Sel sularında veya su birikintilerinde kalan otomobillerin yeniden çalışıp çalışmayacağı, suyun motor ve elektronik sistemlere ulaşıp ulaşmadığına göre değişiyor. Aracı sudan çıkardıktan sonra marşa basmak, ciddi motor arızalarına yol açabilir. Peki, suya gömülen araçta ilk olarak ne yapılmalı?
Şiddetli yağış ve sel sırasında su altında kalan araçlarda hasarın boyutu, suyun otomobilin hangi bölümlerine ulaştığına ve aracın ne kadar süre suya maruz kaldığına bağlı. Bazı araçlar gerekli kontrollerin ardından yeniden kullanılabilirken motor, elektrik tesisatı veya elektronik donanımı zarar gören otomobillerde kapsamlı onarım gerekebilir. Aracın sudan çıkarılmış olması ya da dışarıdan kurumuş görünmesi, güvenle çalıştırılabileceği anlamına gelmiyor. Motorun içine su girmiş olabileceği ihtimali nedeniyle sürücülerin aracı çalıştırmadan önce uzman kontrolü yaptırması önem taşıyor. Peki, suya gömülen araçta ilk olarak ne yapılmalı?
İçten yanmalı motorların çalışması için silindirlere hava ve yakıtın uygun koşullarda ulaşması gerekir. Su, motorun hava emiş sisteminden içeri girerek silindirlere ulaşırsa pistonların hareketini engelleyebilir. Bu durum, hidrolik kilit olarak bilinen ciddi bir arızaya neden olabilir.
Motor suyu sıkıştıramadığı için pistonların hareketi durabilir; biyel kolları ve başka iç motor parçaları zarar görebilir. Böyle bir durumda marşa basmak veya motoru zorlayarak çalıştırmaya uğraşmak hasarı büyütebilir.
Motorun içine su girmese bile alternatör, marş motoru, sensörler, kablo bağlantıları ve elektronik kontrol üniteleri sudan etkilenebilir. Bu nedenle aracın çalışıyor gibi görünmesi, bütün sistemlerin sorunsuz olduğu anlamına gelmez.
Suya maruz kalan bir otomobil, gerekli inceleme ve onarımların ardından yeniden çalışabilir. Ancak yalnızca kurumasını beklemek yeterli değildir. Su, elektronik bağlantılarda kısa devreye veya zaman içinde korozyona yol açabilir. Tuzlu suya maruz kalan araçlarda bu risk daha da önem kazanır.
Motor yağına su karışması da yağın koruyucu özelliğini bozabilir. Hava emiş sistemi, motor yağı, yakıt sistemi, elektrik tesisatı ve elektronik bileşenler kontrol edilmeden aracın kullanılmaması gerekir.
Hasar, araç ilk çalıştırıldığında fark edilmeyebilir. Bazı elektrik ve elektronik arızalar daha sonra ortaya çıkabileceğinden, uzman incelemesi yalnızca motorun çalışıp çalışmadığıyla sınırlı kalmamalıdır.
Araç sudan çıkarıldıktan sonra öncelik, motoru çalıştırmak değil güvenli hareket etmektir. Sürücülerin şu adımları izlemesi önerilir:
Araç sel sularının içindeyken insan hayatı her şeyden önce gelir. Su basmış bir yolda ilerlemeye çalışmak tehlikeli olabilir. Araçta mahsur kalan kişiler varsa güvenli tahliye için acil yardım istenmelidir.
Her su hasarlı araç aynı ölçüde zarar görmez. Suyun yalnızca tekerlek seviyesine ulaşmasıyla motorun, kabinin ve elektronik sistemlerin tamamen su altında kalması arasında ciddi fark vardır. Hasarın belirlenmesinde su seviyesi, maruz kalma süresi ve suyun türü dikkate alınır.
Su, kabin içine ulaştığında koltukların altındaki elektronik modülleri, kablo tesisatını ve güvenlik sistemlerini de etkileyebilir. Hava yastıkları ve emniyet kemeri gergileri gibi bileşenlerin kontrolü bu nedenle önemlidir.
Aracın onarılmasının mümkün olup olmadığı, teknik incelemeden sonra belirlenebilir. Bazı otomobiller sınırlı işlemle yeniden kullanılabilir hâle gelirken bazıları için motor veya elektronik sistemlerde kapsamlı onarım gerekebilir.
Suya gömülen bir aracın yeniden çalışıp çalışmayacağına yalnızca kurumuş görünmesine bakarak karar verilmemeli. Motor ve ilgili sistemler kontrol edilmeden aracı çalıştırmamak, olası hasarın büyümesini önlemek için en güvenli yaklaşımdır.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.10.18 14:52