Binay Kazan

HERKESİN BİR HİKAYESİ VAR ASLINDA..!

26 Şubat 2026 Perşembe, 20:54

Her geçen gün çok daha iyi anlıyorum ki; gazeteci; kesinlikle bir su gibi akan hayatın tam da içinde olmalı...İş hayatını da yakından takip etmeli, sosyal ve kültürel yaşamı da...İnsan yaşamlarının ayrıntıları da yazacak konuları arasında olmalı mutlaka duyarlı bir gazetecinin...

Zaman-zaman kendi ihtisas alanı dışına çıkarak da, hayatın hiç kaybolmayacak değerleri üzerine bir şeyler düşünmeli, söylemeli ve yazmalı...Rutin iş yaşamından, masa başlarından ve klavye tuşlarından uzaklaşarak, birazcık doğal yaşamın içine girdiğinde de; gördüğü/yaşadığı şeylere de hiç şaşırmamalı...

Hayatın içi ve insan yaşamının gerçekleri, hiç yalan söylemiyor çünkü...

İşte o hayatın içine girdiğinizde; yoksulluk ve çaresizliği de görebiliyorsunuz çıplak gözlerinizde...Onurlu ve dirençli yaşamları da...Ama görülecek bu şeyler; ancak hayatın içine doğru gözlerinizi hiç kaçırmadan baktığınızda sizinle buluşuyor.O anda anlıyorsunuz ki;herkesin bir hikayesi var.Yazılmayı ve anlatılmayı bekleyen...

Bursa'da bir alt geçitte karşılaştığımız bu insan portresi; tam da hayatın yalın gerçeklerini anlatıyordu anlayanlara...Biz anladık,size de anlatalım dedik bu yazıda...

Yalnız ama onurlu bir yaşlı kadının direniş hikayesini...!

HAYATIN GERÇEKLERİ YALAN SÖYLEMİYOR ZATEN..!

Geçtiğimiz günlerde bir hafta sonu akşamı; eşimle birlikte ilginç bir Bursa turu yaptık. Ülkemiz siyasi ortamının giderek hırçınlaşan havasından biraz uzaklaşmak için; Nilüfer'deki evimizden çıkııp bir otobüsle Heykel'e gittik. Setbaşı DSİ Tesisleri, Yeşil Çay Bahçesi, Tuzpazarı ve Kayhan derken yürüyerek çok uzun bir mesafede Bursa'yı soluduk adeta...

Özlemişiz Yeşil Bursa'yı ve kent merkezini...Güzel görüntülerle de karşılaştık, hüzünlü şeylerde gördük bu akşam turumuzda...Hele bir portre çıktı ki karşımıza...Hayat hikayesini dinleyince...Hem üzüldük, hem gururlandık. Onun dirençli ve onurlu bir yaşam öyküsü, bizi de biraz kendimize getirdi belki de...

Setbaşı ve Mavi Köşe'den Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu'nda doğru yürürken, Atatürk Alt Geçidini kullanmak istedik. Geçidin girişindeki merdivenlerin sonunda temiz yüzlü ve sevimli bir yaşlı hanımla karşılaştık. Bir duvar dibine sığdırdığı küçük taburesine oturarak, çocuk patiği örmeye çalışan güleryüzlü kadından önce sattığı ürünlerin fiyatlarını öğrendik. Sonra da biraz güvenini kazanarak, hayata dair sorularımızı sıraladık.Torunumuza çocuk patiği ve yeleği alacağımızı öğrenen yaşlı teyze, sorularımızın meraktan olduğunu anlayınca başladı anlatmaya...Ama fotoğraf vermek istemedi her nedense...Saygı ile karşılamak gerekiyordu bu isteğini tabii ki...

ÇOCUK PATİKLERİNİN ÇİFTİNİ 70 LİRAYA SATIYOR

73 Yaşında olduğunu söyleyen Meliha Hanım, eşini 3yıl önce kaybetmiş ve yalnız kalmış.. Daha sonra hayata sarılmak ve para kazanmak için bir şeyler üretme kararı alan Meliha Hanım, bir yakınının önerisi ile el örgüsü işine başlamış. Rengarenk çocuk patikleri ve yelekleri örerek hayatını kazanmaya çalışan yaşlı kadın, çocuklarından çok fazla ilgi ve destek alamadığını da söyledi bir satır arası mesajında...Rahmetli kocasından 14-15 bin TL civarında maaş kaldığını belirten bu ilginç portre,geçim şartlarının ağırlığından bahsetmeyi de ihmal etmedi.Yalnız kalmanın çok zor olduğunu ama mecburen bu yalnızlığa da alıştığını sözlerine ekleyen patikçi kadının,"Allah kimseyi başkalarına muhtaç etmesin" derken gözlerini sulandığını gördük.

Bu yıl en çok yeşil-beyaz renkli çocuk patiği sattığını söyleyen Meliha Hanım,çifti 70 liradan verdiği bu ürünler için "Bereket versin, az da olsa kazanıyorum" derken, yaşamla hiç koparmadığı sağlıklı bağın kendisini dimdik ayakta tuttuğunu özellikle söyledi.

Her hafta sonu akşam saatlerinde bu noktada 30'a yakın patik sattığını belirten Meliha Hanım; Bursa kent yaşamının içindeki güçlü insan portrelerinden biri olarak bugün bu köşeye hayat verdi. İnanıyorum ki; bu yazımı okuyan birçok insan için de örnek bir yaşam modeli oldu.

Hayatın gerçeklerinden biri de şudur aslında;bir insanın omuzlarındaki yük ne kadar ağırsa ve geçmişten bu yana taşımak zorunda kaldığı izler ne denli büyükse,o insanın yaşama karşı direnme gücü de yüksek oluyor.Bugün bu yazıda hayatın güçlüklerine karşı tek başına mücadele veren yaşlı ama güçlü bir kadının hikayesini anlattım.

Meliha Hanım'ın içindeki umudun ve yaşama sevincinin hiç yok olmamasını dileyerek yazımı sonlandırıyorum.Hayatın içinden geçen bir başka yazıda sizlerle buluşmayı umut ederek..!

Yazarın Diğer Yazıları

ÇATILARDA DA GÜNEŞ AÇMALIDIR ARTIK..!
23 Şubat 2026 Pazartesi, 19:25

Firmanızda uzağı da gösterecek bir gözlüğünüz var mı?
19 Şubat 2026 Perşembe, 10:44

Tüketicilerin sesi daha gür çıkmalı artık...
16 Şubat 2026 Pazartesi, 11:37

Radyolar susmasın, şarkılar bitmesin ve dostluklar ölmesin diye...
13 Şubat 2026 Cuma, 09:53

Bankalar hep kazanıyor, ya KOBİ'ler?
11 Şubat 2026 Çarşamba, 10:46

Betonarme binalar domino taşları gibi yıkılırken birer birer!
06 Şubat 2026 Cuma, 09:34

Kitaplar, plaklar ve şarkılar Can Ertan'sızdır artık!
04 Şubat 2026 Çarşamba, 17:42

Bursalı ustalar çekice bir başka vuruyor!
01 Şubat 2026 Pazar, 15:48

Onların canları can da, bizimki patlıcan mı?
28 Ocak 2026 Çarşamba, 13:06

İMO'nun Çağdaş Grup Başkan adayı hangi filmde oynadı?
25 Ocak 2026 Pazar, 16:49

Tüm Yazılar