İsmail Arslan
ismailarslan.43@gmail.com

Raconu diziler kesti, bedelini çocuklar ödedi!

16 Nisan 2026 Perşembe, 14:33

Şanlıurfa Siverek'te 19 yaşındaki eski bir öğrenci, elinde av tüfeğiyle bir zamanlar eğitim gördüğü liseyi bastı, rastgele ateş açtı, 16 kişiyi yaralayıp kendi canına kıydı.

Daha bu şoku atlatamadan, bu kez Kahramanmaraş'tan gelen dehşet verici haber tüm Türkiye'yi sarstı.

Henüz 14 yaşındaki bir ortaokul son sınıf öğrencisi, polis müdürü babasının 5 silahı ve 7 şarjörüyle okula girip adeta katliam yaptı. Biri öğretmen 10 canımız gitti, 13 yaralımız var

Acı Türkiye'nin dört bir yanını sarmışken, provokatörler de boş durmadı. Bursa'da okullara benzer saldırılar planladığını sosyal medyadan paylaşan 2 kişi, Bursa polisinin radarına takıldı. Siber devriyelerin dikkati ve titiz çalışması sayesinde, bu şahıslar kıskıvrak yakalandı.

***

Yıllarca haberlerde ABD'deki okul saldırılarını izler, 'Oralarda toplum yapısı çökmüş, insanlık bitmiş' diye üzülür, biraz da halimize şükrederdik.

Şimdi ise o uzak sandığımız trajedi, evimizin içine, sınıflarımızın ortasına düştü.

Neler oluyor böyle? Ne ara bu hale gelindi? Ne ara çocuklarımızın eline kalem yerine silah yakışır oldu?

Çok uzağa bakmaya, lafı dolandırmaya da gerek yok.

'Racon' kesen, elinde silahla adalet dağıttığını sanan sahte kahramanların başrolde olduğu televizyon dizileri, bu şiddet özentisinin en büyük besleyicisi.

Şiddeti meşrulaştıran, 'höyt höytü' yiğitlik olarak pazarlayan bu yapımlar, maalesef gençleri zehirliyor.

Mesele sadece ekranlarla da değil. Kontrolsüz oyun platformları, sosyal medya ve dijital alemin tehlikeli yüzü, gençleri çocukları gerçek dünyadan koparıp sanal bir cinnetin içine hapsediyor.

Bu platformların acilen ve tavizsiz bir denetime tabi tutulması artık mecburiyet.

Burada en büyük görev ve vebal kuşkusuz ailelerin. Bir çocuk evde neyi görüyorsa sokakta onu hayata geçiriyor. Evde ne düşünülüyorsa dışarıda onu eyleme dönüştürüyor. Evde neye maruz kalırsa, intikamını sokakta arıyor.

Devlet ne kadar denetlerse denetlesin...

Anne ve babalar, evlatlarının hangi oyunları oynadığını, kimlerle 'online' dünyada arkadaşlık ettiğini, davranışlarını, düşüncelerini takip etmek zorundadır.

Odasına kapanan, evinde vakit geçiren her çocuğu 'sessiz, sakin, zararsız' sanmak, en büyük yanılgı.

Okullarımızdaki rehber öğretmenlerin durumu da bu noktada hayati önem taşıyor. Rehberlik görevi sadece 'sınav stresi' için danışılan birim olmaktan çıkmalı, aileyi de içine alan bir 'erken uyarı sistemi' gibi çalışmalı.

Eğer 14 yaşındaki bir çocuk evindeki 5 silahı çantasına koyup okula getirebiliyorsa, burada hem evdeki aile hem de okuldaki rehberlik, sınıfta kalmış demektir.

***

İlk etapta yapılması gerekenler belli. Kendini güvensiz hisseden, korkan, aklında her an korkunç şeyler olacağını hayal eden vatandaşlarımızı rahatlatacak olan tek şey, devletin sarsılmaz otoritesi ve şefkatidir.

Kurallara uyan, vatanını seven, saygılı ve ahlaklı vatandaş, kendini sahipsiz ve yalnız hissetmemeli. Devlet, kudretini "Buradayım" mesajıyla vermeli.

Bu sadece bir asayiş meselesi değil, bir beka ve ahlak meselesi.

Yoksa yarın çok geç olacak...

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa'da dürüstlüğün 'enayi', sahtekarlığın 'abi' sayıldığı iki olay!
30 Mart 2026 Pazartesi, 10:43

İlber Ortaylı'nın Bursa'ya bıraktığı vasiyet!
14 Mart 2026 Cumartesi, 16:50

Uludağ'ı bekleyen 'hararetli' günlerin şifreleri!
05 Mart 2026 Perşembe, 15:44

Bursa'da 'iki dünya' arasına sıkışan ilçe ve sessiz devrim!
13 Şubat 2026 Cuma, 20:20

Bursa'nın bitmek bilmeyen sancısına ilaç arayışı!
29 Ocak 2026 Perşembe, 14:56

Bu tohumu ekmeyin!
31 Aralık 2025 Çarşamba, 15:43

Bursa siyasetinde 'taarruz' dönemi!
25 Aralık 2025 Perşembe, 20:32

Bursa'da memleketin 'yaramazlarına' savaş açan ilçe!
28 Kasım 2025 Cuma, 09:27

İznik'i dünya gündemine taşıyan sır!
22 Kasım 2025 Cumartesi, 10:29

Bursa'nın iki rüyası 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda!
30 Ekim 2025 Perşembe, 17:57

Tüm Yazılar