Adana'da yaşanan olay, hem hukuki süreci hem de insan hikâyesiyle kamuoyunun dikkatini çekti. Bir hastanede temizlik görevlisi olarak çalışan 43 yaşındaki Tarkan Torun, dolandırıcılık soruşturması kapsamında aldığı 5 yıl 2 ay 15 günlük hapis cezasının kesinleşmesinin ardından cezaevine gönderildi. Yıllar önce bir kavgayı ayırmaya çalışırken vurularak bir bacağını kaybeden ve protez bacakla yaşamını sürdüren Torun'un tutuklanması, ailesini derin bir üzüntüye sürükledi.
Olayın ardından işini de kaybeden Torun'un annesi Fatma Torun, yaşanan sürecin büyük bir haksızlık olduğunu savunarak yetkililerden yardım çağrısında bulundu.
IBAN Üzerinden Başlayan Süreç Nasıl Ceza Dosyasına Dönüştü?Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre olay, Tarkan Torun'un bir kahvehanede tanıştığı ve kendisini Ö.K. olarak tanıtan kişiyle başladı. İddiaya göre bu kişi, Torun'dan güvercin ve çeşitli malzemeler satın aldıktan sonra küçük bir borç oluşturdu.
Borcun ödenmesi için yapılan görüşmelerde şahsın, "Babam Diyarbakır'dan para gönderecek, benim hesabım yok" diyerek Tarkan Torun'dan IBAN istemesiyle süreç farklı bir boyuta taşındı. Torun'un hesabına gönderilen paraların içinden yalnızca borç miktarını alması ve kalan tutarı iade etmesiyle başlayan işlem, daha sonra birkaç kez tekrarlandı.
Bir süre sonra durumdan şüphelenen Torun, aynı hesabın kullanılmaması gerektiğini söyleyerek iletişimi sonlandırdı. Ancak daha sonra hesaba gelen paraların, kendisini "komutan" olarak tanıtan kişinin "şehit ailelerine kurban bağışı" adı altında topladığı paralar olduğu iddia edildi.
Mahkeme Süreci ve Kesinleşen Hapis CezasıSoruşturma sonucunda açılan davada Tarkan Torun'a ilk aşamada 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası verildi. İstinaf sürecinin ardından dosya yeniden değerlendirildi ve ceza 5 yıl 2 ay 15 gün olarak kesinleşti.
Mahkeme kararının ardından süreç hızla ilerledi ve Torun, 24 Mart tarihinde Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler tarafından evinde gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Torun, daha sonra cezaevine gönderildi.
Cezaevine giriş süreciyle birlikte Tarkan Torun'un çalıştığı hastanedeki işine de son verildiği öğrenildi. Böylece hem özgürlüğünü hem de mesleğini kaybeden Torun'un yaşadığı durum ailesini daha da zor bir sürecin içine sürükledi.
Protez Bacakla Yaşam Mücadelesi Veren Bir İsimTarkan Torun'un hayat hikâyesi ise dosyadaki hukuki sürecin ötesinde ayrı bir dramı ortaya koyuyor. Yıllar önce bir kavgayı ayırmak isterken silahlı saldırıya uğrayan Torun'un bir bacağı ampute edilmiş ve hayatını protez bacakla sürdürmeye başlamıştı.
Sağlık sorunlarına rağmen çalışma hayatına devam eden Torun'un, cezaevine girdikten sonra fiziksel durumunun daha da zorlaştığı ifade edildi. Ailesi, cezaevi sürecinde yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle endişe duyduklarını dile getiriyor.
Anne Fatma Torun: "Oğlumun Tek Suçu İyi Niyet"Acılı anne Fatma Torun, oğlunun yaşadığı sürecin haksızlık olduğunu savunarak gözyaşları içinde açıklamalarda bulundu. Oğlunun yalnızca yardım etmek amacıyla hareket ettiğini söyleyen anne Torun, yaşananların büyük bir yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu ifade etti.
Oğlunun hem cezaevine girmesi hem de işini kaybetmesiyle büyük bir yıkım yaşadıklarını anlatan anne Torun, "Eşi ve çocukları var, hayatı tamamen altüst oldu" diyerek destek çağrısında bulundu.
Ayrıca cezaevi sürecinde oğlunun sağlık durumunun kötüleştiğini iddia eden anne, protez bacağında oluşan şişlik nedeniyle yürümekte zorlandığını ve koltuk değnekleriyle hareket ettiğini söyledi.
Sağlık Durumu ve Aile Endişesi ArtıyorAilenin aktardığına göre Tarkan Torun, cezaevinde yaşadığı bir düşme sonrası bacağında ciddi bir şişlik oluştuğu için protezini kullanamaz hale geldi. Hastaneye sevk edildiği belirtilen Torun'un tedavi sürecine ilişkin net bir bilgiye ulaşılamadığı ifade ediliyor.
Fatma Torun, oğlunun hem sağlık hem de psikolojik açıdan zor bir dönemden geçtiğini belirterek yetkililerden yardım talep ediyor. Gözyaşları içinde konuşan anne, "Günlerdir uyuyamıyorum, sürekli ağlıyorum" sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi.
Adana'da yaşanan bu olay, dolandırıcılık iddiaları, adli süreç ve insan hikâyesiyle birlikte kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor.
Kaynak: IHA
Güncel, 2026.05.25 10:07