Prof. Dr. Murat Taş
Sosyal konut ve kentsel dönüşüm uygulamalarına bakış...
12 Ocak 2026 Pazartesi, 08:58
Daha önceki yazılarımızda söz etmiştik. Barınma hakkı, 1948 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25. Maddesinde "Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır" maddesiyle kabul edilmiştir. Elverişli konut hakkı, onurlu yaşama hakkının da ayrılmaz bir parçasıdır. Ayrıca 1966 yılında Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile taraf olan devletlere de konut hakkı konusunda bir sorumluluk yüklenmiştir.
Yaşadığımız güncel konut sorunu; deprem riski ile mevcut konutlarımızın dayanıksız olması sebebiyle güvenli konuta ihtiyaç duyulması, artan nüfusa bağlı konut ihtiyacı, deprem sebebiyle evsiz kalan insanlarımızın konut ihtiyacı, ekonomik şartlara bağlı olarak özellikle büyük şehirlerde erişilebilir ekonomik elverişli konut ihtiyacının artması gibi sebeplere bağlanabilir.
Sosyal konut, ekonomik erişilebilirliği önceleyen, ödeme koşulları piyasa ortalamalarına göre daha uygun, geliri sınırlı ve ödeme güçlüğü olanlar için pozitif ayrımcılık yapılan, ekonomik olması dolayısıyla çoğu kez yaşam için gerekli mekansal ihtiyaçların minimum koşullarını karşılayan özelliktedir. Bu nedenle sosyal konutta yaşam için lüks sayılabilecek çoğu unsur göz ardı edilir. Asla gözardı edilmemesi gereken en temel unsur yapı güvenliği ve teknik gerekliliklerdir. Devletimizin özellikle son yıllarda bu yönde yaptığı projeleri desteklemekle birlikte kullanılan malzeme kalitesi ile işçilikler konusunda daha nitelikli uygulamalar olması gerektiğini de ifade etmekte yarar var. Tabi burada devletimizin yaptığı sosyal konut projelerinde nüfus için gerekli okul, kreş, pazaryeri, dini tesis, park, çocuk parkı, spor alanları gibi kentsel donatılar ile başta yollar, otoparklar, aydınlatmalar, kent mobilyaları ile her türlü gerekli alt yapı yatırımlarını gerçekleştirdiğine vurgulamakta yarar var. Bu projeler bazen o kadar büyük ölçekli gerçekleştiriliyor ki adeta yeni bir uydu/alt kent ortaya çıkıyor. Yine üzerinde durulması gereken önemli bir konu da bu sosyal konut projelerinin mimar kimlik bakımından geleneksel değerlerimizi evrensel ve modernin beklentilerine dönüştürebilecek daha nitelikli mimari yorumlara ihtiyacımız olduğudur.
Gelelim yine son yıllarda afet riski gerekçe gösterilerek özellikle özel sektör eli ile yapılan kentsel dönüşüm uygulamalarına... Bu kentsel dönüşüm uygulamalarında da bu kez müteahhit/yada gayrimenkul yatırım kârı öncelenerek önceki mülk sahiplerine çoğu kez önceki konutlarından daha küçük metrekarelerde, neredeyse sadece daha sağlam ve teknolojisi yenilenmiş aynı alanda daha çok insanın yaşamak zorunda bırakıldığı bu yüzden de kentsel donatıların daha da yetersiz kaldığı, yolların, alt yapının çoğu kez değişmediği için yetersiz kaldığı uygulamalar sıkça görülmektedir. Malesef ki bu kentsel dönüşüm projeleri de çağımızın gerektirdiği mimari kimlikten yoksun ve mimari yorumları vasatın üzerine geçememektedir. Tamam afet riski için daha güvenli binalar yapalım ama hergün yaşadığımız mekanların da çağın gereklerine uygun daha yaşanabilir, kimlikli, kullanışlı, tasarım değeri yüksek ve insanlarımızın mutlu olacağı şekilde yapılabileceğini de ifade etmeden geçemeyeceğim. Yani diyeceğim o ki özellikle özel sektör eli ile gerçekleştirilen kentsel dönüşüm uygulamalarının çoğu da malesef devletimizin yaptığı sosyal konutların mimari tasarım kalitesini yakalamakta güçlük çektiğini söyleyebiliriz. Zira malesef bazı kentsel dönüşüm uygulamalarının daha gerçekleştiği bugünden bile ileride çözülmesi daha da zorlaşan yeni bir kentsel dönüşüme ihtiyaç duyabileceğini söylemek hiç de zor değildir.
Yaşadığımız şehirlerin, mekânların kalitesini yükseltemezsek insanlarımızın üretim, sosyal ilişkiler, eğitim, gibi her türlü davranışlarına yansıyacak yaşam kalitesini iyileştirmek mümkün olamayacaktır. Bu da ancak mimariye gereken önemin verilmesi ile mümkündür.
Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın, sevgiyle kalın, güvenle kalın, Allah'a emanet olun.
Yazarın Diğer Yazıları
Bursa'mızın Fethi'nin 700. Yılı'nda şehir ve mimarlık...
19 Ocak 2026 Pazartesi, 08:56
Bursa'mızın imar sorunları ve mimari kimliği ile ilgili 2026'dan beklentiler...
05 Ocak 2026 Pazartesi, 09:53
BURSA'NIN TERMALE, TERMALİN BURSA'YA İHTİYACI VAR
28 Aralık 2025 Pazar, 20:34
Daha iyi bir Bursa mümkün! Bursamızı fabrika ayarlarına döndürmek...
22 Aralık 2025 Pazartesi, 14:32
Bursamızın şehir kültürü ve mimarisi
15 Aralık 2025 Pazartesi, 09:33
Bursamızda yaşamın mimari ve kentsel gelişmeye etkileri: Tek merkezli Bursa kentinden alt merkezl...
08 Aralık 2025 Pazartesi, 07:46
İznik'ten Bursa'ya...
01 Aralık 2025 Pazartesi, 09:48
Bursa nereye koşuyor? Bursamızda kentsel ve mimari mekan kalitesi
24 Kasım 2025 Pazartesi, 08:48
500 BİN SOSYAL KONUT İLE EV SAHİBİ TÜRKİYE/YÜZYILIN KONUT PROJESİ
16 Kasım 2025 Pazar, 22:36
GÜNDEMİMİZ SU... ŞEHİRLERDE VE BİNALARDA SU YÖNETİMİ
09 Kasım 2025 Pazar, 22:18