Binay Kazan

Bankalar sineğin yağını da mı hesaplıyor artık?

09 Ekim 2026 Cuma, 12:07

Geçtiğimiz günlerde özel büyük bankalardan birindeki hesabıma para yatıracaktım. Sabahın erken saatinde gittiğim banka şubesinin gişesinde; inanılmaz gergin ve tepkili bir kadın görevli ile karşılaştım. Hesabıma yatırdığım paraya bir makbuz verdi ama hesap defterimi de işletme talebime red yanıtı yerdi. Bu tür ek işlemlerin performans düşüklüğüne yol açtığını ve hesap defteri işletme işlemini bundan sonra bireysel hesaplara bakan bir başka görevli tarafından yapılacağını belirterek: "Zaten bu gişedeki görevim dışında 2 görevim daha var. Şubeden ayrılan arkadaşlarımızın yerine yenisini almıyorlar. Bize de böyle 2-3 görev yüklüyorlar" diyerek içinde birikmiş tüm stresini de ortaya döktü. Şaşırdım kaldım bu tepkiye...Oysa yapacağı iş çok basitti. Hesap cüzdanını yazıcıya sokarak tek tuşa basarak hesap özetini alabilirdi. Yapmadı ama...Belki aldığı düşük maaşa, belki de omuzlarına yüklenen fazla yüke isyanıydı bu banka görevlisinin...

O an anladım ki; bankalar artık sineğin yağını bile hesaplamaya başlamışlar. Personele verdikleri maaşların karşılığını sonuna kadar alarak, kazançlarına kazanç katmaya karar vermişler.

Bu durumu bir başka büyük bankada da gözlemledim. Müşterilerinin ihracat işlemlerini ve GÇB'leri kapatmak için dosya başına bin TL para kesiyorlar. Hesap sahibine gelen müşteri havalelerindeki komisyonlarını yükseltiyorlar. Kredi kartı kullanım bedellerini artırıyorlar. Hele-hele kredi kartı ile mal satan esnaftan aldıkları POS cihazı kullanma komisyonuna ne demeli...800 TL'ye bir mal satan esnaf, bunun 80 lirasını bankaya komisyon olarak kaptırıyor.

Yani bankalar kendi personeline cimri davranarak, esnaf ve sanayicilere de ekstra komisyonlar koyarak kazançlarına kazanç katıyorlar. Üstelik dakikalarca banka gişelerinin önünde işlem yapılmasını bekleyen müşterilerinin de canını sıkıyorlar. Bu büyük soruna çözüm üretmiyorlar.

BU YILIN 8 AYINDA 676 MİLYAR TL KAR SAĞLADILAR.

Şimdi bankaların kazançlarına bakalım. Rakamlar çıldırtıcı, biraz da kışkırtıcı...Bu ülkede bankalar; paraya para demiyor yani...

Bankacılık sektörü; 2026 yılının ilk 8 ayında toplam 676,4 milyar TL karla yeni bir rekor daha kırdı.2025 Yılının karına baktığımızda da bu yüksek gelirleri görebiliyoruz. 2025 yılını 674,8 milyar TL kazanç ile kapatan bankalar, bu göz kamaştırıcı rakama bu yılın ilk 8 ayında ulaşmışlar.188 Bin kişinin çalıştığı bankacılık sektörü, bu büyük kazançlarla yıllardır uçuyor adeta...

İşte bu dudak uçuklatan kar rakamları, tabii ki reel sektörde hem hayretle hem de tepki ile karşılanıyor. Birçok sanayici ve iş insanı; bankaların çok kolay kazançlar elde ettiği konusunda görüş bildirirken, banka kredilerine ulaşmakta zorlanan ve bu nedenle kapanmaya giden firmaların varlığından da söz ediyorlar.

Çalışmanın, üretmenin ve katma değer yaratmanın önüne geçen bu banka kazançları, bazı sanayiciler tarafından acı bir şekilde yorumlanıyor. Bir şey üretmeden ve katma değer yaratmadan ulaşılan bu büyük kazanç, zor günler yaşayan reel sektörde büyük tepki topluyor.

