Ramazan Başan
ramazan.basan@hotmail.com

Mart Ayı gelir bileklere Marteniçka takılır

05 Mart 2026 Perşembe, 14:21

Balkan kültürünün zarif bir bahar geleneği olan Marteniçka, yalnızca kırmızı ve beyaz iplerden oluşan bir bileklik değil; umut, dostluk ve yeni başlangıçların sembolüdür. Bazen bir şehirde, bir iftar sofrasında bile karşınıza çıkabilir.

Mart ayı geldi mi doğanın dili değişir.

Kışın ağır ve sessiz günleri geride kalırken toprağın altındaki hayat yavaş yavaş yüzeye çıkar. Dallar tomurcuklanır, kuşların sesi çoğalır, günler uzar. İnsanlık tarihi boyunca baharın gelişi yalnızca mevsimsel bir değişim değil, aynı zamanda yeniden doğuşun ve umudun sembolü olmuştur.

Balkan coğrafyasında ise bu umut, çok zarif bir gelenekle karşılanır: Marteniçka.

Her yıl 1 Mart'ta, kırmızı ve beyaz ipliklerden yapılan küçük bileklikler dostların, aile üyelerinin ve sevdiklerin bileğine takılır. Bu gelenek Balkan halklarının yüzlerce yıldır sürdürdüğü bir iyi dilek ritüelidir.

Kırmızı yaşam enerjisini, sağlığı ve gücü temsil eder.

Beyaz ise saflığı, yeni başlangıçları ve uzun ömrü...

Bu iki rengin birleşimi bize doğanın en sade mesajını verir:

Hayat her yıl yeniden başlar.

Bursa: Balkan Kültürünün Anadolu'daki İzleri

Balkanlardan Anadolu'ya gerçekleşen göçlerin en önemli şehirlerinden biri hiç kuşkusuz Bursadır.

Yüzyıllar boyunca Bulgaristan'dan, Makedonya'dan, Yunanistan'dan ve Romanya'dan gelen göçmenler bu şehre yalnızca evlerini değil; mutfaklarını, geleneklerini ve kültürel hafızalarını da getirmiştir.

Bugün Bursa'nın mutfağında, sohbetinde ve sosyal hayatında Balkan kültürünün izlerini görmek mümkündür.

Bazen bir sofrada, bazen bir şarkıda, bazen de küçük bir sembolde...

Gastronomi Sofrasında Bursa'yı Konuşmak

Geçtiğimiz günlerde GASTRODER Gastronomi Kültür Seyahat Derneği olarak düzenlediğimiz Gastronomi Buluşmaları kapsamında Ramazan ayına özel bir iftar sofrasında bir araya geldik.

Bursa'nın kültürel dokusunu yaşatan mekânlarından Otontik Club Otel'de gerçekleşen bu buluşma yalnızca bir iftar davetideğildi.

Aynı zamanda Bursa'nın gastronomi potansiyelini, turizm vizyonunu ve şehrin sosyal yaşamını daha ileriye nasıl taşıyabileceğimizi konuştuğumuz samimi bir fikir paylaşımına dönüştü.

Otoantik Club Otel Genel Müdürü İzzet Battır'ın ev sahipliğinde gerçekleşen bu anlamlı akşamda Bursa iş dünyasının ve akademi dünyasının değerli isimleri aynı sofrada buluştu.

İftar davetine;

Eski BTSO Başkanlarımızdan, iş dünyasının sevilen isimlerinden Parseker Group Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Parseker,

Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar,

Kardelen Kestane Şekerleme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mümin Akgün,

Bursa cemiyet hayatını düzenlediği nitelikli etkinliklerle bir araya getiren Gastroder Başkan Yardımcısı Özgür Gül,

İş dünyasının atom karıncası, birçok ulusal şirketin Yönetim Danışmanı Mecit Boyacı,

Otomotiv sektöründe birçok markanın Yönetim Kurulu Üyeliği'ni yapan Tayyar Katrancı,

Hürriyet Gazetesi'nde uzun yıllar birlikte çalışma fırsatı bulduğum ve bugün markalaşma ile iletişim stratejileri alanında danışmanlık yapan Burcu Başar ve bendeniz katıldık.

