Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com

Şirketlerin yeni savaşı!

09 Mart 2026 Pazartesi, 20:40

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Bugünkü gündemimiz yapay zekâ...

Son zamanlarda sadece teknolojik bir gelişme değil; ekonominin ve hatta günlük hayatın en önemli başlıklarından biri...

İş dünyası cephesinde de artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor.

Yani yapay zekâ artık ekonomik güç, rekabet ve strateji meselesi haline gelmiş durumda.

TV programım 'Sektörel Bakış'ta konuğum Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul ile bu konuyu masaya yatırdık.

"Yapay zekâ artık bir teknoloji değil, güç meselesi" deniyor. İş dünyası bu dönüşümü yeterince kavradı mı?

Endüstri alanında ciddi bir uyum sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü birçok kurum yapay zekâyı hâlâ tam olarak anlamlandırabilmiş değil. Nasıl adapte olacaklarını bilmiyorlar.

Bugün şirketler görsel üretim, metin üretimi gibi alanlarda yapay zekâ kullanmaya başladı. Ancak asıl mesele bu değil. Önemli olan üretim süreçlerinde yapay zekâyı karar destek mekanizmalarına dönüştürebilmek.

Firmaların bir kısmı bu konuda araştırma yapıyor ve bazıları dönüşüm planları hazırlıyor. Fakat bugün itibarıyla istenilen seviyeye ulaşıldığını söylemek zor. Bu durum yalnızca Bursa için değil, Türkiye genelinde de geçerli.

Şirketlerin yapay zekâyı hızlı kullanma yarışı uzun vadede hangi riskleri doğurabilir?

Burada asıl mesele hız değil, kırılganlık yaratmayacak adaptasyon süreçlerini doğru belirleyebilmektir.

Son yıllarda yapay zekâ çok hızlı gelişti. Bu hız yalnızca Türkiye'de değil; Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'da da benzer bir adaptasyon problemi yarattı.

Verilerin sisteme yüklenmesi, verinin anlamlı hâle getirilmesi ve kullanılabilir olması gerekiyordu. Ancak süreç çok hızlı ilerlediği için birçok kurum bu dönüşümü sağlıklı şekilde yönetemedi.

Bugün hâlâ dünyada ve Türkiye'de de ciddi bir adaptasyon sorunu var. Özellikle üretim sektöründe yapay zekânın dijital dönüşüm yol haritalarına doğru şekilde yerleştirilmesi gerekiyor.

"Yapay zekâ çağında zihniyet değişmeli" diyorsunuz. Bu ne anlama geliyor?

Bugüne kadar elimizde araçlar vardı, bilgi vardı ve yetkinlik vardı. Ama artık bunlar yeterli değil. Yapay zekâ çağında düşünme biçimimizin değişmesi gerekiyor.

Firmaların uzun vadede varlığını sürdürebilmesi, yapay zekâyı bir farkındalık olarak görüp bunu stratejik vizyona dönüştürmelerine bağlı.

Ancak şu an bu farkındalık yeterince oluşmuş değil. Bunun sebeplerinden biri de kuşak farkları ve algı farklılıkları. Birçok kişi hâlâ "yapay zekâ bana zarar vermez" düşüncesinde.

Oysa yapay zekâ artık günlük yaşamdan üretime, sağlıktan hukuka ve eğitimden yükseköğretime kadar her alanda dönüşüm yaratıyor.

Rekabet avantajı ile teknolojiye bağımlılık arasındaki çizgi nerede başlıyor?

Yapay zekâ aslında rekabet anlayışını da değiştiriyor. Bugün önemli olan sadece hızlı olmak değil, sürdürülebilir olmak. Bir sistemi kurmak değil, onu sürdürebilmek.

Örneğin; bir yapay zekâ yazılımı geliştirdiniz ve eğer bu yazılım ekonomik değere dönüşmüyorsa kısa sürede ortadan kaybolur. Ama onu bir ürüne, bir hizmete veya paket programa dönüştürürseniz gerçek değer üretmiş olursunuz.

Dolayısıyla artık rekabet; hız, verimlilik ve sürdürülebilirlik dengesini kurabilenler arasında yaşanacak.

Türkiye'de şirketler yapay zekâyı bilinçli mi kullanıyor, yoksa trend olarak mı görüyor?

Maalesef büyük ölçüde magazinsel kullanılıyor.

Bugün birçok yönetici "ChatGPT kullanıyorum, Grok kullanıyorum, farklı yapay zekâ araçlarını kullanıyorum" diyor. Ama bu tek başına bir anlam ifade etmiyor.

Eğer bu araçlar üretim süreçlerine değer katmıyorsa, veri analitiğine katkı sağlamıyorsa veya karar destek sistemine dönüşmüyorsa gerçek bir dönüşümden söz edemeyiz.

Bu yüzden yapay zekâ artık sadece IT departmanlarının konusu değil. Yönetim kurullarının stratejik gündemi olmak zorunda.

Sanayici için veri egemenliği ne anlama geliyor?

Veri artık stratejik bir güçtür.

Sadece şirketlerin değil; şehirlerin ve ülkelerin de verilerini koruması gerekiyor. Çünkü veriyi koruyan aslında kendi geleceğini de korur.

Bugüne kadar veri mimarisi üzerine yeterince düşünmedik. Oysa artık veriyi bir mimari içinde ele almak zorundayız.

Bir belediyenin su verisi, bir tekstil fabrikasının üretim verisi veya bir makine üreticisinin operasyon verisi tek başına önemsiz gibi görünebilir. Ama yapay zekâ bu verileri bir araya getirerek çok büyük analizler yapabiliyor. Bu yüzden veriyi doğru okumayı öğrenmemiz gerekiyor.

