Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com

Sanayide risk büyüyor mu?

10 Şubat 2026 Salı, 21:38

Ekonomi Köşesi'nden merhaba...

Bugünkü gündemimizde sanayinin nabzını tutacağız.

2025 yılı, ekonomide karmaşık bir tablo bıraktı.

Sanayi için büyüme hikayesinden çok, yön arayışının hakim olduğu yıl oldu sanki...

TÜİK verileri de, 2025 yılı için sanayi üretiminde gerileme olduğunu gösteriyor.

Şöyle ki;

Sanayi üretim endeksi, Aralık 2025 açıklandı.

Sanayi üretimi yıllık yüzde 2,1 azaldı.

Alt sektörlere baktığımızda tablonun ayrıştığını görüyoruz.

Bir önceki yılın aynı ayına göre; madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi artış yönünde performans gösterirken, imalat sanayi sektörü endeksi baskı altında kaldığını gösteriyor.

İmalat sanayi sektörü ile devam edecek olursak;

Yıllık hesaplamalara göre yüzde 2,7 azaldı.

Örneğin;

Düşük teknoloji ürün üretimi yıllık yüzde 8,7 azalmış.

Orta-düşük teknoloji ürün üretimi yıllık yüzde 3,4 artmış.

Orta-yüksek teknoloji ürün üretimi yıllık yüzde 13,1 artmış.

Yüksek teknoloji ürün üretimi ise yıllık yüzde 24,9 azalmış.

Geleneksel sektörlerle devam edeyim...

Örneğin;

Gıda ürünleri imalatı yıllık yüzde 6,9 azalmış.

Tekstil ürünleri imalatı yıllık yüzde 9,8 azalmış.

Giyim eşyaları imalatı yıllık yüzde 29,2 azalmış.

Deri ve ilgili ürünlerin imalatı da yıllık yüzde 17,1 azalmış.

Makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı yıllık yüzde 1,4 gerilemiş.

Dolayısıyla...

Toplam sanayi üretimindeki yavaşlama, geleneksel sektörlerdeki daralma ve teknoloji tarafındaki kırılma, sanayi cephesinde risklerin arttığını vurguluyor sanki...

Orta - yüksek teknoloji ve orta - düşük teknoloji ürün üretimindeki artış, sanayinin yön arayışına işaret ediyor gibi...

Öte yandan da yüksek teknoloji üretimindeki gerileme, sanayicinin hedefi ile açıklanan rakamlar arasındaki mesafeyi ortaya koyuyor.

Peki özellikle yüksek teknoloji üretimi bu kadar neden azalmış olabilir?

Oysa ki, sanayici yüksek teknolojiden söz ediyor.

Rakamlara baktığımızda üretim cephesinde bu dönüşümün henüz karşılığını bulamadığını görüyoruz.

Anlıyoruz ki, katma değeri yüksek üretime geçişin sadece sanayicinin niyetiyle olmadığını...

Ar-Ge destekleri, döviz kuru,ara malı, nitelikli işgücü, yatırım iştahı ve finansmana erişim koşullarıyla birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.

Velhasıl sanayinin nabzı şunu ifade ediyor:

Mesele üretmekten çok, nasıl ve neyin üretildiği!

Ne dersiniz?

Yazarın Diğer Yazıları

Firmalara 'nakit akış' uyarısı!
01 Nisan 2026 Çarşamba, 22:09

Sünger hammaddesinde kriz!
30 Mart 2026 Pazartesi, 20:20

Savaşın en pahalı sonucu ne?
27 Mart 2026 Cuma, 20:35

İşveren ve çalışana kritik karar!
23 Mart 2026 Pazartesi, 21:04

Poşet deyip geçme...
18 Mart 2026 Çarşamba, 21:33

Bursa'da ikinci el önde!
17 Mart 2026 Salı, 21:09

İhracatçılar zora mı giriyor?
16 Mart 2026 Pazartesi, 17:54

Sanayideki gizli mesaj!
10 Mart 2026 Salı, 18:00

Şirketlerin yeni savaşı!
09 Mart 2026 Pazartesi, 20:40

Ürün hazır, Sevkiyat durdu!
04 Mart 2026 Çarşamba, 21:01

Tüm Yazılar