İsmail Arslan
ismailarslan.43@gmail.com

Bursa'da dürüstlüğün 'enayi', sahtekarlığın 'abi' sayıldığı iki olay!

30 Mart 2026 Pazartesi, 10:43

Biri 200 bin lirayı sahibine teslim etti, diğeri insanların yardım duygusunu cebine indirdi.

Aynı şehir... 4 gün içinde, iki ayrı hikaye.

Ama aslında tek bir gerçeğin iki yüzü.

Erdemlerimizi birer birer yok ederken, aslında ruhumuzdan da çok şey kaybettiğimizin kanıtı...

***

Geçenlerde Bursa'nın İnegöl ilçesinde bir belediye personeli, yolda bulduğu 200 bin lirayı sahibine teslim etti.

Haberi yaparken bile şaşırıyoruz, "Vay be, hala böyle insanlar varmış, insanlık ölmemiş" diyoruz.

Asıl şaşırtıcı olan da tam burada: Dürüstlüğün şaşırtıcı hale gelmiş olması!

Yapılan yorumlar ise adeta ahlaki yıkımın aynası...

"Ben olsam yerim, devir ekonomi devri" diyenler...

"En azından yarısını alsaydı, enayilik etmiş" diye akıl verenler...

"Sahibi zaten zengindir, ona koymazdı" diye harama kılıf uyduranlar...

Normal olan dürüstlüktü.

Şimdi ise dürüstlük, 'haber değeri' taşıyan bir mucizeye, başkalarının gözünde ucuz bir 'şov' yakıştırmasına dönüştü.

***

Biz o dürüst adama 'enayi' yaftası yapıştırmakla meşgulken, Bursa'da başka bir gerçek yüzümüze tokat gibi çarptı.

Kendine 'Bursa Abisi' adını takan ve Yiğitler Mahallesi'nde önceki dönem muhtarlık yapan bir şahsın, yardıma muhtaç çocuğu, yaşlıyı, engelliyi alet ederek, sizin, bizim o temiz merhametimizi sömürdüğü ortaya çıktı.

Kendisini kamu görevlisi gibi tanıttı. Sosyal medya üzerinden yardım kampanyaları düzenledi.
Ve o güven duygusunu paraya çevirdi. Sonuç?

2 taşınmaz ve bir araca el konuldu. Evinde tomarla gıda ve hediye kartı çıktı.

Yani İnegöl'deki adamın yaşatmaya çalıştığı güven duygusunu bu şahıs kendine meze yaptı. 

Bu arada böylesine hassas ve toplumun sinir uçlarına dokunan bir konuda operasyonu gerçekleştiren Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bursa Emniyeti'ni yürekten kutluyorum.

***

Bir yanda, 200 bin lirayı tek kuruşuna dokunmadan teslim eden bir ahlak, diğer yanda yardım kolilerini bile fırsata çeviren bir hırs.

Bir tarafta iyiliği küçümseyen bir dil, diğer tarafta o iyiliği sömüren bir düzen...

Şüphe en yakın yol arkadaşımız olmuş.

Böyle bir toplumda iyilik nasıl ayakta kalacak? Bu denklemde güven yaşayabilir mi?

Yaşayamıyor.

Zaten bugün kimse kimseye gönül rahatlığıyla el uzatamıyor.

***

Eskiden 65-70 yaşına gelen amcalarımız, teyzelerimiz dizlerini döverek "Bizim zamanımızda böyle değildi" diye hayıflanırdı.

Biz daha o yaşlara gelmeden, daha yolun ortasındayken başladık. Bu cümleyi kurmak için yaşlanmayı, ununu eleyip eleğini asmayı beklemedik.

Çünkü çöküşün bu kadar hızlı olacağını, dürüstlüğün 'enayilik', sahtekarlığın ise 'abilik' sayılacağını tahmin edemezdik.

Emanete hıyanetin sıradanlaştığı, vefanın ise sadece bir semt adı kaldığı bu çağda biz, 'bize' çok yazık ettik...

Ve biz, 'bizi' çok erken tükettik...

Yazarın Diğer Yazıları

İlber Ortaylı'nın Bursa'ya bıraktığı vasiyet!
14 Mart 2026 Cumartesi, 16:50

Uludağ'ı bekleyen 'hararetli' günlerin şifreleri!
05 Mart 2026 Perşembe, 15:44

Bursa'da 'iki dünya' arasına sıkışan ilçe ve sessiz devrim!
13 Şubat 2026 Cuma, 20:20

Bursa'nın bitmek bilmeyen sancısına ilaç arayışı!
29 Ocak 2026 Perşembe, 14:56

Bu tohumu ekmeyin!
31 Aralık 2025 Çarşamba, 15:43

Bursa siyasetinde 'taarruz' dönemi!
25 Aralık 2025 Perşembe, 20:32

Bursa'da memleketin 'yaramazlarına' savaş açan ilçe!
28 Kasım 2025 Cuma, 09:27

İznik'i dünya gündemine taşıyan sır!
22 Kasım 2025 Cumartesi, 10:29

Bursa'nın iki rüyası 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda!
30 Ekim 2025 Perşembe, 17:57

Bursa'da 'gemi' yapmayanların hikayesi!
17 Ekim 2025 Cuma, 17:52

Tüm Yazılar