Yeşim Mutlu
kosucu_yesim@hotmail.com
Bayram Geldi Geçti. Ama Ne Kaldı?
22 Mart 2026 Pazar, 12:59
Bir bayram daha geldi ve sessizce geçip gitti. Oysa Ramazan Bayramı, yalnızca takvimde yer alan üç günlük bir tatilden ibaret değildir 1 ay boyunca tutulan oruçların ardından gelen bu özel zaman dilimi; paylaşmanın, hatırlamanın ve kalpten bağ kurmanın en kıymetli fırsatıdır.
Eskiden bayram sabahlarının ayrı bir heyecanı olurdu. Erken kalkılır, en güzel kıyafetler giyilir, büyüklerin elleri öpülürdü. Evler misafirlerle dolup taşar, şekerler, tatlılar ikram edilir; en önemlisi de gönüller alınırdı. Bayram, sadece bir gelenek değil; aynı zamanda bir duygu, bir birlik haliydi.
Bugün ise bu anlam yavaş yavaş değişiyor. Bayramlar, özellikle gençler için çoğu zaman bir "tatil fırsatı" olarak görülüyor. Yoğun iş temposu, sınırlı izin günleri derken insanlar bu birkaç günü dinlenmek ya da şehirden uzaklaşmak için değerlendirmek istiyor. Elbette buna kimsenin itirazı yok; herkesin nefes almaya ihtiyacı var. Ancak bu tercih, bayramın özünü geri plana itmemeli.
Bu yıl bayramın hafta sonuna denk gelmesiyle uzun tatil beklentisi de gerçekleşmedi. Belki de bu durum, bize bayramın ne olduğunu yeniden hatırlatmak için küçük bir fırsattı. Çünkü bayram; uzaklara gitmekten çok, yakınlaşmak demektir. Büyükleri ziyaret etmek, kırgınlıkları onarmak, küçükleri sevindirmek... Kısacası kalpten kalbe bir yol bulmaktır.
Geçmiş yıllarda birlik ve beraberlik duygusu çok daha güçlü hissedilirdi. Bayramlarda büyük sofralar kurulur, ailenin en büyüğü herkesi bir araya toplar, geleneklere uygun özenle hazırlanmış sofralarda buluşulurdu. Eminim ki bazı bölgelerde bu güzel örf ve adetler hâlâ yaşatılıyordur; ancak benim gözlemlediğim kadarıyla özellikle batı şehirlerinde, yoğunluk ve kalabalıktan kaçma isteği daha baskın hale gelmiş durumda. Elbette yorgun bedenleri dinlendirmek herkesin hakkı, buna söz yok. Fakat insan sormadan edemiyor: Bu dinlenme başka zamanlara bırakılsa, bayramlar yine o eski anlamını koruyabilir mi? Çünkü bugün, geçmişe dair pek çok değeri yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Gelecek nesillere miras olarak çoğu zaman yalnızca maddi imkânlar bırakacakmışız gibi görünüyor. Oysa kültür, gelenek ve birlikte geçirilen anlar da en az onlar kadar kıymetli. Eminim ki benim gibi düşünen, içten içe "Nerede o eski bayramlar?" diye soran pek çok insan hâlâ vardır.
Bayram geldi geçti. Peki geriye ne kaldı? Birkaç fotoğraf, kısa bir tatil mi; yoksa hatırlanan yüzler, edilen dualar ve paylaşılan anılar mı? Asıl soru belki de burada gizli.
Yazarın Diğer Yazıları
Savaşın akaryakıt üzerindeki etkisi
13 Mart 2026 Cuma, 14:27
Gerçek hayat mı, algı dünyası mı?
05 Mart 2026 Perşembe, 16:50
Artık takvimler değil, leylekler haber verir baharı
27 Şubat 2026 Cuma, 15:43
Büyük ev derdi bitiyor
20 Şubat 2026 Cuma, 14:24
Elden alınan kiralar anlaşmazlığa dönüşür
10 Şubat 2026 Salı, 14:43
Muhtar askısı ile kentsel dönüşüm
06 Şubat 2026 Cuma, 15:54
Altın mı gayrimenkul mü?
30 Ocak 2026 Cuma, 15:37
Sahi neydi saygı?
22 Ocak 2026 Perşembe, 12:27
Gayrimenkulde yeni EİDS: Sahte ilanlara son
16 Ocak 2026 Cuma, 15:14
Lodos esti gürledi
09 Ocak 2026 Cuma, 16:37