Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde hızla yayılan Ebola salgını, yüzde 30-50 ölüm oranıyla kritik boyutta. DSÖ, çatışmaların müdahaleyi zorlaştırdığını ve acil ateşkes çağrısı yaptı.
The Guardian haberine göre, Afrika kıtasında sağlık otoritelerini alarma geçiren Ebola salgını, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DKC) hızla yayılmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yeni vaka verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede hastalığın ölüm oranının yüzde 30 ila 50 bandına ulaştığını açıklayarak durumu "son derece kritik" olarak nitelendirdi. Bölgedeki güvenlik koşulları ve süregelen çatışmalar ise salgınla mücadeleyi daha da zorlaştırıyor.
EBOLA SALGININDA ÖLÜM ORANI ENDİŞE VERİCİ SEVİYEYE ULAŞTI
DSÖ'nün Cenevre'de yaptığı bilgilendirmede, yüksek riskli patojenler üzerinde çalışan uzman ekipten Anaïs Legand, doğrulanmış vakalar üzerinden yapılan son analizlerin salgının ciddiyetini ortaya koyduğunu ifade etti. Legand, virüse yakalanan her iki kişiden birinin hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya olabileceğine dikkat çekerek, mevcut tabloyu "devasa bir tehdit" olarak tanımladı.
Resmi kayıtlara göre salgının duyurulmasından bu yana binin üzerinde şüpheli ve doğrulanmış vaka tespit edildi. Ancak sağlık ekipleri, virüsün uzun süre fark edilmeden yayılmış olabileceğini belirterek gerçek vaka sayısının çok daha yüksek olabileceği uyarısında bulunuyor.
ÇATIŞMA BÖLGELERİ SALGINLA MÜCADELEYİ ZORA SOKUYORDSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının merkez üssüne yaptığı ziyaret sırasında bölgedeki insani duruma dikkat çekti. Ghebreyesus, virüsün kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu ancak silahlı çatışmalar ve kitlesel yer değiştirmelerin sağlık ekiplerinin çalışmalarını büyük ölçüde engellediğini söyledi.
Özellikle ülkenin kuzeydoğusunda yer alan ve maden kaynakları nedeniyle çatışmaların yoğunlaştığı Ituri bölgesi, salgının en kritik noktası olarak öne çıkıyor. Sağlık ekiplerinin güvenlik sorunları nedeniyle bölgeye ulaşmakta zorlandığı, bu durumun da müdahale sürecini ciddi şekilde yavaşlattığı bildiriliyor.
DSÖ, bölgede faaliyet gösteren tüm silahlı gruplara çağrıda bulunarak insani yardımın sağlanabilmesi için acil ateşkes ilan edilmesini istedi. Kurum, aksi halde önlenebilir ölümlerin artabileceği uyarısında bulundu.
SINIR TEDBİRLERİ VE ULUSLARARASI ENDİŞESalgının komşu ülkelere yayılma riskinin artması üzerine Uganda yönetimi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile olan sınır kapılarını kapatma kararı aldı. Ancak DSÖ, bu tür sert önlemlerin beklenenin aksine hastalığın kontrolünü zorlaştırabileceğini belirtiyor. Kuruma göre sınır kapanmaları, kontrolsüz ve izinsiz geçişleri artırarak virüsün takibini güçleştiriyor.
Bölgesel güvenlik ve sağlık krizinin birleşmesi, uluslararası kamuoyunda da endişe yaratmış durumda. Kenya'da bir mahkemenin, ABD vatandaşları için planlanan karantina merkezi anlaşmasını geçici olarak durdurması dikkat çekerken, ABD'nin ise bölgeye tıbbi yardım ve sağlık personeli göndermeye devam ettiği bildiriliyor.
TEDAVİ VE AŞI ÇALIŞMALARI HIZLANDIRILIYOREbola'nın mevcut salgına neden olan Bundibugyo türüne karşı henüz onaylanmış bir tedavi ya da yaygın kullanıma giren bir aşı bulunmuyor. Buna rağmen DSÖ'nün bilimsel danışma kurulları, klinik aşılama ve tedavi denemelerinin hızla başlatılması gerektiğini vurguluyor.
Afrika Birliği sağlık yetkilileri ise yıl sonuna kadar deneme aşamasındaki bazı aşıların kullanılabilir hale gelebileceğini değerlendiriyor. Ancak uzmanlar, bu süreç tamamlanana kadar salgının kontrol altına alınmasının büyük ölçüde sahadaki müdahale hızına bağlı olduğuna dikkat çekiyor.
ULUSLARARASI YARDIM SEFERBERLİĞİ GENİŞLİYORSon yıllarda Afrika kıtasında binlerce can kaybına neden olan Ebola virüsüne karşı uluslararası yardım kuruluşları yeniden harekete geçti. Bölgeye tıbbi ekipman, koruyucu malzemeler ve sağlık personeli sevk edilirken, salgının yayılımını durdurmak için yoğun bir koordinasyon çalışması yürütülüyor.
Ancak güvenlik riskleri, altyapı eksiklikleri ve hareket kısıtlamaları, yardım çalışmalarının etkisini sınırlayan en önemli faktörler arasında yer alıyor. DSÖ, salgının kontrol altına alınabilmesi için yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda insani ve siyasi çözümlerin de devreye girmesi gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Dünya, 2026.05.30 16:44