Şirket verilerinin yurtdışındaki sistemlerde tutulması ekonomik risk midir?

Kesinlikle bir risk. Çünkü hem para ödüyorsunuz hem de verinizi veriyorsunuz. Bu durum ciddi bir stratejik bağımlılık yaratır.

Bugün birçok üretim sistemi yabancı yazılımlar tarafından yönetiliyor. Bu yazılımlar üretim verilerine erişebiliyor. Ne kadar üretim yaptığınızı, ne kadar enerji tükettiğinizi ve ne kadar hammadde kullandığınızı biliyorlar.

Bu durumda siz aslında kendi veriniz üzerinden başkalarının sizi analiz etmesine izin vermiş oluyorsunuz. Bu nedenle yerli yazılım ve yerli veri altyapısı son derece kritik.

Yapay zekâya aşırı bağımlılık şirketleri nasıl kırılgan hale getirir?

Yapay zekâ karar destek sistemidir, karar verici değil. Son kararın her zaman insanda olması gerekir.

Yapay zekâ algoritmalar üzerinden çalışır. Algoritmalarda ise, vicdan ve insani değerlendirme yoktur. Bu yüzden şirketlerin yapay zekâyı bir yardımcı olarak kullanmaları gerekir, bir otorite olarak değil.

Yapay zekâ artık IT birimlerinin değil, yönetim kurullarının konusu mu?

Kesinlikle öyle. Yapay zekâ artık stratejik bir konu. IT departmanları teknik uygulamaları yapabilir. Ama bu dönüşümün vizyonunu yönetim kurulları belirlemelidir.

Şirketlerin üretim süreçlerini yapay zekâ destekli sistemlerle yeniden tasarlaması gerekiyor. Bunu yapmayan şirketlerin gelecekte rekabet etmesi zorlaşacak.

KOBİ'ler için yapay zekâ nasıl bir risk oluşturuyor?

KOBİ'ler için ciddi bir risk var. Çünkü büyük şirketler teknolojiye daha hızlı yatırım yapabiliyor. KOBİ'ler ise çoğu zaman bu dönüşümü geciktiriyor.

Ancak bu dönüşümü ertelemek mümkün değil. KOBİ'ler ya teknolojiye uyum sağlayacak ya da birleşerek daha güçlü yapılar oluşturacak.

Yapay zekâ siber güvenlik risklerini artırıyor mu?

Elbette artırıyor. Veri varsa, siber saldırı da vardır. Bu nedenle şirketlerin sadece antivirüs programlarıyla güvenlik sağladığını düşünmesi büyük bir yanılgıdır.

Siber güvenlik artık stres testleri, saldırı simülasyonları ve sertifikasyon süreçleri gerektiren ciddi bir disiplin haline geldi.

Eğitim sistemi bu dönüşüme hazır mı?

Açık konuşmak gerekirse hazır değil. Dünya artık nitelikli ve niteliksiz iş gücünün ayrıştığı bir döneme girdi. Biz ise gençleri çok uzun süre eğitim sisteminde tutuyoruz.

Ama mezun olduklarında çoğu zaman piyasaya hazır olmuyorlar. Bu sistemin yeniden düşünülmesi gerekiyor.

Gelecekte hangi meslekler öne çıkacak?

Herkes mühendis olmak istiyor ama bazı meslekler hızla kayboluyor. Bugün iyi bir tesisatçı, iyi bir usta veya iyi bir zanaatkâr bulmak çok zor. Gelecekte el becerisine dayalı mesleklerin değeri yeniden artacak.

Türk sanayicisine yapay zekâ konusunda en kritik tavsiyeniz nedir?

En önemli tavsiyem; yapay zekâyı bir araç olarak değil, stratejik bir vizyon olarak görmeleri.

Şirketler yönetim kurullarında yapay zekâ stratejisini tartışmalı, dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmeli ve iş süreçlerini buna göre yeniden tasarlamalı. Çünkü teknoloji çok hızlı ilerliyor.

Bu dönüşüme hazırlıklı olanlar ayakta kalacak. Hazırlıksız yakalananlar ise rekabetin dışında kalacak.

Velhasıl...

Bugünkü yazımla sizlere, yapay zekâ ve iş dünyasının bu dönüşüme ne kadar hazır olduğunu paylaşmak istedim.

Dolayısıyla mesele artık sadece teknoloji kullanmak değil, vizyon geliştirmek!

Ne dersiniz?

Yazarın Diğer Yazıları

Ürün hazır, Sevkiyat durdu!
04 Mart 2026 Çarşamba, 21:01

Turizmden inşaata etkiler sarsıyor!
03 Mart 2026 Salı, 22:50

Zam dalgası geliyor! Bursa iş dünyasından ilk yorumlar...
02 Mart 2026 Pazartesi, 20:31

Kredi var! Şimdi ne olacak?
24 Şubat 2026 Salı, 22:13

Emeklinin ATM çilesi!
23 Şubat 2026 Pazartesi, 18:40

Sanayide 'maliyet' savaşı!
20 Şubat 2026 Cuma, 22:23

Bursa'da kiracılık lüks!
17 Şubat 2026 Salı, 21:23

Emekliler geçinebiliyor mu?
16 Şubat 2026 Pazartesi, 20:25

Bursa için 20 kritik hamle!
13 Şubat 2026 Cuma, 21:55

Sanayide risk büyüyor mu?
10 Şubat 2026 Salı, 21:38

Tüm Yazılar