Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com
Bursa'nın Ar-Ge gücü!
28 Eylül 2026 Pazartesi, 21:37
Ekonomi Köşesi'nden merhaba...
Bugün Bursa'nın üretim gücünün biraz daha görünmeyen tarafına bakalım...
Ar-Ge'ye...
Çünkü artık sadece üretmek yetmiyor.
Daha hızlı üretmek, daha verimli üretmek ve daha teknolojik üretmek gerekiyor.
Bu açıdan Ar-Ge'ye harcanan rakamlar önemli...
***
Türk iş dünyasının Ar-Ge performansını, yatırımlarını ve inovasyon ekosistemini 13 yıldır izleyen Turkishtime'ın Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması açıklandı.
500 şirketin 2025 yılı Ar-Ge verilerinden ortaya çıkan tablo dikkat çekici:
Türkiye'nin Ar-Ge 500 kapsamındaki 500 şirketinin 2025 yılında gerçekleştirdiği toplam Ar-Ge harcaması 257 milyar 875 milyon 205 bin TL.
Listenin zirvesinde ise yine savunma ve havacılık sanayi var.
TUSAŞ, 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL'lik Ar-Ge harcamasıyla ilk sırada. ASELSAN, 48 milyar 182 milyon 526 bin 55 TL ile ikinci. ROKETSAN, 21 milyar 409 milyon 818 bin 299 TL ile üçüncü. HAVELSAN, 9 milyar 540 milyon 715 bin 484 TL ile dördüncü.Ford Otomotiv ise, 8 milyar 300 milyon 55 bin TL Ar-Ge harcamasıyla beşinci sırada.
İlk 5 şirketin toplam Ar-Ge harcaması, 2025 yılında 500 şirketin yaptığı toplam harcamanın yüzde 59,19'unu oluşturuyor.
Yani toplam Ar-Ge harcaması 152,6 milyar TL.
Dolayısıyla Ar-Ge harcamasının önemli bölümü belirli büyük şirketlerde yoğunlaşıyor.

***
Peki,Bursa nerede?
İşte benim asıl bakmak istediğim yer burası...
Çünkü Bursa, Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden biri... Otomotivden tekstile, makineden kimyaya ve metalden gıdaya kadar çok geniş bir sanayi tabanına sahip...
Ve bu sanayi gücü Ar-Ge tarafında da ciddi bir hareketlilik taşıyor.
Türkiye Ar-Ge 500 araştırmasında yer alan Bursalı şirketlere baktığımızda listenin hayli kalabalık olduğunu görüyoruz.
İşte 2025 yılı en çok Ar-Ge harcaması yapan ilk 500 şirket içerisinde Bursalı firmalar:
Tofaş Türk Otomobil Fabrikası, Oyak - Renault Otomobil Fabrikaları, Odelo Otomotiv Aydınlatma, Aka Otomotiv,Döktaş Dökümcülük, Feka Otomotiv, Marelli MakoTurkey Elektrik, Kırpart Otomotiv Parçaları, Durmazlar Makine, M.F.K. Makina Freze Kalıp, Borçelik, Rollmech Automotive, Vaden Otomotiv, Epsan Plastik, P.M.S. Metal Profil Alüminyum, Çilek Mobilya, Kastaş Sızdırmazlık Teknolojileri, Almaxtex Tekstil, Ermetal Otomotiv, Sütaş, Ünver Grup Otomotiv, Üçge Mağaza Ekipmanları, Rudolf Duraner, Özdilek Ev Tekstil, Maysan Mando, Türk Prysmian Kablo ve Sistemleri, Sazcılar Otomotiv, Akbaşlar Tekstil Enerji, Yeşilova Holding, Güleryüz Karoseri, Aksa Jeneratör, Bekamak Makina, Karacasu Tekstil, Ermaksan Makine, S.Y.K. Tekstil, Tece Dekor, Uludağ İçecek, Yamas Yaşar Makina, Zorluteks Tekstil, Oskim Otomotiv, Doğu Pres Otomotiv, Ak-Pres Metal, Prometal Hafif Metaller, Polyteks, İletişim Bilgisayar Yazılım Sistemleri, Eker Süt Ürünleri, Elyaf Tekstil, Ferkan Yedek Parça ve Makine, Ormo Yün İplik, Korteks Mensucat, Harput Tekstil, Emirali Tekstil Konfeksiyon ve Angst Pfister Gelişmiş Teknik Çözümler...
