Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen deprem ve iş sürekliliği seminerinde, Bursa'daki organize sanayi bölgelerinin afetlere karşı dayanıklılığı masaya yatırıldı. Uzmanlar, kentteki yüzlerce sanayi yapısının olası bir depremde zarar görebileceğine dikkat çekerek, işletmelerin hem bina güvenliği hem de üretimin devamlılığı için kapsamlı hazırlık yapması gerektiğini vurguladı.
Bursa Teknik Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kahramanmaraş Depreminden İş Sürekliliğine İlişkin Çıkarılan Derslerin Bursa'ya Yansıması" başlıklı seminerde, 6 Şubat depremlerinin sanayi üzerindeki etkileri değerlendirildi. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen programda akademisyenler, kamu temsilcileri, sanayiciler ve Japon deprem uzmanları bir araya geldi.
Mimar Sinan Yerleşkesi'nde düzenlenen toplantıda, Bursa'daki organize sanayi bölgelerinin deprem karşısındaki mevcut durumu, üretimin kesintiye uğramaması için alınabilecek önlemler ve afet sonrası toparlanma süreçleri ele alındı. Uzmanlar, Bursa'nın Türkiye ekonomisindeki stratejik konumu nedeniyle sanayi tesislerinde yaşanabilecek olası bir aksamanın yalnızca kent ölçeğinde değil, ülke genelinde etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.
JICA Türkiye Ofisi Program Sorumlusu Aylin Çelik Korkut, Türkiye ve Japonya'nın deprem gerçeğiyle yaşayan ülkeler olduğunu belirterek, afetlere karşı dayanıklı şehirler oluşturmanın iki ülke için de ortak hedef olduğunu ifade etti. Bursa'da yürütülen "Dirençli Bursa Projesi" kapsamında yalnızca fiziksel yapıların değil, ekonomik sürdürülebilirlik ve kent yaşamının devamlılığının da değerlendirildiğini aktardı.
500'ÜN ÜZERİNDE SANAYİ YAPISI İÇİN HASAR RİSKİ
Seminerde sunum yapan Dr. Masashi Inoue, Kahramanmaraş depremleri sonrasında elde edilen veriler üzerinden Bursa'daki organize sanayi bölgelerine yönelik hazırlanan risk analizlerini paylaştı. Çalışmada Bursa'da bulunan 13 organize sanayi bölgesindeki yaklaşık 2 bin 666 sanayi yapısının özellikleri incelendi.
Yapılan değerlendirmelerde özellikle binaların yapım tarihleri üzerinde duruldu. Bursa'daki sanayi yapılarının yaklaşık yüzde 20'sinin 2000 yılı öncesinde inşa edildiği belirtilirken, eski yapı stokunun deprem güvenliği açısından daha ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Senaryo çalışmalarına göre kentte 500'den fazla sanayi yapısının olası bir deprem sırasında hasar alma ihtimali bulunuyor. Riskin özellikle Bursa, Kestel, Uludağ, İnegöl ve Mustafakemalpaşa organize sanayi bölgelerinde daha dikkatli ele alınması gerektiği ifade edildi. Uzmanlar, mevcut yapıların güçlendirilmesi kadar işletmelerin iş sürekliliği planlarını da hazırlamasının büyük önem taşıdığını belirtti.
ÜRETİMİN DEVAMLILIĞI İÇİN SADECE BİNA GÜVENLİĞİ YETERLİ DEĞİL
JET uzmanlarından Dr. Seda Şendir Torisu, Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen saha incelemelerinden elde edilen sonuçları paylaşarak deprem sonrası ekonomik kayıpların yalnızca bina hasarlarından kaynaklanmadığını söyledi. Makine parkurları, üretim ekipmanları, stoklar, veri sistemleri ve çalışan kayıplarının da sanayinin toparlanma sürecini doğrudan etkilediğini aktardı.
Kahramanmaraş'ta 232 firma ile yapılan araştırmanın sonuçlarına değinen Torisu, afet öncesinde hazırlık yapan işletmelerin kriz döneminde daha hızlı hareket edebildiğini belirtti. Düzenli tatbikat gerçekleştiren, veri yedekleme sistemleri oluşturan ve iş sürekliliği planlarına sahip şirketlerin üretime dönüş sürecinde avantaj sağladığı ifade edildi.
Uzmanlar, sanayi tesislerinde deprem hazırlığının yalnızca bina dayanıklılığıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, enerji, su, iletişim ve lojistik altyapılarının da afet senaryolarına göre planlanmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
2000 ÖNCESİ SANAYİ BİNALARI ÖNCELİKLİ OLARAK İNCELENMELİ
BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Bursa'daki organize sanayi bölgelerinde farklı dönemlerin deprem yönetmeliklerine göre yapılmış çok sayıda yapının bulunduğunu söyledi. Özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen sanayi binalarının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bayhan, Kahramanmaraş depremlerinde prefabrik sanayi yapılarında kolon alt bölgeleri, kiriş-kolon birleşimleri ve cephe panellerinde önemli hasarlar görüldüğünü aktardı.
Sanayi tesislerinde uygulanabilecek güçlendirme yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayhan, çelik destek sistemleri, enerji sönümleyici çözümler ve zemin iyileştirme çalışmalarının yapı güvenliği açısından önemli katkılar sağlayabileceğini ifade etti.
Bursa'nın Türkiye'de organize sanayi modeli konusunda öncü kentlerden biri olduğunu hatırlatan Bayhan, kentin deprem hazırlığı ve iş sürekliliği konusunda da örnek bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış tarafından organize sanayi bölgelerinde deprem zararlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar aktarılırken, Nagoya Teknoloji Enstitüsü'nden Prof. Dr. Kenji Watanabe ise afetlere karşı toplum temelli iş sürekliliği planlamasının önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Seminer, uzmanların katıldığı soru-cevap bölümünün ardından tamamlandı.
Bursa Bölge, 2026.07.27 11:19