Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com

Ucuz üretim bitiyor!

08 Mayıs 2026 Cuma, 21:44

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Bazen bir sektörün geleceğini anlamak için mali tablo okumak yetmiyor.

Bir konferans salonunda genç topluluğun sorduğu sorulara da bakmak gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ev sahipliğinde Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) iş birliğiyle BUÜ Tekstil Mühendisliği Topluluğu tarafından düzenlenen TEXSUM'6 tam da böyle bir organizasyondu.

"Geleneksel Dokudan Dijital Zekâya" temasıyla gerçekleşen organizasyonda konuşulanlar aslında yalnızca tekstil sektörünün değil, Türkiye sanayisinin geleceğine dair önemli ipuçları da taşıyordu.

Salonun en dikkat çekici tarafı ise daha da önemliydi.

Gençler "İş bulur muyum?" sorusuna değil de, "Sektör nasıl dönüşecek?" sorusuna odaklanmışlardı.

Çünkü tekstilde artık sadece iplik, kumaş veya konfeksiyon konuşulmuyor.

Veri, yazılım, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve tasarım da konuşuluyor.

Dolayısıyla sektörün verdiği mesaj oldukça net:

Ucuz üretim dönemi kapanıyor!

*******

Gelelim şimdi "Sektörel Panorama: Mevcut Durum, Rekabet ve Fırsatlar" başlıklı oturuma...

Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı ve UTİB Denetim Kurulu Üyesi Pınar Taşdelen Engin'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ile ETHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan öğrencilerden gelen soruları yanıtlayarak tekstil sektörünü değerlendirdi.

UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, "Katma değerli üretime odaklanmamız gerekiyor" dedi.

Ekledi:

"Tekstil, Türkiye için geçmişte olduğu gibi bugün de lider sektörlerden biridir. Ancak bu liderliği geleceğe taşımak için teknoloji, tasarım, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı odağında daha güçlü bir vizyon ortaya koymamız gerekiyor."

ETHİB Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ise tekstil sektörünün küresel gelişmelerden etkilense de güçlü ve dinamik yapısını koruduğunu ifade ederek, sektörün sağlıktan savunma sanayisine, inşaattan teknik tekstile kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu söyledi.

ETHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Muzaffer Turgut Kayhan da tekstil sektöründe sürdürülebilirlik, ham madde ve markalaşma başlıklarının giderek daha fazla önem kazandığını belirtti.

Ayrıca Türkiye'nin pamuk üretimi ve tekstil tecrübesiyle güçlü bir potansiyele sahip olduğuna değinerek, bu gücün sertifikasyon, izlenebilirlik ve markalaşma süreçleriyle daha ileri taşınması gerektiğini ifade etti.

*******

Velhasıl...

Artık Türkiye'nin Çin, Bangladeş ya da Kuzey Afrika'daki işçilik maliyetleriyle fiyat rekabeti yapması mümkün görünmüyor.

Sektör temsilcileri de buna dikkat çekiyor.

Bugün baktığınızda Mısır'dan Fas'a çok ciddi yatırımlar var.

Peki, Türkiye ne yapacak?

Katma değerli üretim...

Yani artık mesele daha ucuza üretmek değil, mesele daha akıllı üretmek!

Düşündüğümüzde Türkiye'nin avantajı hâlâ çok güçlü.

Avrupa'ya yakınlık, seri teslimat, üretim kabiliyeti, işçilik ve kriz dönemlerini fırsata çeviren güvenilir tedarikçi...

Aslında pandemi bunu net biçimde vurguladı.

Örneğin tedarik zincirleri kırıldığında, Avrupa'nın dönüp baktığı ülkelerden biri ilk olarak Türkiye oldu.

Güçlü sanayi refleksi...

Bugünden geleceği düşündüğümüzde, artık bunun yetmediğini sistem anlatıyor.

Eskiden tekstilde alıcılar sadece ürünün teknik kalitesine odaklanırdı.