Sohbetin moderatörlüğünü üstlendiğim bu güzel akşamda Bursa'nın gastronomi turizmi potansiyelinden şehir yaşamının kalitesine kadar pek çok konu konuşuldu.

Hepimizin ortak dileği ise çok netti:

Bursa'nın daha yaşanabilir, daha sosyal ve kültürüyle daha güçlü bir şehir olması.

İlhan Parseker İlham Oldu

Sohbet ilerlerken dikkatimi çeken küçük ama anlamlı bir detay vardı.

İlhan Parseker ağabeyimizin bileğinde kırmızı ve beyaz iplerden oluşan bir Marteniçka.

Balkan kültürünün dünyaya armağan ettiği bu sembol, baharın gelişini ve yeni başlangıçları temsil eder.

İlhan ağabey bu küçük bileklikle sadece bir geleneği yaşatmıyor; aynı zamanda Balkanlardan Bursa'ya taşınan kültürel mirasın da sessiz bir temsilcisi gibi duruyordu.

Ve doğrusu, bu yazının ilhamı da o anda doğdu.

Yeni Başlangıçların Güzel Tesadüfü

O akşamın bir başka güzel anlamı daha vardı.

Marteniçka'nın temsil ettiği yeni başlangıçlar, aslında o sofrada başka bir gelişmeyle de örtüşüyordu.

Otontik Club Otel'in Genel Müdürü İzzet Battır, kısa süre önce bu göreve başlamıştı.

Biz de bu güzel akşam vesilesiyle kendisine yeni görevinde başarı dileklerimizi ilettik.

Bursa turizmi için önemli bir yere sahip olan bu güzel tesisin, yeni yönetimiyle birlikte daha güçlü bir vizyonla yoluna devam edeceğine olan inancımızı paylaştık.

Bursa'nın gastronomi ve turizm potansiyelini daha iyi anlatan, kültürel kimliğini daha güçlü yansıtan bir merkez olması hepimizin ortak temennisi.

Küçük Bir Bileklik, Büyük Bir Mesaj

Belki de o akşam İlhan Parseker ağabeyimizin bileğindeki Marteniçka bu yüzden anlamlıydı.

Çünkü bazen büyük değişimler büyük sözlerle başlamaz.

Bazen bir şehir için kurulan hayaller,

bir iftar sofrasında paylaşılan fikirlerle başlar.

Ve bazen de baharın habercisi,

iki renkli küçük bir ipliktir.

Kırmızı ve beyaz...

Bize her yıl aynı şeyi hatırlatan bir sembol:

Her kışın sonunda mutlaka bir bahar vardır.

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa'nın hafızası Mudanya'da yeniden hayat buldu
18 Şubat 2026 Çarşamba, 15:46

Kasaplar arasındaki yüzde 50 fiyat farkının nedeni nedir?
11 Şubat 2026 Çarşamba, 09:19

Kayhan Çarşısı'nın üstü kapanacak mı?
07 Şubat 2026 Cumartesi, 17:23

Pasta yemek için Bursa'ya gelecekler...
16 Ocak 2026 Cuma, 08:59

Yılbaşı gecesinde neden hindi?
31 Aralık 2025 Çarşamba, 10:39

Bursa Skal ile 40 yıldır yurtta turizm dünyada turizm
24 Aralık 2025 Çarşamba, 11:05

Manda yuva yapmış fincan kenarına
12 Aralık 2025 Cuma, 12:12

Girit'ten Bursa'ya göçle gelen lezzetler
25 Kasım 2025 Salı, 11:58

Bugün Dünya Cantık Günü kutlu olsun
22 Kasım 2025 Cumartesi, 09:00

Midye, kokoreç değil cehalet öldürür
15 Kasım 2025 Cumartesi, 11:18

Tüm Yazılar