Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com
Oyunun kazananı kim?
06 Mayıs 2026 Çarşamba, 20:38
Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Şöyle düşünün...
Ekonomi yazılarında bazen veriler, bazen de o verilerin bize anlattıkları konuşur.
Bugün biraz rakamların arkasındaki hikâyeye bakalım istiyorum.
Erdem Kaya Patent Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Kaya...
Türkiye 2025 yılı patent ve faydalı model verilerine dayalı durum değerlendirmesi aslında bize sadece rakamları değil, Türkiye'nin üretim yansımalarını, inovasyon iştahını ve yönünü de anlatıyor.
*******
Gelin öncesinde şu tespitle başlayalım...
Fikri mülkiyet istatistikleri, bir ülkenin geleceğe ne kadar yatırım yaptığının ve hangi alanı geliştirmek istediğinin aynasıdır.
Erdem Kaya, "2025 yılı patent başvuruları bakımından dengeli ancak seçici bir büyüme dönemine işaret etmektedir" diyor.
Türk Patent ve Marka Kurumu'na yapılan toplam patent başvurusu sayısı 19 bin 238 olarak gerçekleşmiş ve bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 3,2 oranında artış kaydetmiş.
Bu toplam içinde yerli patent başvuruları 11 bin 394 seviyesine ulaşarak yaklaşık yüzde 11,9 artış göstermiş ve buna karşılık yabancı başvurular 7 bin 844 ile yaklaşık yüzde 7,2 oranında gerilemiş.
Bu görünüm ne demek?
2025 yılında Türkiye'de patent ekosistemindeki büyümenin esas olarak yerli başvuru sahipleri tarafından taşındığını ortaya koymaktadır.
Yani bir şeyler kıpırdıyor. Dolayısıyla Ar-Ge sadece konuşulan bir başlık olmaktan çıkıp başvuruya dönüşüyor.
Şimdi gelin il bazlı dağılıma da bakalım.
Zira inovasyon da eşit dağılmıyor.
İstanbul 4 bin 326 başvuru ile açık ara lider. Ankara 2 bin 290 başvuru ile ikinci. Kocaeli 739 başvuru ile üçüncü. Bursa ve İzmir arkadan geliyor.
Bursa 517 ve İzmir 442 başvuru ile bu grubu takip ediyor.
İstanbul ve Ankara'nın birlikte yerli patent başvurularının yaklaşık yüzde 58,1'ini oluşturması başvuru faaliyetlerinin büyük ölçüde iki ana merkez etrafında toplandığını göstermektedir.
İlk beş ilin toplam payının yaklaşık yüzde 73,0. İlk on ilin payının ise yaklaşık yüzde 80,8 düzeyine ulaşması patent üretim kapasitesinin coğrafi olarak hâlen yüksek derecede yoğunlaştığını teyit etmektedir.
Türkiye'de patent hâlâ birkaç merkezde üretiliyor.
Peki, bu kötü mü? Elbette hayır...
Fakat yeterli mi? Kesinlikle değil...
*******
Erdem Kaya, "2025 yılı verileri faydalı model başvuruları bakımından ise çok daha güçlü bir ivmeye işaret etmektedir" diyor.
Toplam faydalı model başvurusu 3 bin 999 olarak gerçekleşmiş ve bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 28,3 artmış. Yerli faydalı model başvuruları 3 bin 927 ile yaklaşık yüzde 28,1 artış gösterirken, yabancı faydalı model başvuruları 72 seviyesine ulaşmış ve yaklaşık yüzde 35,8 oranında yükselmiş. Bununla birlikte faydalı model sisteminin ana omurgasını yerli başvurular oluşturmaktadır.
Nitekim 2025 yılında toplam faydalı model başvurularının yaklaşık yüzde 98,2'si yerli başvuru sahiplerinden gelmiş.
"Bu tablo özellikle hızlı pratik ve maliyet etkin koruma araçlarına yönelik talebin yerli girişimler ve üretici firmalar nezdinde belirgin biçimde arttığını göstermektedir" diyor Erdem Kaya...
Faydalı model başvurularının il bazında yine İstanbul 1.122 başvuru ile açık ara ilk sırada yer alıyor. Ankara 399, Bursa 352, İzmir 276 ve Konya 218 ile öne çıkan diğer iller olmuş.
İlk beş ilin yerli faydalı model başvuruları içindeki payı yaklaşık yüzde 60,3. İlk on ilin payının ise yaklaşık yüzde 71,8 düzeyinde olması faydalı model başvurularında da önemli bir bölgesel yoğunlaşma bulunduğunu göstermektedir.
Bununla birlikte patent tarafına kıyasla faydalı model başvurularının Anadolu'daki üretim merkezlerine daha dengeli yayıldığı ve özellikle orta ölçekli sanayi şehirlerinde koruma talebinin canlı olduğu da görülmekte.