Bugün ise fabrikanın enerji kaynağından karbon ayak izine ve sosyal uygunluk belgelerine kadar birçok alan sorulurken, bir de kullanılan pamuğun hangi tarladan çıktığı bile görmek isteniyor.

Yani geleceğin anahtar kelimesi: İzlenebilirlik...

Özellikle Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve dijital ürün pasaportu uygulamaları, tekstil sektöründe yeni bir dönemi başlatıyor diyebiliriz.

Dolayısıyla artık "İyi ürün yaptım!" dönemi yeterli değil.

O ürünün tüm detayları da belgelenmek zorunda.

Pamuk nerede yetiştiğinden hangi suyun kullanıldığına, enerjiden karbon emisyonunun ne kadar olduğuna kadar...

İşte Türkiye'nin önünde hem risk hem de fırsat burada duruyor.

Türkiye, Avrupa'nın en önemli pamuk ve tekstil üretim merkezlerinden biri konumunda...

Fakat sektör temsilcilerinin de kabul ettiği gibi zincirin en zayıf halkası hâlâ izlenebilirlik tarafı. Özellikle pamuk...

Tarladan çıkan ürün ile nihai ürünü dijital sistem içinde bağlayabilmek stratejik mesele...

Sektör temsilcilerinden bir başka önemli başlık da 'sertifika'...

Organik üretim, karbon nötr üretim, yeşil enerji, su yönetimi gibi...

Buradaki mesele de sadece ticaret değil, doğru kaynak yönetimi...

Sadece ürünü değil, toprağı da koruyan üretim modeli...

Bu durum Türkiye'nin tarım geleceğiyle de doğrudan bağlantılı.

İşte tüm bu dönüşüm sisteminin tam merkezinde yapay zekâ var.

*******

Örneğin;

Geçmişte tekstil mühendislerinden üretimi bilmesi, kumaşı tanıması, makineyi yönetmesi beklenirdi.

Şimdi ise şartlar değişiyor... Veri okuyabilen, otomasyonu anlayabilen, yapay zekâ destekli kalite kontrol süreçlerini yönetebilen mühendisler ön plana çıkıyor.

*******

Son olarak...

Keyifle izlediğim programda dikkatimi çeken bir başka konu da gençlerin vizyonuydu.

Sorular ezber değil, sektörün dönüşümünü anlamaya çalışan ve sorgulayan bir kuşak vardı.

Sektör adına en umut verici detay buydu.

Çünkü tekstilin geleceği sadece fabrikaların elinde değil, o fabrikalara yön verecek gençlerin zihnindeydi.

Uzun bir yazı oldu. Farkındayım...

Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim: Türkiye tekstilde yol ayrımında!

Ya düşük maliyet yarışında yok olacak, ya da tasarım ve yüksek katma değer ekseninde yeni bir hikâye yazacak.

Ve görünen o ki tekstilin yeni rekabeti fiyatla değil, akılla olacak!

Ne dersiniz?

Yazarın Diğer Yazıları

Oyunun kazananı kim?
06 Mayıs 2026 Çarşamba, 20:38

Zamlar yolda mı?
04 Mayıs 2026 Pazartesi, 20:29

Bursa'dan kritik çağrı!
29 Nisan 2026 Çarşamba, 21:10

Çiftçinin kamburu banka faizi!
28 Nisan 2026 Salı, 18:11

Yüzde 9 yeter mi?
27 Nisan 2026 Pazartesi, 20:35

İnşaatta para yok!
24 Nisan 2026 Cuma, 19:58

Riskler konuşuyor, Gözler 11 Haziran'da!
22 Nisan 2026 Çarşamba, 21:45

Sanayici neyi bekliyor?
21 Nisan 2026 Salı, 22:01

Bursa'da kiracı olmak bile lüks!
17 Nisan 2026 Cuma, 21:13

Yatırımlar alarm veriyor!
14 Nisan 2026 Salı, 20:28

Tüm Yazılar