Ramazan Başan
ramazan.basan@hotmail.com

Akıllardaki soru Kartalkaya faciası Sonrası Uludağ Otelleri ne kadar güvenli?

22 Ocak 2025 Çarşamba, 09:39

Albert Camus 100 yıl evvel,

''Bir ülkeyi tanımak istiyorsan insanların nasıl öldüğüne bakmalısın'' demiş.

Biz denetimsizlikten, bir şey olmazlardan, tedbirsizlikten ölüyoruz.

Türkiye'yi yasa boğan haber bir tatil merkezinden geldi bu sefer.

Türkiye'nin önemli kayak merkezlerinden biri olan Kartalkaya'da 12 katlı ahşap otelin restoran bölümünde başlayan yangında 76 insanımız ölürken 51 insanımız da yaralandı. Sayı her geçen gün gelen bilgilere göre atabiliyor.

Sömestir tatili nedeniyle doluluk oranının yüzde 80-90 oranında olan otelde, 237 kişinin konakladığı gece çıkan yangında bir çok insanın da pencerelerden atlayarak canını kurtardığını öğrendik.

Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da ''Otelin 2021 ve 2024 yıllarında tür ve sınıflandırma denetimlerinin yapıldığını, bu denetimler sırasında iş yeri açma, çalışma ve yangın yeterlilik ruhsatlarının ve itfaiye tarafından verilmiş yangın yeterlilik belgesi mevcut." olduğunu söyledi. Beyanata baksan 'işletmenin hatası yok diyecek neredeyse ...

YANGIN DEĞİL İHMAL VE DENETİMSİZLİK ÖLDÜRDÜ

Tüm Türkiye bu faciadan dolayı yasa bürünürken ihmaller, denetim eksiklikleri konuşulmaya başlandı.

Yangın, dış ve iç taraflardaki ahşap kaplamaların etkisi ile artmış, yangın muslukları çalışmadığı, yangın sensörlerinin harekete geçmediği,, acil çıkış kapılarının olmadığı söylenirken detaylı bir adli soruşturma başladı.

Gecelik konaklamanın 30 bin TL ama insan hayatının bedava olduğu bu coğrafyada,

Bu tür olaylardan ne kadar ders çıkartırız, ne kadar önlem alırız bilemiyorum.

Bu yangın faciası da, depremde çürük bir binanın yıkılması gibi,  binayı yapanın, ruhsat verenin, mahalli idaresinin sorumluluğu gibidir. (Her ne kadar depremde gördük ki bu sorumlulara yeterli yaptırımlar uygulanmadı.)

ULUDAĞ OTELLERİ NE DURUMDA?

Facia sonrası bir başka ünlü kayak merkezimiz olan Uludağ'daki otellerin yangına karşı ne kadar güvenli olduğu, akıllara gelen ilk soru oluyor.

Kuruluşu 1933 yılına kadar uzanan Uludağ Kayak Merkezi'ndeki otellerin daha çok 1970'li yıllar ve sonrasında hayata geçtiğini görüyoruz. Kayak merkezi 50 yıllık, 40 yıllık, 30 yıllık otellerle dolu. Eski olmasından ziyade otellere bakım ve düzenli tadilat yapılmadığı, yeni yönetmelik ve uygulamalara uyumlu olmadığı gözle görülebiliyor.

Tüm oteller yangına karşı önlem ve tedbirlerini almalı ama kış otellerindeki şöminelerin fazlalığı, elektrikli ısıtıcılar, görsel ahşap malzemeler, otellerin eskiliği yangın riskini daha da arttırıyor.

Uludağ'daki otellerin neredeyse hepsini defalarca gezdim, otel sahipleri sezonun kısa olması nedeniyle otellere yatırım yapmıyorlar, maalesef otellerine çivi bile çakmadan sezonu açıp kapatıyorlar.

Uludağ'da bir çok otelin ek yaparak lego gibi büfeden, 2-3 odadan nasıl otele döndüğünü Bursalılar bilir.

Uludağ Otellerde kapsamlı bir denetim yapılsa,

Odaların tavanlarında yangın muslukları var mı?

