Orta Doğu'daki sıcak çatışmalar ve değişen jeopolitik dengeler, yüzyıllardır dini ve siyasi bir tartışma konusu olan "Arz-ı Mevud" (Vadedilmiş Topraklar) meselesini yeniden dünya gündemine taşıdı. Özellikle birkaç gündür İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların ardından "Vadedilmiş Topraklar" meselesini yeniden alevlendi. İsrail'in sahip olmak için saldırı düzenlediği "vadedilmiş topraklar" hangi ülkeleri ve şehirleri kapsıyor? Arz-ı mevud ne demektir? İşte konuya ilişkin detaylar...
İsrail'in Gazze ve Lübnan'ın ardından İran'a da savaş açması, "Vadedilmiş Topraklar" meselesini yeniden alevlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da 2 yıl önce "İsrail saldırganlığının eninde sonunda Türkiye'yi de içine alacağı"na dair yaptığı uyarı, bu düşüncedeki sınırların Türkiye'yi de kapsadığını ortaya çıkardı. Şu sıralar yaşanan küresel durumlar, gözleri tekrardan 'Vadedilmiş Topraklar'a çevirirken, İsrail ordusunun Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve İran hattında yürüttüğü yıkıcı operasyonların arka planında yer alan ve Arz-ı Mevud olarak bilinen bu hedef, Orta Doğu'da sınırların tekrardan çizilmek istediğini de gözler önüne serdiği iddialarını ortaya çıkardı. Peki, İsrail'in sahip olmak için varını yoğunu ortaya koyduğu "vadedilmiş topraklar" hangi ülkeleri ve şehirleri kapsıyor? Arz-ı mevud ne demektir? İşte konuya ilişkin detaylar...
VADEDİLMİŞ TOPRAKLAR (ARZ-I MEV'UD) NEDİR?Yahudilere göre Kudüs, "Tanrı'nın seçtiği şehir" olarak nitelendirilir ve "ulusların tam ortası" yani dünyanın bir nevi merkezi olarak tanımlanır.
İbranice "Eretz Yisrael" (İsrail Diyarı) olarak da adlandırılan bu bölge, Ahd-i Atîk'te "Ken'an diyarı" diye de zikredilmektedir. İkinci Mâbed döneminden itibaren ise Tanrı tarafından Hazreti İbrahim, Hazreti İshak, Hazreti Yakub ve Hazreti Musa'nın soyundan gelenlere vadedilmiş kutsal bir alanı temsil ettiği söylenir ve "Arz-ı mev'ûd", "Arz-ı Mukaddes diye adlandırılır.
Bu bölge, Yahudi teolojisinde sadece siyasi bir yurt değil, aynı zamanda dini görevlerin yerine getirilebileceği yegane kutsal alan olarak kabul edilir.
Yahudi inancında "Arz-ı Mev'ûd" olarak anılan toprakların, Tanrı tarafından Hz. İbrâhim, Hz. İshak, Hz. Ya'kūb ve onların soyuna vaat edildiği kabul edilir. Bu anlayışa göre söz konusu topraklara sahip olmanın, yalnızca ilahi bir vaat değil aynı zamanda Tanrı ile yapılan ahitlere bağlı kalma şartına dayandığına inanılır. İsrailoğulları'nın bu topraklara yerleşmesinin, inanç ve sözleşmelere sadakatle ilişkilendirildiği düşüncesi öne çıkar.
Kutsal anlatımlarda, Hz. Musa önderliğinde Mısır'dan çıkan İsrailoğulları'nın vaat edilen topraklara hemen ulaşamadıkları ve çeşitli sebeplerle bu süreçte zorluklarla karşılaştıkları ifade edilir. Rivayetlere göre liderliğin daha sonra Yeşu'ya devredilmesiyle birlikte İsrailoğulları Filistin bölgesine yönelmiş, burada yaşayan topluluklarla mücadele ederek bölgenin önemli bir kısmında hâkimiyet kurmuşlardır.
Tevrat'taki ifadeler (özellikle Tekvin 15:18), bu sınırları "Mısır Irmağı'ndan Büyük Irmak Fırat'a kadar" şeklinde çizer.
Güney sınırını Sina Yarımadası ve bugünkü Mısır'ın bir bölümü oluştururken, batı sınırı tamamen Akdeniz kıyılarına dayanıyor. Doğu sınırı Ürdün'ün tamamını, Suriye'nin büyük bir kısmını ve Irak'ın Fırat Nehri'ne kadar olan batı bölgelerini içine alıyor. En çok tartışılan kuzey sınırı ise Lübnan'ın tamamını kapsayarak Suriye üzerinden Türkiye'nin güneyine, Toros Dağları eteklerine ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Fırat Havzasına kadar uzanan bir alanı kapsadığı çizili haritalardan uyarlandı.
Günümüz siyasi haritasına uyarlandığında, bu idealist sınırların şu ülkelerin topraklarını içine aldığı iddia edilmektedir:
Arz-ı Mevud tartışmalarının en çarpıcı noktalarından biri İsrail bayrağındaki iki mavi şerittir. Bu konuda iki ana görüş çatışmaktadır:
1. Bayraktaki Sembolizm ve "Nil-Fırat" İddiasıPopüler bir siyasi teoriye göre, bayrağın alt ve üst kısmında yer alan iki mavi çizgi, vadedilen toprakların sınırlarını çizen Nil ve Fırat nehirlerini temsil eder. Ortadaki Davud Yıldızı ise bu nehirler arasında kurulacak olan "Büyük İsrail" devletini simgeler. Bu iddia, özellikle Orta Doğu'daki Arap ve Türk milliyetçileri ile bazı İslamcı çevreler tarafından İsrail'in yayılmacı emellerinin kanıtı olarak sıkça dile getirilir.
İsrail devletinin resmi kaynaklarına ve tarihçilere göre ise bu çizgilerin nehirlerle bir ilgisi yoktur. Bayrağın tasarımı, Yahudilerin dua ederken üzerlerine örttükleri "Tallit" adı verilen dua şalından esinlenilmiştir. Geleneksel Tallit şallarında beyaz zemin üzerine mavi çizgiler bulunur; bu çizgiler gökyüzünü ve Tanrı'nın ihtişamını simgeler.
Kaynak: BURSADA BUGÜN
Güncel, 2026.03.02 09:19