Ferdi Sönmez
dunyaemeklilik16@gmail.com
SGK'dan işverenlere nefes aldıran genelge
06 Şubat 2026 Cuma, 15:50
Türkiye'de işverenlerin en büyük stres kaynaklarından biri nedir diye sorsak, ilk sıralarda hiç kuşkusuz SGK borçları gelir.
Prim borçları, gecikme zamlarıyla birlikte büyür; bu büyüme beraberinde hacizleri, teminat taleplerini ve idari yaptırımları getirir.
Kısacası, borç ortaya çıktığında süreç hızla bir yaptırımlar zincirine dönüşür.
İşte tam da bu noktada Sosyal Güvenlik Kurumu, 30 Ocak 2026 tarihli ve 2026/7 sayılı Genelgesi ile önemli bir değişikliğe gitti.
Bu genelgeyle, SGK prim borcu bulunan işverenlere uygulanacak tecil ve taksitlendirme kuralları yeniden belirlendi.
Yeni Taksitlendirme İşverenlere Ne Getiriyor?
İlk bakışta işverenler için bir "nefes alma" imkânı sunuyor gibi görünse de, bu genelge yalnızca kolaylıklar içermiyor; beraberinde yeni sınırlar ve sorumluluklar da getiriyor.
Taksit sayısından teminat şartlarına, ödeme sürecinde yapılacak en küçük ihlalin doğuracağı sonuçlara kadar pek çok başlık yeniden tanımlanmış durumda.
Peki bu yeni düzenleme pratikte ne anlama geliyor?
İşte gözden kaçmaması gereken önemli detaylar...
Peşinat Engeli Kaldırıldı: Artık "%10 Peşin Öde" Yok
Önce en çarpıcı değişiklikten başlayalım.
Bugüne kadar SGK borcunu tecil ettirmek isteyen işverenin önüne çıkan ilk engel şuydu:
"Önce borcun %10'unu peşin öde."
Yeni genelgeyle bu şart tamamen kaldırıldı.
Ayrıca tecil başlangıç tarihi, ilk taksitin ödendiği tarih olarak netleştirildi.
Dahası, yeni uygulama sadece peşinatı kaldırmakla kalmıyor; ödeme planına da esneklik getiriyor.
Genelge açıkça şunu söylüyor:
Asıl olan, borcun eşit taksitlerle ödenmesi.
Ancak işverenin mali durumu buna elverişli değilse ve bunu belgeleyebiliyorsa,
SGK ilk altı taksit için daha düşük tutarlı, kademeli bir ödeme planına izin verebilecek.
Buradaki kritik sınır şu:
İlk altı ayda ödenecek taksitler, normal taksit tutarının %50'sinin altına düşemeyecek.
Ancak %50'nin üzerinde belirlenmesi mümkün.
Altıncı aydan sonra ise sistem net:
Kalan borç, kalan ay sayısına bölünüyor ve eşit taksitlerle ödenmeye devam ediliyor.
Bu durum, nakit akışı bozulmuş ancak iyi niyetli işverenler için son derece kritik bir rahatlama anlamına geliyor.
Taksit Aksamasında Yeni Sınır
Eskiden bir takvim yılı içinde üç taksitin aksaması hâlinde tecil otomatik olarak bozuluyordu.
Yeni düzenlemeyle bu sınır dört taksite çıkarıldı.
Aynı esneklik, mücbir sebep kapsamındaki borçlar için de geçerli.
Cari Ay Prim Ödemelerine Dikkat
Tecil ve taksitlendirme süreçlerinde en sık karşılaşılan sorunların başında, cari ay primlerinin ödenememesi geliyor.
Önceki uygulamada, bir takvim yılı içinde üç cari aya ait prim borcunun ödenmemesi, üçüncü ayın son ödeme süresini takip eden günde tecilin bozulması için yeterliydi.
Yeni düzenleme bu noktada bir esneklik getirdi.
Cari ay primleri yönünden tecili bozan sınır, üç aydan dört aya çıkarıldı.
Ayrıca eski uygulamada, bir takvim yılında en fazla iki cari aya ait prim borcunun izleyen yılın sonuna kadar ödenmemesi tecili bozarken;
yeni düzenlemeyle bu sınır üç cari aya yükseltildi.
Tecili Bozulanlar İçin "Sicil Affı" Niteliğinde Düzenleme
Belki de en dikkat çekici başlıklardan biri burası.
Eskiden son iki yıl içinde iki kez tecili bozulan işverenin yeniden başvuru hakkı bulunmuyordu.
Yeni genelgeyle bu sınır üçe çıkarıldı.
Dahası var:
Eğer daha önce bozulan tecillere ait borçlar sonradan ödenmişse,
bu bozulmalar sicilde sayılmayacak.
Teminat Limiti 50 Binden 250 Bine Çıktı
Bir diğer kritik değişiklik de teminat konusunda.
Artık 250.000 TL'ye kadar olan SGK borçlarında teminat aranmayacak.
Bu tutar, önceki uygulamada yalnızca 50.000 TL idi.
Bu düzenleme çerçevesinde borcu 250.000 TL'yi aşmayan işverenler;
gayrimenkul ya da banka teminatı sunmak zorunda kalmadan tecil ve taksitlendirme imkânından yararlanabilecek.
Bu yönüyle düzenleme, özellikle teminat gösterecek mali gücü bulunmayan küçük ve orta ölçekli işletmeler ile esnaf için sürece erişimi kolaylaştıran önemli bir adım niteliği taşıyor.
Haciz, Teminat ve Değerleme Kuralları Netleşti
Genelge; taşınır ve taşınmazların teminat olarak kabulü, değer tespitleri ve hacizlerin kaldırılması gibi konularda da son derece ayrıntılı ve net kurallar getiriyor.
Bu durum, keyfi uygulamaların önüne geçilmesi açısından önemli bir değişiklik.
Yazarın Diğer Yazıları
En düşük emekli aylığı 20 bin TL oldu: Sorun bitmedi
22 Ocak 2026 Perşembe, 19:08
Memur ve emekli zamları belli oldu: En düşük emekli maaşı için hangi formül masada?
08 Ocak 2026 Perşembe, 16:21
Emeklinin 2026 zammı aralık enflasyonuna bağlı: Kritik eşik %0,74
30 Aralık 2025 Salı, 16:22
Asgari ücret zammıyla hangi ödemeler değişti? İşte kalem kalem güncel tutarlar
24 Aralık 2025 Çarşamba, 14:16
Almanya'da "Anne Emekliliği" hakkında kritik detaylar
09 Aralık 2025 Salı, 15:08
Emekliye değil borçlanmaya zam: Torba kanuna tepkiler artıyor
18 Kasım 2025 Salı, 12:55
Malulen emeklilikte şartlar ve uygulamadaki yenilikler
13 Kasım 2025 Perşembe, 14:03
2026 Emekli Zammı Şekilleniyor: Tahmini Oran %13,44
06 Kasım 2025 Perşembe, 14:54
Bağ-Kur'lulara erken emeklilik: Yüzde 40 kuralı
30 Ekim 2025 Perşembe, 14:59
2026'da Emekliliği Düşünenler Dikkat! Borçlanma ve Primlere Zam Geliyor
17 Ekim 2025 Cuma, 23:13