Madencilik, yer altı kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasıyla sanayi, enerji ve üretim sektörlerinin gelişmesinde kritik rol oynuyor. Peki madenciliğin önemi nedir? Madenciliği ne kadar biliyoruz? Maden Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Adnan Tepeuğur, madencilik hakkında Bursada Bugün'e konuştu.
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Doğal kaynakların çıkarılması ve işlenmesiyle ülke ekonomisine katkı sağlayan madencilik sektörü, istihdam oluşturması ve birçok sektöre hammadde temin etmesi bakımından stratejik önem taşıyor. Maden Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Adnan Tepeuğur, madenciliğin önemini, gelişmişlikle ilgili ilişkisini ve ülkelere sağladığı yararı Bursada Bugün'e anlattı.
GELİŞMİŞ ÜLKELERDE KİŞİ BAŞI MADEN TÜKETİMİ
Madenciliğin insan yaşamındaki yeri ve önemi hakkında konuşan Tepeuğur, "Gelişmiş ülkelerde kişi başı maden tüketimi genellikle 18 ton civarındadır; bu oran, gelişmekte olan ülkelerden önemli ölçüde yüksektir. Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkelerde kişi başına maden tüketimi yaklaşık 18 ton seviyesindedir. Bu oran, bir Türk vatandaşının yıllık tüketimine göre iki kat fazladır. Maden tüketimi, ülkenin refah ve gelişmişlik düzeyiyle doğrudan ilişkilidir" şeklinde konuştu.
"İHRACAT VE DIŞA BAĞIMLILIĞIN AZALTILMASINDA ROL OYNAR"
Tepeuğur, "Gelişmiş ülkelerin ekonomik büyüklüğü ve refah düzeyi, madencilikten elde edilen katma değerle paraleldir. ABD gibi ülkelerde madencilik, yıllık 105 milyar dolarlık cevher ve 45 milyar dolarlık hurdadan 3,8 trilyon dolarlık katma değer yaratmaktadır. Madencilik sektörünün GSYH içindeki payı gelişmiş ülkelerde %4-22 arasında değişirken, Türkiye'de bu oran %1'in altındadır. Kişi başı maden tüketimi arttıkça, ülkenin sanayi ve teknoloji altyapısı da gelişir. Madencilik, istihdam, ihracat ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından kritik bir rol oynar. Gelişmiş ülkeler, maden tüketimini sürdürülebilir şekilde artırarak ekonomik büyümeyi destekler" şeklinde konuşarak maden tüketiminin gelişmişlikle olan etkisini anlattı.
MADENCİLİK YAPILMAZSA NE OLUR?
Tepeuğur, madencilik olmadığında nelerin yaşanabileceğini "Yaşadığımız dünyada, teknolojinin gelmiş olduğu bu seviyede tüketim ihtiyaçlarımızın sürekli arttığı mevcut durumda kaynaklarımız ise tam tersi şekilde git gide azalmaktadır. Peki öte yandan dünya nüfusunun da sürekli arttığı bilindiğine göre günlük iş veya özel hayatımızda kullandığımız bir çok şeyin hammaddesinin madenlerden elde edilen mineraller ve metaller olduğunu yadsıyamadığımızı dikkate alacak olursak madencilik yapılmazsa ne olur hiç düşündünüz mü? Birkaç senede bir yenisi çıktığı için değiştirdiğimiz cep telefonları, bilgisayarlar, otomobiller artık üretilemez. Evlerimizde kullandığımız tabak, çatal, kaşıktan tutun elektronik bütün aletlerimizle de vedalaşmamız gerekir. İnşaat sektörü için malzeme tedariki sağlanamayacağından daha büyük ve yeni evlerde oturma şansımız ortadan kalkar. İlaç üretiminde kullanılan mineraller elde edilemediğinden sağlık sektöründe telafisi olmayan kayıplar yaşanır. Tarımsal ürünlerimizin yüzde 50'den fazlası, yapay gübrelerle yetiştirildiğinden gübreler olmazsa üretim yarı yarıya düşer. Dünyanın pek çok bölgesinde var olan açlık sorunu bu durumda çok daha fazla hissedilir olur. Fosil yakıtların çıkarılamayacak olması sebebiyle enerji krizi başlar. Belki fosil yakıtlar çok da önemli değil, yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş ve rüzgarsantrallerinden telafi eder, üretimi buradan karşılarız cevabı önümüze gelebilir. İşte burada karşımıza çıkan en büyük handikap ise yenilenebilir enerji kaynakları olan rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinden elde edilen elektrik enerjisi dağıtım oranlarının düşecek olması olur.Çünkü mevcut durumda yenilenebilir enerjinin paradoksu, yenilenemeyen madencilik malzemelerine ihtiyaç duymasıdır" şeklinde anlattı.
"BURSA ŞANSLI İLLERİMİZDENDİR"
Tepeuğur, "Sosyal ve kültürel hayatımızı sürdürdüğümüz, yaşamımızı idame ettirdiğimiz Bursa ilimiz de maden rezervlerimiz, yeraltı kaynaklarımız bakımından önde gelen şanslı illerimizdendir. İlimiz Enerji hammaddeleri, metalik madenler ve endüstriyel hammaddeler yönünden zengin maden yataklarına sahiptir. Bunların ilk akla gelenleri olarak kömür, krom, mermer ocaklarını sayabiliriz. Madenler doğası gereği bulunduğu yerde üretilmesi gerekir. Yer seçimi yapmak olası değildir. Genelde maden işletmeleri kırsalda bulunmakta olup bulunduğu bölgeyi, çevreyi, istihdam, sosyal ve kültürel olarak geliştirmektedir. Öte yandan madencilik emek yoğun bir sektördür. Son yıllarda mekanizasyonlu üretim yöntemlerine geçilmeye başlandıysa da hala işçiliğin, emeğin çok yoğun olarak kullanıldığı bir faaliyettir.
Tüm bu nedenlerle ve doğası gereği madencilik risklerin ciddi ve maximum seviyelerde olduğu Çok Tehlikeli iş kollarının en başlarında gelmektedir. Biz madenciler hazırlık ve üretim aşamalarında çeşitli tehlikelerle mücadele etmek zorundayızdır. Özellikle madenciliğin en tehlikeli kolu olan Yeraltı Madenciliğinde Gazlar, Patlamalar, Göçükler, Havalandırma, Toz gibi risklerle baş etmeye çalışırız" dedi.
MADEN MÜHENDİSLERİ NE İŞ YAPAR?
Maden mühendisliğinin önemini ve maden mühendislerinin çalışma alanlarını anlatan Tepeuğur, "Madencilik sektöründe doğal kaynakların güvenli ve verimli şekilde çıkarılması için kritik bir rol oynar. Maden yataklarının yeri ve değerlendirilmesi, Maden alanlarının araştırılması ve analiz edilmesi, Açık ve yeraltı ocaklarının tasarlanması ve işletilmesi, İş güvenliği ve çevre koruma önlemlerinin alınması, Hammaddelerin toplanması, taşınması ve işlenmesi süreçlerinin yönetilmesi, Yeni çıkarma ve işleme yöntemlerinin geliştirilmesi konularında almış olduğu eğitimler ışığında önemli rol oynamaktadır. Maden mühendisleri, enerji ve maden kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamada, modern yaşamın temel ihtiyaçlarının karşılanmasında doğrudan katkı sunar, Sektörde hem özel hem de kamu sektöründe yoğun talep gören bir meslek grubudur, Teknik tasarım, işletme yönetimi ve multidisipliner çalışmalarda öncüdür" ifadelerini kullandı.
Bursa Bölge, 2026.03.06 14:06