Binay Kazan
BUSİAD'ın penceresinden küresel riskler ve fırsatlar...
08 Mayıs 2026 Cuma, 14:50
1 Ağustos 1978 tarihinde kurulan ve 325 üyesi ile kentimizin en büyük ekonomi STK'larının başında gelen BUSİAD, dün yaşadığımız günlere damga vuracak bir toplantıya daha ev sahipliği yaptı.
Kentimizde faaliyette bulunan 101 SİAD arasında; gerçekleştirdiği ciddi etkinlikler ile lider durumda olan Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), çevremizdeki coğrafyalarda yaşanan belirsizlik ve kırılganlıkları bir rapor ile toplantıya katılan iş insanlarına ve kamuoyuna sundu.
Biliyorum ki; BUSİAD sadece ekonomiyi takip eden bir SİAD değildir. Aynı zamanda iş dünyasına yön gösteren, veri üreten, sektörel analizler yapan ve ortak akla katkı sağlayan yönleri ile de başarılı bir iş STK'sı olmaya devam etmektedir. Bu gerçeği hazırladıkları son araştırma rapor ile bir kez daha kanıtladılar.
DERYA HOCA'NIN KUSURSUZ SUNUMU
Başarılı bir STK olan BUSİAD'ın 2 ekonomi danışmanı var. Prof. Dr. Metin Özdemir ve Doç. Dr. Derya Hekim, bu dernek adına araştırmalar yapıp, belirli periyotlarla ekonomik raporlar hazırlıyorlar. Dün BUSİAD EVİ'nde düzenlenen Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Toplantısı, işte bu ekibin eseri olarak yerel gündeme damgasını vurdu. Her 4 ayda bir hazırlanacak bu raporun, Bursa iş dünyasının yolunu aydınlatacağını umut ediyorum.
Yaklaşık 80 kişinin katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemuçin, son 5 yılda kuralları yeniden yazılan dünya ekonomisinin artık ulusal bir güvenlik meselesi haline gelecek sorunlar yarattığına dikkat çekti ve sunum için sözü Derya Hekim'e verdi.
Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hekim; yaklaşık 50 dakika süren Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme sunumunda, ilginç noktalara değindi.
Derya Hoca; Dünya ve Türkiye ekonomilerinde içinde bulunduğu durumu özetleyen çalışmasında 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel ekonomiyi 3 büyük şok dalgasının şekillendirdiğini belirterek: "Ortadoğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı krizi, ABD'nin tarife politikasındaki köklü değişim ve Avrupa'nın ticaret ve sanayii yeniden konumlandırması gibi 3 büyük gelişme, Türkiye için hem büyük riskler hem de stratejik fırsatlar barındırmaktadır. Petrol ve hammadde girdilerindeki anormal artışın küresel ekonomide yavaşlamaya neden olabileceği açıktır. Türkiye'nin enerji ithalatına olan yüksek bağımlılığı, Hürmüz krizinin ekonomik maliyetine daha belirgin hale getirmektedir. Merkez Bankası'nın; savaşın getirdiği bu belirsizlik ortamında faiz indirimini gerçekleştirme kapasitesi sınırlı olacaktır. Değer açısından rekor ihracat gerçekleştiren tarım sektörümüz, don ve kuraklık nedeniyle son yılların en büyük darlığını yaşamıştır. Önümüzdeki çeyrekte tarım sektörünü bir gübre kıtlığı beklemektedir. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinde yapısal kriz derinleşmektedir. İki yılda yüzde 230'u aşan konkordato artışı ve 380 bin kişilik istihdam kaybı bu sektörlerimizi kıskacın içine almıştır. Otomotiv sektörü ise;41,5 milyar dolarlık rekor ihracat performansı ile güçlü pozisyonunu pekiştirmiştir.2027 Yılı başında yürürlüğe girmesi beklenen AB-Hindistan STA Anlaşması; Türkiye için en büyük tehlikedir. Hindistan'ın bu anlaşma ile bizim en güçlü olduğumuz tekstil, hazır giyim ve mücevher gibi emek yoğun sektörlerde, daha ucuz fiyatlar sunarak ihracatta önümüze geçmesi bir olasılıktır" dedi ve küresel ticaret rotalarının yeniden çizilmeye başlandığının sinyallerini verdi.
TÜRKİYE İÇİN RİSKLERDE ÇOK, FIRSATLAR DA!
Doç. Dr. Derya Hekim yeni dönemde yaşanacak riskleri şu başlıklarla açıkladı: küresel büyümenin yavaşlaması, stagflasyon ikliminin oluşması ve merkez bankalarının önündeki sorunlar, küresel likidite sorunu, enerji ithalat maliyetlerinin artması, gübre ve gıda fiyatlarının yükselmesi, bölgesel güvensizlik ve turizm riski, navlun maliyetlerinin artışı, AB talebinin daralması, Çin ihracat baskısı, Made in Europa riski, enflasyonun hedeflerin üzerindeki seyri, cari açığın genişlemesi, yarı iletkenlik tedariğinde kriz, Ekim sezonunda verimlilik riski, Orta Doğu pazarında daralma ve finansmana erişim kısıtlamaları... Derya hoca; bu riskleri açıklarken, jeopolitik ve ekonomik dalgalanmaların devam edeceği bir süreci de işaret etti.
