Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com
Bursa sanayisinde yangınlar ve patlamalar!
28 Temmuz 2026 Salı, 21:45
Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Bugünkü konumuz, endüstriyel yangınlar ve patlamalar!
Bir fabrikanın yandığı ya da bir sanayi tesisinde patlama yaşandığı haberleriyle karşılaşıyoruz.
Peki, neden yanıyor bu fabrikalar?
İhmal mi?
Yetersiz eğitim faktörü mü?
İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarındaki eksiklikler mi?
Ya da kimi zaman dile getirilen sabotaj ihtimali mi?
********
Elbette sadece endüstriyel yangınlar değil.
Orman yangınları, konut yangınları, araba yangınları...
Can yakan her yangın, geride telafisi güç kayıplar bırakıyor.
Ancak bugün konumuz, sanayinin riski...
*******
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nin 2017 yılından bu yana düzenli olarak yayımladığı ve bu yıl dokuzuncusu hazırlanan '2025 Yılı Endüstriyel Yangınlar ve Patlamalar Raporu'...
Rapor göre, sanayide alarm zilleri artık daha yüksek sesle çalıyor.
2025 yılında Türkiye genelinde 755 endüstriyel yangın ve patlama meydana gelmiş.
Bu olayların 700'ü endüstriyel yangın, 55'i ise endüstriyel patlama olarak kayıtlara geçmiş.
Yaşanan olaylarda 20 çalışan hayatını kaybetmiş, 173 çalışan yaralanmış. Ayrıca çok sayıda kişi yangınlar sonrasında açığa çıkan boğucu ve zehirleyici gazlardan etkilenmiş.
Ancak bu tabloyu sadece iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirmek eksik olur.
Her yangın ve patlama; duran üretim bantları, aksayan tedarik zincirleri, geciken ihracat siparişleri, artan maliyetler ve milyonlarca liralık ekonomik kayıp anlamına geliyor.
Başka bir ifadeylee ndüstriyel yangınlar ve patlamalar yalnızca işletmelerin değil, ülke ekonomisinin rekabet gücünü de doğrudan etkiliyor.
*******
Veriler, riskin belirli sektörlerde yoğunlaştığını da açıkça gösteriyor.
Yangın ve patlamaların yüzde 19'u metal sektöründe, yüzde 18'i ağaç, kâğıt ve mobilyada, yüzde 17'si tekstilde, yüzde 12'si kauçuk ve plastikte ve yüzde 9'u gıda sektöründe meydana gelmiş.
Petrokimya, yağ, çimento, seramik ve cam sektörleri yüzde 4, enerji yüzde 3, kozmetik ve temizlik yüzde 2, boya ile ilaç sektörü ise yüzde 1 pay almış.
Bunun yanında bakım-onarım faaliyetleri, mekanik arızalar, elektrik kaynaklı sorunlar ve aşırı ısınma gibi faktörler, yangın ve patlamaların en önemli nedenleri arasında gösteriliyor.
Dikkat çeken bir başka detay ise; metal, tekstil, ağaç-kâğıt-mobilya ile kauçuk-plastik sektörlerinin önceki yıllarda olduğu gibi 2025 yılında da ilk sıralarda yer alması.
Toplam olayların yaklaşık yüzde 66'sı yalnızca bu dört sektörde gerçekleşmiş.
Bu sektörlerin aynı zamanda üretim, ihracat ve istihdam açısından Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri olması, yaşanan her yangının ekonomik etkisini daha da büyütüyor.
*******
Yıllara göre dağılıma bakıldığında ise, tablo daha da dikkat çekici.
2018 yılında 436 olan endüstriyel yangın ve patlama sayısı, 2019'da 541'e yükselmiş.
2020 yılında 493'e gerileyen sayı, 2021'de 394 ile en düşük seviyesine inmiş.
Ancak sonrasında yeniden yükseliş başladı.
2022'de 587, 2023'te 529, 2024'te 720...
Ve 2025 yılında 755 olayla son 7 yılın en yüksek rakamına ulaşılmış.
Bu tablo, sorunun yapısal bir sorun haline geldiğini gösteriyor.
*******
BURSA İKİNCİ SIRADA!
İllere göre dağılım incelendiğinde, yangın ve patlamaların sanayinin yoğun olduğu illerde kümelendiği görülüyor.
İstanbul 220 olayla ilk sırada yer alırken, Bursa 206 olayla ikinci sırada bulunuyor.
Ankara'da 50, Adana'da 32 ve Kocaeli'nde ise 24 yangın ve patlama yaşanmış.
Sadece bu beş ilde meydana gelen yangın ve patlamalar, Türkiye genelindeki toplam olayların yaklaşık yüzde 70'ini oluşturuyor.
