Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com
Zam dalgası geliyor! Bursa iş dünyasından ilk yorumlar...
02 Mart 2026 Pazartesi, 20:31
Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Bildiğiniz üzere ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, Orta Doğu'daki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı.
Ardından İran, dünya petrol taşımacılığı açısından hayati konumdaki Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapattığını açıkladı.
Unutmayın Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin gerçekleştiği stratejik geçitlerden biri.
Peki, tüm bu gelişmeler sektörleri nasıl etkiliyor?
Bugün bu sorunun yanıtını araştırdım ve Bursa iş dünyası ile sektörlere yansımalarını konuştum.
Sözü çok fazla uzatmadan, bir kaç bölümlük bir yazı dizisi ile Bursa iş dünyasının değerlendirmelerini sizlerle paylaşacağım.
Sektörel Bakış'ta sektörler...
Devamını ise, yarın sizlere aktaracağım.
AKARYAKIT SEKTÖRÜ (İSTASYONLARI)...
SİMPET Akaryakıt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Parseker'e, "Bölgedeki gerilim ve olası petrol fiyat artışı beklentisi satış hacmini ve pompa fiyatlarını nasıl etkiler? Kısa vadede zam ya da talep değişimi öngörüyor musunuz?" diye sordum.
Cevabı şöyle oldu:
"Şu an ciddi bir belirsizlik söz konusu ve bu durum akaryakıt fiyatlarında çok hızlı bir fiyatlama davranışına yol açıyor. Nitekim zam süreci başlamış durumda. Yarın akşam itibarıyla motorinde 5 lira 21 kuruş, benzinde ise yaklaşık 1 lira 92 kuruş seviyesinde bir artış bekleniyor. Gün içindeki piyasa hareketlerine bağlı olarak bu rakamların daha da artması mümkün.
Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik bir geçiş hattına ilişkin riskler söz konusu olduğunda piyasa, fiili bir arz kesintisi yaşanmadan önce risk primini fiyatlamaya başlıyor. Şu an aslında arz tarafında somut bir değişiklik olmamasına rağmen risk algısı fiyatlara yansımış durumda. Bu nedenle pompa fiyatlarındaki artış kısa vadede, yani yarından itibaren hissedilmeye başlanacak. Bu hafta içinde ikinci hatta üçüncü bir zam ihtimali de göz ardı edilemez.
Satış hacmi açısından ise genellikle iki-üç aşamalı bir süreç yaşanıyor. Zam öncesinde talepte ciddi bir artış oluyor. Nitekim bugün de yoğunluk yaşanmasının nedeni bu.Tüketiciler ve özellikle toptan alım yapan sektörler zamdan önce depolarını dolduruyor. Madencilik, inşaat ve beton gibi sektörler stoklarını artırma eğiliminde. Bu nedenle kısa vadede belirgin bir talep artışı görülür.
Ancak fiyatların kalıcı olarak yükselmesiyle birlikte, yapılan stoklar nedeniyle talepte geçici bir düşüş yaşanır. Daha sonra ise talep yeniden normal seyrine döner. Çünkü üretim ve faaliyetlerini sürdürmek zorunda olan sektörler yakıt tüketmeye devam eder.Dolayısıyla toplam talep uzun vadede çok değişmez.
Bu tür fiyat artışlarının asıl etkisi talep tarafında değil, enflasyon tarafında görülür.
Motorin fiyatlarının yükselmesi lojistik maliyetlerini ciddi şekilde artırır ve bu da tüm sektörlerde zincirleme bir maliyet baskısı oluşturur. Eğer bölgedeki gerilim tırmanır ve petrol fiyatları kalıcı olarak yüksek seviyelerde seyrederse hem pompa fiyatları hem de enflasyon üzerinde ciddi bir baskı oluşur.
Piyasalar belirsizliği sevmez ve şu anda fiyatlanan da esas olarak bu belirsizliktir.
Eğer arz kesintisi gerçekleşir ya da Hürmüz Boğazı'ndaki sorunlar uzun sürerse, fiyatlardaki yükseliş çok daha hızlı bir şekilde devam edebilir. Bu nedenle bölgedeki sorunların bir an önce çözülmesi büyük önem taşıyor."