*******
Türkiye'den Avrupa Patent Ofisi'ne yapılan başvurulara bakarsak, 2025 yılında Türkiye menşeili 659 adet Avrupa Patent başvurusu dosyalanarak 2024 yılına göre yüzde 22 artış göstermiş. Tescillenen patent sayısı ise 2024 yılı ile benzer sayıda kalarak 295 adet. 2025 yılında Türkiye menşeili başvuruları yapana hak sahiplerinin yüzde 9,1'i taşımacılık, yüzde 8,6 ilaç ve yüzde 7,3'ü ise mobilyacılık sektörünü oluşturmakta.
Sektör dağılımı da dikkat çekici... Çünkü Türkiye'nin üretim DNA'sını yansıtan bir tablo sunuyor.
Yabancı başvuruların ülkelere göre dağılımı incelendiğinde ise, Türkiye pazarının belirli sanayi ülkeleri açısından güçlü bir koruma alanı olmaya devam ettiği görülmekte. Özellikle otomotiv, makine, ilaç ve yüksek teknoloji alanlarında...
Almanya, ABD ve İtalya başı çekiyor. İlk üç ülke toplamın yüzde 43,2'sini oluşturuyor. 2025 yılında Almanya 1.494 başvuru ile ilk sırada yer almış. Amerika Birleşik Devletleri 1.301 başvuru ile ikinci. İtalya ise 592 başvuru ile üçüncü sırada bulunmuş.
*******
Velhasıl...
Patent ve faydalı model verileri birlikte değerlendirildiğinde, 2025 yılının Türkiye açısından iki yönlü bir resim sunduğu söylenebilir.
Bir yandan yerli patent başvurularındaki artış, araştırma geliştirme (Ar-Ge) ve teknoloji üretimi kapasitesinin güçlendiğine işaret etmekte.
Diğer yandan faydalı model başvurularındaki güçlü yükseliş, üretim sahasında geliştirilen teknik çözümlerin daha fazla korunmak istendiğini ortaya koymaktadır.
Ama...
Başvurular hem il bazında hem de yabancı ülke bazında belirli merkezlerde yoğunlaşması, ekosistemin hâlen sınırlı odaklar etrafında şekillendiğini göstermektedir.
"Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca toplam başvuru sayısındaki artışa değil, başvuru tabanının farklı şehirlere, sektörlere ve teknoloji alanlarına yayılmasına da odaklanılması yerinde olacaktır" diyor Erdem Kaya...
Ekliyor:
"2025 yılı, Türkiye'de sınai mülkiyet korumasına yönelik talebin güçlü biçimde sürdüğü, özellikle yerli patent ve faydalı model başvurularında kayda değer bir canlılığın gözlendiği bir yıl olarak değerlendirilebilir. Bu eğilimin sürdürülebilir kılınabilmesi için başvuru sayısındaki artışın nitelikli patentleşme, ticarileşme ve uluslararası koruma stratejileri ile desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin 2025 verileri, doğru politika araçları ve kurumsal desteklerle daha geniş tabanlı ve daha yüksek katma değerli bir patent ekosisteminin mümkün olduğunu göstermektedir."
Son söz şu:
Patent başvurusu, sayı üretir!
Ticarileşme ise, değer üretir!
Türkiye'nin bundan sonraki meselesi şöyle olmalı:
Sadece başvuru sayısını artırmak değil, bu tabanı yaymak...
Yani daha fazla şehir, sektör, teknoloji alanı ve en önemlisi daha nitelikli patent...
Buradaki gerçek değer başvuru sayısında değil, o patentin ticarileşmesinde!
Yani oyunun kazananı çok başvuran değil, ürettiğini değere dönüştürebilendir!
Ne dersiniz?
Yazarın Diğer Yazıları
Zamlar yolda mı?
04 Mayıs 2026 Pazartesi, 20:29
Bursa'dan kritik çağrı!
29 Nisan 2026 Çarşamba, 21:10
Çiftçinin kamburu banka faizi!
28 Nisan 2026 Salı, 18:11
Yüzde 9 yeter mi?
27 Nisan 2026 Pazartesi, 20:35
İnşaatta para yok!
24 Nisan 2026 Cuma, 19:58
Riskler konuşuyor, Gözler 11 Haziran'da!
22 Nisan 2026 Çarşamba, 21:45
Sanayici neyi bekliyor?
21 Nisan 2026 Salı, 22:01
Bursa'da kiracı olmak bile lüks!
17 Nisan 2026 Cuma, 21:13
Yatırımlar alarm veriyor!
14 Nisan 2026 Salı, 20:28
İş yok ama var!
13 Nisan 2026 Pazartesi, 20:48