Yağmurlama sistemleri var mı?

Duman detektörleri var mı?

Yangın alarmları çalışıyor mu?

Sezonda personelline yangın tatbikatları yaptırıyorlar mı?

Yataklar, perdeler, kumaşlar yangına tutuşmaya engel kumaşlar mı?

Yangın tahliye koridorları, yangın kaçış kapıları, merdivenleri aktif mi?

Bu otellerin hepsinin eminim ki 'İtfaiye Raporu' vardır ve de kağıt üstünde tamdır.

İtfaiye Raporu bizim ülkemizde en kolay alınan en basit raporlardandır.

Bu eski oteller kiraya verilerek yatırımdan yapmaktan kaçınıyorlar.

Oteller eski, halıları eski, tesisatları eski...

Tarık Akan'ın yıllar önce film çektiği Uludağ'daki bir otelin mutfağına gitmiştim, sanırsın maden ocağında ilerliyorsun...

Kafanı eğe eğe daracık koridorlarla birbirine bağlanmış eski oteller.

Bir gün Uludağ'da bir otel kendiliğinden yıkılsa sürpriz olmaz, oteller ayakta zor duruyor ..

Uludağ'da yangına hazır kapsamlı bir denetim yapılır mı?  

Cevap vereyim;

Denetim yapılmaz,

Ola ki yapılırsa usulünce yapılmaz,

Usulünce yapılsa dahi otel kapanmaz.

Değil Uludağ'da bir otelin kapanması, turizm sezonunda tüm otellerin kapanması bile bir insan ömrünü geri getirmez.

Şimdi yanında ölenlerin resimleri geliyor ajanslara yavaş yavaş.

Ne güzel aileler ne güzel gençler, ülkenin yetiştirdiği kıymetli insanlar yangında ölmüş. Türkiye'nin ve dünyanın en büyük ve talihsiz yangınlardan birini yaşadık.

Los Angeles'da   günlerce haftalarca yangın sürdü 27 kişi öldü bizde bir gecede 76 kişi öldü.  

Ne pahasına ... ?

Biraz önlem, biraz tedbir, biraz denetim olsaydı o güzel insanlar hayatlarının baharında ölmeyeceklerdi...

Bunu nasıl ve ne zaman idrak ederiz bilemem, ama o zaman bu coğrafya yaşanır bir hal alır, yoksa 'coğrafya kaderimiz olur', ellerimizle yarattığımız cehennemi bu dünyada yaşar dururuz.  

Uludağ'daki yangın ile ilgili tedbirlerini almış olan oteller ise, bu önlemlerini, tedbirlerini basına açmalı ve anlatmalılar. Otellere olan güven yaşanan bu büyük yangın nedeniyle büyük ölçüde sarsıldı. Bu güvenin tesisi ancak doğru bir iletişimle sağlanabilir.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Buselik makamından lezzet notlarına
17 Nisan 2026 Cuma, 12:40

Bursa'nın sofrasında Anadolu'nun izleri
12 Nisan 2026 Pazar, 21:52

Savaşlar biter, sofra kalır: İran mutfağının sessiz direnci
02 Nisan 2026 Perşembe, 23:09

Mutfak kültürümüzde yaşayan bayram geleneklerimiz
22 Mart 2026 Pazar, 08:08

Nevruz ve Gastronomi
21 Mart 2026 Cumartesi, 18:45

Mart Ayı gelir bileklere Marteniçka takılır
05 Mart 2026 Perşembe, 14:21

Bursa'nın hafızası Mudanya'da yeniden hayat buldu
18 Şubat 2026 Çarşamba, 15:46

Kasaplar arasındaki yüzde 50 fiyat farkının nedeni nedir?
11 Şubat 2026 Çarşamba, 09:19

Kayhan Çarşısı'nın üstü kapanacak mı?
07 Şubat 2026 Cumartesi, 17:23

Pasta yemek için Bursa'ya gelecekler...
16 Ocak 2026 Cuma, 08:59

Tüm Yazılar