LOJİSTİK SEKTÖRÜ...
Gökbora Bursa Bölge Gümrük ve Lojistik Hizmetleri Müdürü Ali Cansevdi ve UND Uluslararası Nakliyeciler Derneği YKÜ Ersan Keleş'e, "Ortadoğu'daki gerilimin yakıt maliyeti, navlun fiyatları ve uluslararası taşıma rotaları üzerinde nasıl bir etkisi olacağını düşünüyorsunuz?" diye sordum.
Gökbora Bursa Bölge Gümrük ve Lojistik Hizmetleri Müdürü Ali Cansevdi, "Ortadoğu'daki gerilim, özellikle ticaret açısından ülkemiz için ciddi bir risk oluşturuyor. Bu noktada en kritik unsur petrol.
Dünya petrol arzının önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Bölgede yaşanan askeri gerilim ve geçişlerin kısıtlanma ihtimali, petrol fiyatlarında ani ve sert yükselişlere yol açabiliyor. Bu durum doğrudan yakıt maliyetlerini etkilerken, artan maliyetler navlun fiyatlarına da yansıyor.
Deniz taşımacılığında yalnızca navlun fiyatları değil, sigorta primleri de yükseliyor.
Bölgeden geçen gemilerin güvenliğiyle ilgili riskler arttıkça, buna bağlı olarak maliyetler de yükseliyor. Bu riskler lojistik firmaları açısından ek bir maliyet unsuru oluşturuyor ve navlun fiyatlarında yukarı yönlü bir hareket zaten başlamış durumda.
Bu gelişmeler yalnızca enerji sektörünü değil; gıda sanayi hammaddeleri ve tüketim ürünleri dâhil olmak üzere tüm tedarik zincirlerini etkiliyor.
Bölgedeki durum nedeniyle uluslararası taşıma rotalarında alternatif güzergâhlara yönelim söz konusu oluyor. Ancak alternatif rotalar taşıma sürelerini uzatıyor. Örneğin 5 gün süren bir geçişin 10 güne ya da daha uzun sürelere çıkması mümkün.
Sonuç olarak, taşıma süreleri uzarken maliyetler artıyor ve bu durum enflasyonist baskıyı güçlendiriyor. Ortadoğu'daki gerilim, kısa vadede petrol fiyatları ve navlun ücretlerinde dalgalanmalara yol açarken, orta vadede küresel ticarette maliyet artışları ve rota değişiklikleri şeklinde etkisini gösterecektir" dedi.
UND Uluslararası Nakliyeciler Derneği YKÜ Ersan Keleş ise, "Halihazırda İran tarafına yönelik taşımalar zaten yoğun şekilde yürütülmekteydi. Ancak mevcut durumda navlun maliyetlerinin artmasının yanı sıra, sınır kapılarındaki sistemlerin sağlıklı çalışmaması yani daha doğrusu aksak çalışması olumsuz etkilemektedir.
İran'ın internet ve telekom altyapısının zarar görmesi nedeniyle sınır kapılarındaki pasaport ve diğer işlemler sağlıklı şekilde gerçekleştirilememektedir.
Birçok işlem manuel olarak yürütülmeye çalışıldığından, Türkiye'den İran'a yapılan taşımalar ile Türkiye üzerinden İran güzergâhı kullanılarak Orta Asya Türk Devletleri'ne gerçekleştirilen taşımalar önemli ölçüde aksayarak ilerlemektedir.
Söz konusu bölgenin en önemli ekonomik kaynaklarından biri taşımacılık faaliyetleri olduğundan, bölgeye yönelik sevkiyatlarda yaşanan aksaklıklar ekonomik açıdan da ciddi etkiler yaratmaktadır.
Sürecin ne kadar devam edeceği henüz netlik kazanmamakla birlikte, yapılan açıklamalar doğrultusunda mevcut durumun en az 1 ay daha sürebileceği öngörülmektedir.
