ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in İran'ın nükleer programına ilişkin yürüttüğü 21 saatlik müzakereler anlaşmasız sona erdi. Sürecin tıkanması Trump yönetimini kritik bir kararın eşiğine getirdi. Washington, ya Tahran'la uzun soluklu bir müzakere sürecine girecek ya da Hürmüz Boğazı'nı da etkileyebilecek, küresel enerji krizine yol açabilecek yeni bir çatışma riskini göze alacak.
ABD ile İran arasında yürütülen ve 21 saat süren kritik müzakerelerden sonuç çıkmaması, Washington yönetimini zorlu bir karar sürecine sürükledi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in yürüttüğü görüşmelerin tıkanmasıyla birlikte, Beyaz Saray'ın önünde iki temel seçenek kaldı: Uzun soluklu diplomatik süreç ya da bölgesel savaşı yeniden tetikleyebilecek sert bir askeri senaryo.
TRUMP YÖNETİMİ KRİTİK KARAR AŞAMASINDA
ABD Başkanı Donald Trump ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte arasında yapılan son görüşmede İran dosyası öncelikli gündem maddesi oldu. Görüşmenin ardından Washington'un önünde sınırlı seçeneklerin kaldığı ifade edildi.
Beyaz Saray yetkilileri, nihai kararın hafta sonu Florida'da yapılacak değerlendirmelerin ardından Trump tarafından açıklanacağını duyurdu. Yönetimin karşı karşıya olduğu her seçeneğin ciddi siyasi ve stratejik riskler barındırdığı vurgulandı.
21 SAATLİK GÖRÜŞMELERDEN SONUÇ ÇIKMADI
JD Vance'in İranlı yetkililerle yürüttüğü temaslarda temel başlıklarda uzlaşı sağlanamadı. Vance, "Kırmızı çizgilerimizi net şekilde ortaya koyduk, ancak İran bu şartları kabul etmemeyi tercih etti" diyerek sürecin neden tıkandığını özetledi.
ABD tarafı, İran'a nükleer programını tamamen sonlandırmasını içeren bir teklif sundu. Tahran ise bu talebi reddederek kendi önerisini masaya koydu. Tarafların karşılıklı geri adım atmamasıyla müzakereler çıkmaza girdi.
ASKERİ BASKI SONUÇ VERMEDİ
Şubat ayında Cenevre'de sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından ABD'nin İran'a yönelik başlattığı geniş çaplı saldırılar da beklenen sonucu vermedi. Pentagon verilerine göre 13 binden fazla hedefin vurulduğu 38 günlük operasyonlara rağmen İran geri adım atmadı.
Tahran yönetimi, askeri baskının kararlarını değiştirmeyeceğini açıkça ortaya koydu.
İRAN'DAN KARARLILIK MESAJI
İran Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, ülkenin nükleer programına ilişkin geri adım atmayacağını vurguladı. Açıklamada, "Ulusumuzun çıkarlarını ve haklarını savunma konusundaki kararlılığımız daha da güçlendi" denildi.
İran, nükleer faaliyetlerin tamamen sonlandırılmasına yönelik talepleri egemenlik hakkı kapsamında değerlendirerek reddetti.
KRİZİN MERKEZİNDE HÜRMÜZ BOĞAZI VAR
Görüşmelerin en kritik başlıklarından biri Hürmüz Boğazı oldu. İran, boğazın kontrolü ve güvenliğini öncelikli gündem maddesi haline getirirken, ABD ile bu konuda da uzlaşı sağlanamadı.
Uzmanlara göre olası bir çatışma, küresel enerji piyasalarını derinden sarsabilir. Daha önce Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizlerde petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin kesintiye uğraması, dünya genelinde ciddi ekonomik dalgalanmalara yol açmıştı.
MASADA İKİ SEÇENEK: UZUN MÜZAKERE YA DA SAVAŞ
The New York Times'ın analizine göre, ABD yönetimi ya İran'la yıllar sürebilecek yeni bir müzakere sürecine girecek ya da Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü de kapsayan geniş çaplı bir çatışma riskini göze alacak.
Tarafların mevcut pozisyonlarını koruması, kısa vadede yeni bir uzlaşı ihtimalini zayıflatırken, bölgedeki gerilimin süreceğine işaret ediyor.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Dünya, 2026.04.12 11:31