedenini anlamakta zorlanan aile fertleri, zamanla koleksiyona alıştı.
Toplanan taşların evde birlikte yıkandığını ve deterjanla temizlendiğini anlatan Koç, ailesinin artık kendisine destek olduğunu söyledi. Çevresindekilerin başlangıçta kendisine "Altın mı arıyorsun?" şeklinde takıldığını aktaran Koç, yıllar içerisinde taşlara yönelik ilginin değiştiğini ifade etti.
Koleksiyonunu sergilemek istiyor
Taşların günümüzde dekorasyon amacıyla da kullanıldığına dikkat çeken Koç, evlerde ve duvarlarda taşlarla çeşitli desenler oluşturulmasının yaygınlaşmasının kendi koleksiyonuna yönelik ilgiyi de artırdığını söyledi.
Yıllar boyunca büyük bir özenle biriktirdiği taşları daha geniş kitlelerle buluşturmak isteyen Koç, uygun bir alan bulunması halinde 400'den fazla parçadan oluşan koleksiyonunu sergilemek istediğini belirtti.
Koç, özellikle taşlara ilgi duyan insanların koleksiyonu yakından görmesini istediğini ifade ederek, yıllardır sürdürdüğü bu hobinin kendisi açısından yalnızca taş biriktirmek olmadığını, aynı zamanda doğayla kurduğu özel bir bağ haline geldiğini dile getirdi.
Kaynak: IHA
Güncel, 2026.08.14 14:24