Bu gelişmeler, İran güzergâhı üzerinden özellikle Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Afganistan'a yönelik yük taşımalarında önemli ticari aksamalara yol açmaktadır. Ayrıca Türkmenistan'ın İran tarafındaki sınır kapısını kapatmış olması da süreci daha da zorlaştırmaktadır.
Gürbulak Gümrük Kapısı, Esendere Gümrük Kapısı ve Tahran Büyükelçiliği ile yapılan görüşmeler neticesinde İran güzergâhındaki mevcut duruma ilişkin edinilen bilgiler aşağıda özetlenmiştir:
İran genelinde bombardımanlar nedeniyle internet ve GSM şebekelerinde yaşanan ciddi kesintiler, sınır kapılarındaki sistemlerin sağlıklı çalışmasını olumsuz etkilemektedir. Bu durum araç giriş-çıkış işlemlerinin yavaşlamasına neden olmakta, işlem süreleri normalin üzerine çıkmaktadır. Mevcut savaş ortamı ve olağanüstü koşullar da operasyonel süreçleri doğrudan etkileyerek gecikmeleri artırmaktadır.
Özellikle Sero ve Bazargan Gümrük Kapılarında pasaport sistemlerinde yaşanan teknik aksaklıklar nedeniyle işlemler oldukça yavaş ilerlemektedir. Bu durum, tır giriş-çıkış süreçlerinde belirgin gecikmelere ve bekleme sürelerinde artışa yol açmaktadır. Mevcut koşulların devam etmesi halinde bu kapılarda yoğunluk ve yığılma riskinin artabileceği değerlendirilmektedir.
Yetkililerle yapılan görüşmelerde, firmaların operasyon planlamalarını mevcut savaş koşulları ve teknik aksaklıkları dikkate alarak gerçekleştirmelerinin önem taşıdığı belirtilmiştir. Araç sevkiyatlarının kademeli ve kontrollü şekilde organize edilmesi, özellikle Sero ve Bazargan kapılarındaki uzun işlem süreleri göz önünde bulundurularak planlamaların revize edilmesi ve olası yığılmaların önlenmesi amacıyla sevkiyat takvimlerinin dikkatle koordine edilmesi tavsiye edilmektedir.
Bölgeye doğrudan taşıma yapan veya bölge üzerinden transit taşımacılık gerçekleştiren lojistik firmalarının ve ihracatçıların operasyonel planlamalarını bu çerçevede yapmaları ve muhtemel gecikmelere karşı gerekli tedbirleri almaları önem arz etmektedir" dedi.
Velhasıl...
Orta Doğu'daki kriz, cebimizi ve ticaretimizi doğrudan etkileyen bir ekonomik dalga...
Enerji fiyatlarındaki artış; lojistikten üretime, tüketiciden ihracata, ticaretten enflasyona kadar zincirleme ekonominin tüm dinamiklerine etkiler yaratıyor.
Belirsizliğin uzaması halinde artan maliyet baskısının hem ticaret hem sanayi hem ihracat hem de tüketici tarafında daha belirgin hissedilmesi kaçınılmaz görünüyor.
(Bursa iş dünyası ile sektör değerlendirmeleri devam edecek...)
Yazarın Diğer Yazıları
Kredi var! Şimdi ne olacak?
24 Şubat 2026 Salı, 22:13
Emeklinin ATM çilesi!
23 Şubat 2026 Pazartesi, 18:40
Sanayide 'maliyet' savaşı!
20 Şubat 2026 Cuma, 22:23
Bursa'da kiracılık lüks!
17 Şubat 2026 Salı, 21:23
Emekliler geçinebiliyor mu?
16 Şubat 2026 Pazartesi, 20:25
Bursa için 20 kritik hamle!
13 Şubat 2026 Cuma, 21:55
Sanayide risk büyüyor mu?
10 Şubat 2026 Salı, 21:38
Bursa'da 'BEBECİLER' ne diyor?
09 Şubat 2026 Pazartesi, 21:01
Bursa iş dünyası kararlı!
04 Şubat 2026 Çarşamba, 22:44
Her şey neden pahalı?
03 Şubat 2026 Salı, 21:34