E. Pınar Turan Kahraman
eminepinarturan@gmail.com
Bursa'da 1 milyon kişiyi buluşturan festival yeniden başlıyor! Bu kez hedef çok daha büyük
02 Eylül 2026 Çarşamba, 08:52
Bir festivalden çok daha fazlası
Bursa'da gastronomi; tarih, turizm, tarım, üretim, esnaf, kadın emeği, sanayi ve elbette marka değeriyle birlikte düşünülmesi gereken büyük bir ekonomik alan.
Bunun en somut göstergelerinden biri de artık Bursa Gastronomi Festivali.
Geçtiğimiz yıl düzenlenen 4. Uluslararası Bursa Gastronomi Festivali'nde ortaya çıkan 1 milyon ziyaretçi rakamı, aslında Bursa'nın gastronomiye olan ilgisinin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösterdi.

Şimdi sıra 5. festivalde.
Üstelik bu kez hedef yalnızca daha fazla insanı Merinos Parkı'na getirmek değil.
Bursa'nın mutfak kültürünü, tarihini ve üretim gücünü çok daha büyük bir hikâyenin içerisine yerleştirmek.
18-19-20 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalin teması da bunun ipucunu veriyor:
"Fetheden Lezzetler."
İsmi bile başlı başına bir hikâye.
Bence 5. Bursa Gastronomi Festivali'nin asıl iddiası tam olarak burada başlıyor.
Merinos Parkı üç günlüğüne Bursa'nın mutfak hafızasına dönüşecek
Coğrafi işaretli yöresel ürünlerin yer aldığı alanlar, ulusal lezzetler, Bursa Üreten Kadınlar Sokağı ve atölyelerle birlikte Merinos Parkı adeta büyük bir açık hava mutfağı halini alacak.
Ama mesele yalnızca insanların stantları gezip yemek yemesi değil.
Asıl mesele, Bursa'nın elindeki gastronomik zenginliğin görünür hale gelmesi.
Çünkü Bursa denildiğinde akla yalnızca birkaç ünlü yemek gelmemeli.
Bursa döner kebabı, İnegöl köftesi, pideli köfte, cantık, tahinli pide, kestane şekeri elbette bu hikâyenin en bilinen kahramanları.
Ancak hikâye bundan çok daha büyük.
Keles'in kirazından Bursa'nın şeftalisine, ahudududan çileğe, Deveci armudundan Yenişehir biberine, Karacabey soğanından Gemlik zeytinine kadar uzanan geniş bir üretim zincirinden söz ediyoruz.

Şimdi Bursa'nın önünde üç günlük büyük bir gastronomi buluşması var.
Merinos Parkı dolacak.
Stantlar kurulacak.
Şefler sahneye çıkacak.
Yemekler hazırlanacak.
Yarışmalar yapılacak.
Konserler düzenlenecek.
Binlerce, belki yine milyonlara yaklaşan ziyaretçi Bursa'nın lezzetleriyle buluşacak.
Fakat festivalin en önemli günü 20 Eylül değil.
21 Eylül.
Çünkü festival bittiğinde geriye ne kalacağı çok daha önemli.
Eğer bu üç günün sonunda Bursa'nın üreticisi daha fazla tanınırsa, esnafı daha fazla müşteriye ulaşırsa, kadın kooperatifleri yeni pazarlara açılırsa, restoranları daha fazla turist ağırlarsa ve Bursa'nın yerel lezzetleri ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir marka haline gelirse işte o zaman gerçekten başarılı bir gastronomi festivalinden söz edebiliriz.
Aksi halde elimizde yalnızca üç günlük güzel bir organizasyon kalır.
Oysa Bursa'nın ihtiyacı olan şey bundan çok daha büyük.
Bursa'nın mutfağı, geçmişten miras kalan bir sofra değil; geleceğin ekonomik ve turistik markalarından biri olabilir.
"Fetheden Lezzetler" temasının asıl anlamı da bence burada yatıyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Ya Yenişehir Havalimanı'nın asıl hikayesi yolcu değilse?
14 Ağustos 2026 Cuma, 13:05
Bursa'da gündeme bomba gibi düşen iddia: Ücret karşılığı köpek mi toplatılıyor?
15 Temmuz 2026 Çarşamba, 10:10
Otomobil Boreal, tanıtım stratejisi sürreal!
12 Haziran 2026 Cuma, 15:12
İznik'in hikayesi tarihle başladı, boruyla devam ediyor!
21 Mayıs 2026 Perşembe, 16:52
Kartpostalın arkasındaki Mudanya
17 Nisan 2026 Cuma, 10:21
Bursa'nın batısı tahtını Yıldırım'a kaptırır mı?
13 Şubat 2026 Cuma, 15:28
Bursa'nın ulaşım problemi teleferikle çözülür mü?
28 Ocak 2026 Çarşamba, 16:33
Üç çocuk talebi, tek maaş gerçeği
06 Ocak 2026 Salı, 09:24
20 yıl 20 aya sığar mı?
27 Aralık 2025 Cumartesi, 17:04
Bursa'nın 'Abisi' geri mi dönüyor?
25 Aralık 2025 Perşembe, 21:04