BUSİAD Ekonomik Görünüm Toplantısının fırsatlar bölümünde ise; ülkemiz için şu avantajlar dile getirildi: Enerji transit merkezi konumu, alternatif turizm destinasyonu, savunma sanayii ihracatı artışı, arabuluculuk ve diplomatik konumun ekonomik değeri, AB'nin Çin'e olan bağımlılığını azaltma kararı, katma değerli ürün dönüşümü ve pazar çeşitlendirilmesi, AB tedarik zinciriyle stratejik entegrasyon, yakın tedarikçi ve pamuk avantajı...
Anlaşılıyor ki; İran'ın İsrail ve ABD ile olan bu savaşı, 2026 yılının belirsizliklerle geçmesine neden olacak. Petrol fiyatlarının artışı ve gübre krizi nedeniyle bu yaz çok sevdiğimiz yaz meyveleri ile sebzelerini astronomik fiyatlarla almaya başlayacağız galiba...Yerli domatesin pazardaki satış fiyatının yaz mevsiminde bile 200 TL olmasına kimse şaşırmamalı artık...
2 BAŞKANDAN SIRA DIŞI GÖRÜŞ VE ÖNERİLER
Toplantının soru-cevap bölümünde söz alan BUSİAD'ın eski başkanlarından Celal Beysel; makro göstergeler yerine mikro göstergelere dikkat edilmesi gerektiğini belirterek: "Hayatım boyunca hep küçük düşündüm. Küçük detaylar peşinde koştum. Ülkemizdeki istihdamın yüzde 50'sini esnaflar, yüzde 35'ini KOBİ'ler, sadece yüzde 15'ini çoğunluğu devlet kuruluşu olan büyük firmalar sağlıyor. Küçük firmalara büyük destekler verilmelidir. Biz bu amaçla Bursa'da BEGEV'i kurduğumuzda, mesleki eğitim alanında büyük başarılar elde ettik. Bu konuyu Danimarka'da araştırmış ve Bursa'da uygulamıştık ve de sanayinin nitelikli eleman gereksinimine çare olmuştuk. Şu anda Milli Eğitim Bakanlığı'nın uyguladığı MESEM projesi, beklendiği gibi başarılı olamıyor. Çünkü Çalışma Bakanlığı ile eşgüdüm yok. Öğrenciler mağdur oluyor. Çözüm yaratılmalı" dedi.
Son bölümde söz isteyen yine BUSİAD'ın eski başkanlarından A. İhsan Yeşilova'da, savaşan ülkelerde bile enflasyonun bizden daha az olduğuna dikkat çekerek: "Dünyada enflasyon sorununu çözemeyen tek ülke Türkiye kaldı.50 Yıldır bu sorunu aşamadık. Önümüzdeki en büyük engel bu...Acaba biz neyi eksik veya yanlış yapıyoruz" diyerek bir serzenişte bulundu.
Bu önemli ekonomik toplantının bitişinde konuşan BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu; derneğin üyeleri arasında 2026-Nisan'da gerçekleştirilen İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarına göre hazırlanan son raporun makroekonomik ve sektörel tespiti anlamındaki önemine dikkat çekerek :"Bu çalışma ile önce üyelerimize, daha sonra da Bursa ve Türkiye iş dünyasına bir perspektif sunmaya çaba harcıyoruz" dedi ve toplantıyı sonlandırdı.
Yazarın Diğer Yazıları
Küçük Mina'nın büyük dünyası!
06 Mayıs 2026 Çarşamba, 11:39
Belki de yarınlarda mutlu bir hayat var!
02 Mayıs 2026 Cumartesi, 14:45
Bursa'da doğmak ve Bursasporlu olmak!
30 Nisan 2026 Perşembe, 14:55
Müşterilerin "vay canına" diyecekleri bir ürün yaratmak!
28 Nisan 2026 Salı, 13:21
İnsanlığın aldığı en büyük derstir Çernobil!
26 Nisan 2026 Pazar, 13:13
Tükettiğimiz gıdalarda sıfır risk mümkün mü?
25 Nisan 2026 Cumartesi, 11:03
Kredi hayalleri tuzla buz olan bir KOBİ'nin hikayesi!
21 Nisan 2026 Salı, 16:51
Kalbimize gözümüz gibi bakmamız gerek ama...
17 Nisan 2026 Cuma, 11:18
Yalnızlık paylaşılmıyor ki hiçbir zaman!
15 Nisan 2026 Çarşamba, 15:21
Kitaplarla barışmak ve hayata tutunmak için!
09 Nisan 2026 Perşembe, 17:31