"KOBİLER KIVRANIRKEN, BANKALAR KAZANIYOR"

Elimdeki arşivde yakın geçmişe dair bazı banka serzenişleri var. Bunlardan en ilginci TUSİAV Başkanı Veli Sarıtoprak'a ait...1995 Yılında kurulan ve merkezi Ankara'da bulunan Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı'nın Yönetim Kurulu Başkanı Veli Sarıtoprak konu ile ilgili olarak yakın geçmişte yaptığı açıklamada; ekonominin kaymağını yiyen sektör olarak bankaları işaret ederken, bazı mesajlar da vermişti. Aslında reel sektördeki herkesin şikayetçi olduğu ayrıntılardı bunlar...

Deneyimli bir sanayici ve iş insanı olan TÜSİAV Başkanı Sarıtoprak'ın bankaları ağır şekilde suçladığı açıklaması şöyleydi: "Türkiye ekonomisinin kaymağını bankacılar yiyor. Hem de hiçbir şey üretmeden...Riske girmeden...Ülkemiz sanayiinde büyüme hızı düşüyor, KOBİ'ler finansman sıkıntısı içinde kıvranıyor ama bankalar hep kazanıyor. Neredeyse bankalar kendilerine selam verenlerden bile komisyon alacaklar. Kendi kazançlarından başka bir şey düşünmüyorlar. Bankalar -önce ülke ekonomisi sonra bankamız- parolası ile hareket etmek zorundadır. Kazançları her yıl yeni bir rekora giden bankalar, hem vatandaşı hem de KOBİ'leri düşünmek zorunda olduklarını hiç unutmasınlar."

EKONOMİNİN KAYMAĞINI BANKALAR MI YİYOR..?

Görüldüğü gibi: yakın geçmişte cesur bir STK Başkanı çıkmıştı ve kolay para kazanılan ve çok fazla da risk taşımayan bir sektörü yerden yere vurmuştu. Çünkü alın teri harcanmadan ve de çok fazla istihdam da yaratılmadan bu kadar çok kazanç sağlanması, birçok reel sektör temsilcisini kızdırıyor.

Çek koçanından-havale komisyonuna, kasa kiralamasından-hesap işletim bedeline kadar birçok hizmet sunarak mevduat sahiplerinden kolay kazançlar elde eden bankaların zor durumda kalan KOBİ işletmelerine karşı tavırları da tepki topluyor son günlerde...

Ekonomik açmazda olan ve kredi arayışında bulunan birçok mikro ve küçük işletmeden gereğinden fazla evrak, kefil ve teminat isteyen bankalar, verdikleri reklamlar ile de çelişiyorlar çoğunlukla...Kendilerini KOBİ dostu olarak ilan eden ama kredi isteyen KOBİ firması sahibi gelince de kapı-duvar olan bankalar, kolay kazanç elde etmek için her zaman yolunacak semiz kazlar arıyorlar.

İşte bu genel görünümde; bankaların ekonominin kaymağını yediği gibi oldukça ağır bir yoruma neden oluyor bazen...Her zaman kendilerini düşünen hatta personeline bile asgari ücrete yakın maaşları reva gören bankalar; garantili ve risksiz para kazanmanın yolunu bulmuşlar yani...

Masa başında temiz iş, milyarlarca liralık kazanç..!

Yazarın Diğer Yazıları

Mimarlık bir sanat ve bilim dalıdır aslında...
05 Ekim 2026 Pazartesi, 09:27

Ar-Ge mi yoksa inovasyon mu önemli?
30 Eylül 2026 Çarşamba, 11:23

Palamut ve sardalyanın tam zamanıdır şimdi...
27 Eylül 2026 Pazar, 11:24

Avrupa'nın yeşil başkenti bayrağı Bursa'ya yakışmaz mı?
24 Eylül 2026 Perşembe, 13:22

Aile şirketlerinin sonu mu geliyor?
16 Eylül 2026 Çarşamba, 10:06

Mütareke Meydanı'ndaki bir çınar ağacının altında kitap imzalama keyfi...
13 Eylül 2026 Pazar, 16:04

Bursa turizmini konuşmak yerine, harekete geçirmek gerek artık!
09 Eylül 2026 Çarşamba, 13:53

Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domatesleri yiyemiyoruz artık!
07 Eylül 2026 Pazartesi, 16:12

Dışı kıpkırmızı ama içi yemyeşil çıkan domatesleri yiyemiyoruz artık!
07 Eylül 2026 Pazartesi, 16:12

Tavuklu pilav menülü düğün yemeklerine dikkat!
02 Eylül 2026 Çarşamba, 13:11

Tüm Yazılar