Bölgesel dağılımda ise,Marmara Bölgesi tek başına yüzde 67 pay alıyor.
İç Anadolu Bölgesi yüzde 11, Akdeniz Bölgesi yüzde 8, Ege Bölgesi yüzde 6, diğer bölgeler ise toplam yüzde 8 paya sahip.
*******
Sonuç olarak raporun en önemli tespitlerinden biri ise şu:
-Endüstriyel yangın ve patlamaların büyük bölümü önlenebilir.
Ancak bunun için proses güvenliğinin güçlendirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının etkin şekilde hayata geçirilmesi, denetim mekanizmalarının daha etkin çalıştırılması ve güvenlik kültürünün tüm sanayiye yayılması gerekiyor.
2025 yılında meydana gelen 755 yangın ve patlamanın 95'i Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) , 21'i OSB dışındaki sanayi bölgelerinde yaşanmış.
435 olayın tam konumu belirlenemezken, 204 olay sanayi dışındaki alanlarda meydana gelmiş.
Bu veri, özellikle kent ile sanayinin iç içe geçtiği şehirlerde ciddi bir riskin varlığına işaret ediyor.
*******
BURSA...
Bursa özelinde tablo daha da çarpıcı.
206 endüstriyel yangın ve patlamanın yaşandığı Bursa'da, 4'ü ihtisas olmak üzere 17 Organize Sanayi Bölgesi bulunuyor.
Bu yönüyle Bursa, Türkiye'de en fazla OSB'ye sahip il konumunda.
Planlı sanayi alanlarının kent yüzölçümüne oranı binde 8.
Buna karşın il ekonomisine katkısı yüzde 45 seviyesinde.
Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 10'unu tek başına gerçekleştiren Bursa üretim gücüyle öne çıkarken, dağınık ve plansız sanayi alanlarıyla da önemli bir planlama sorununu bünyesinde taşıyor.
Üstelik Bursa gibi üretim üssü olan kentlerde yaşanan her endüstriyel yangın, yalnızca bir fabrikanın kapısını değil; tedarik zincirini, ihracatı, istihdamı ve yatırım iklimini de doğrudan etkiliyor.
Sanayi güvenliği artık sadece teknik bir konu değil, sürdürülebilir kalkınmanın ve ekonomik istikrarın da temel unsurlarından biri haline gelmiş durumda.
İşte tam da bu nedenle yalnızca yeni OSB'ler değil, mevcut plansız sanayi alanları için de mekânsal planlama artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldi.
*******
Son olarak...
Yangın ve patlamaların artık yerleşim alanlarının hemen yanında hatta içinde bulunan tesislerde meydana gelmesi, plansız sanayileşmenin ve yerleşimin kent yaşamı üzerindeki en önemli risklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.
6 Şubat 2023'te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası İskenderun Limanı'nda çıkan ve günlerce söndürülemeyen yangın da bu riskin somut örneklerinden biri.
Olası Marmara depremi düşünüldüğünde, bölgedeki sanayi tesislerinin yoğunluğu ve altyapısı da göz ardı edilmemelidir.
Deprem sonrası oluşabilecek kimyasal tehlikelere, yangınlara, patlamalara ve çevresel risklere karşı hazırlıklı olunması gerekiyor.
Çünkü güçlü ekonomi, sadece yüksek üretim rakamlarıyla mümkün değil.
Güvenli üretim, planlı sanayileşme ve sürdürülebilir yatırımlarla mümkün.
Sanayide güvenlik, artık yalnızca üretimin değil; insan hayatının, doğanın ve şehirlerin geleceğinin de vazgeçilmez sigortasıdır.
Yazarın Diğer Yazıları
Bursa büyüyor, Bursalı zenginleşiyor mu?
27 Temmuz 2026 Pazartesi, 20:55
Dünya zorluyor!
24 Temmuz 2026 Cuma, 21:43
SGK'da kritik denge!
22 Temmuz 2026 Çarşamba, 20:31
Bursa bir annedir!
21 Temmuz 2026 Salı, 21:58
İkinci 500 ne diyor?
20 Temmuz 2026 Pazartesi, 21:48
Kira yük! Satılık hayal...
17 Temmuz 2026 Cuma, 23:07
Tavuk etinde risk büyüyor!
14 Temmuz 2026 Salı, 20:41
Dağ yöresi kiraz üreticisi pazar arıyor!
13 Temmuz 2026 Pazartesi, 20:02
OSB'lerden gelen ses!
10 Temmuz 2026 Cuma, 22:43
TİM'de Bursa, ihracatçıda beklenti!
09 Temmuz 2026 Perşembe, 20:01