İznik Belediyesi'nin "Yaşayan İznik Hazineleri" projesinin 45. belgeselinde, yarım asırdır Ebru Sanatı ile uğraşan 70 yaşındaki Cevdet Turan'ın eğitimden öğretmenliğe ve ustalığa uzanan hayat hikâyesi ele alındı.
İznik Belediyesi, kentte iz bırakan isimleri kayıt altına almayı amaçlayan "Yaşayan İznik Hazineleri" projesi kapsamında yeni bir çalışmaya daha imza attı. Projenin 45. belgeselinde, yarım asrı aşkın süredir Ebru Sanatı ile ilgilenen 70 yaşındaki Cevdet Turan'ın yaşam öyküsü konu edildi. Kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarma hedefiyle sürdürülen proje, İznik'in hafızasında yer etmiş ustaların hikâyelerini kayıt altına alarak kent kültürüne önemli bir arşiv kazandırıyor.
İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma, özellikle unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatların temsilcilerine odaklanmasıyla dikkat çekiyor. Son belgeselde ise, Ebru Sanatıyla özdeşleşen Cevdet Turan'ın çocukluk yıllarından bugüne uzanan yaşam yolculuğu detaylı şekilde ele alındı.
1956 yılında Bursa'nın İznik ilçesine bağlı Çamdibi Mahallesi'nde dünyaya gelen Cevdet Turan, eğitim hayatına İznik'in yerel okullarında başladı. İlköğrenimini Kılıçaslan İlkokulu'nda tamamlayan Turan, ortaokul eğitimini ise İznik Ortaokulu'nda aldı. O dönemlerde ilçede lise bulunmaması nedeniyle eğitimine Yenişehir Lisesi'nde devam etmek zorunda kaldı.
Lise yıllarının ardından sanatla olan bağını daha da güçlendiren bir adım atan Turan, Uludağ Üniversitesi Resim Bölümü'nü kazanarak akademik anlamda sanat eğitimine yöneldi. Üniversite yılları, onun hem resim hem de geleneksel sanatlara olan ilgisini derinleştiren bir dönüm noktası oldu. 1979 yılında mezun olarak eğitim hayatını tamamlayan Turan, sanatla iç içe bir kariyerin kapılarını araladı.
Öğretmenlik Yılları ve Meslek Hayatında İz Bırakan DönemÜniversiteden mezuniyetinin ardından 1980 yılında öğretmenlik mesleğine adım atan Cevdet Turan, ilk görev yeri olan Kırklareli Atatürk Lisesi'nde eğitimci olarak göreve başladı. Burada geçirdiği yıllar, onun hem mesleki gelişiminde hem de sanatla olan ilişkisini sürdürmesinde önemli bir dönem olarak kayıtlara geçti.
Daha sonraki süreçte ailesel sebepler nedeniyle görev yeri değişen Turan, meslek hayatının ilerleyen yıllarını yeniden memleketi İznik'te sürdürdü. Eğitimci kimliğiyle birçok öğrenci yetiştiren Turan, aynı zamanda sanat yolculuğunu da hiçbir zaman bırakmadı. Emeklilik sürecine uzanan bu uzun kariyer, onun hem öğretmen hem de sanatçı kimliğini birlikte taşıdığı bir yaşam çizgisi oluşturdu.
Ebru Sanatıyla Yarım Asırlık Bağ ve Ustalık YolculuğuCevdet Turan'ın hayatındaki en belirgin izlerden biri, ortaokul yıllarında tanıştığı Ebru Sanatı oldu. O yıllarda öğretmeni Eyüp Ömer Yüksel'den öğrendiği bu geleneksel sanat, onun yaşamında kalıcı bir yer edindi. Zaman içinde sadece bir hobi olmaktan çıkan Ebru, Turan için bir ustalık alanına dönüştü.
Yarım asrı aşkın süredir Ebru Sanatıyla ilgilenen Turan, suyun üzerine düşen renklerin oluşturduğu özgün desenleri bir ifade biçimi olarak benimseyerek çalışmalarını sürdürdü. Geleneksel Türk sanatları arasında önemli bir yere sahip olan Ebru, onun elinde hem geçmişle bağ kuran hem de geleceğe aktarılan bir kültür mirasına dönüştü.
İznik'in Kültürel Hafızasında Bir Ustanın Yeri"Yaşayan İznik Hazineleri" projesi kapsamında hazırlanan belgesel, Cevdet Turan'ın yalnızca bireysel yaşam hikâyesini değil, aynı zamanda İznik'in kültürel dokusuna katkı sağlayan bir sanat yolculuğunu da gözler önüne seriyor. Uzun yıllara yayılan emeğiyle Turan, geleneksel sanatların yaşatılmasında önemli bir temsilci olarak öne çıkıyor.
İznik Belediyesi'nin yürüttüğü bu tür çalışmalar, hem yerel kültürün korunmasına hem de unutulmaya yüz tutmuş sanatların yeniden hatırlanmasına katkı sağlıyor. Cevdet Turan'ın hikâyesi ise bu çabanın en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Kaynak: IHA
Bursa Bölge, 2026.05.22 11:33