Liste uzun...
Ancak asıl önemli olan firmaların Ar-Ge'yi üretimin merkezine ne kadar taşıyabildiği...
Çünkü yeni dönemde rekabet artık sadece fabrikaların üretim kapasitesiyle yapılmıyor.
Bilgiyle, teknolojiyle, patentle, tasarım ve markayla yapılıyor.
Ve bütün bunların ekonomik karşılığı ise, katma değer olarak karşımıza çıkıyor.
***
BURSA'DA 137 AR-GE MERKEZİ VAR!
Bursa'nın Ar-Ge tablosunu sadece şirketler üzerinden okumak da eksik kalır. Üniversiteleri de bu tablonun içine koymak gerekiyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iş birliğinde gerçekleştirilen 'Ar-Ge Merkezleri İnovasyon Zirvesi', tam da bu nedenle önemliydi.
Zirvede Bursa'da 137 Ar-Ge Merkezi ve 25 Tasarım Merkezi, yani toplam 162 merkez bulunduğu açıklandı.
Burada rakamdan daha önemli bir cümle var:
Mesele sadece merkez sayısını artırmak değil, ortaya çıkan değeri artırmak!
Sanayi ve Teknoloji Bursa İl Müdürü Aydın Bakoğlu da Ar-Ge projelerinin ticarileşme kapasitesinin artırılması gerektiğine dikkat çekti.
Çünkü Ar-Ge merkezinde hazırlanan bir proje rafta kalıyorsa, patent dosyada duruyorsa, laboratuvarda geliştirilen teknoloji fabrikaya giremiyorsa, Ar-Ge'nin ekonomik karşılığı sınırlı kalıyor.
Dolayısıyla araştırma - teknoloji - ürün - ticaret... Üniversite-sanayi iş birliği burada devreye giriyor.
Bursa Uludağ Üniversitesi de bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin sahip olduğu cihaz ve laboratuvar altyapısının akredite test merkezleri haline getirilerek sanayinin kullanımına açılması ve üniversite-sanayi ilişkisinin proje bazlı derinleştirilmesi hedefini ortaya koydu.
Bu önemli!
Çünkü üniversitenin ürettiği bilgi ile sanayinin üretim tecrübesi aynı masada buluştuğunda ortaya sadece akademik çalışma değil, ticari ürün çıkabilir.
BTSO'nun BUTEKOM çalışmaları da burada ayrı bir başlık.
BUTEKOM; tekstil, teknik tekstil, kompozit, plastik, kauçuk, otomotiv, raylı sistemler, uzay-havacılık ve inşaat gibi farklı sektörlere Ar-Ge, test, analiz ve teknik destek sağlıyor.
Yani Bursa'nın elinde yalnızca fabrika yok; bilgi üreten, test yapan, tasarlayan, prototip geliştiren bir altyapı da oluşuyor.
***
BTÜ'DEN KOBİ'LERE AÇIK KAYNAKLI AR-GE DESTEĞİ!
Bursa Teknik Üniversitesi tarafında da dikkat çekici bir gelişme var.

BTÜ koordinatörlüğünde yürütülecek Erasmus+ destekli EPOSAM Projesi, açık kaynak kodlu CFD yazılımlarının sanayide yaygınlaştırılmasını hedefliyor.
Böylece özellikle KOBİ'lerin ticari yazılım lisans maliyetlerine katlanmadan Ar-Ge faaliyetlerini sürdürebilmesine yönelik bir altyapı oluşturulması amaçlanıyor. Proje aynı zamanda öğrencilerin, genç mühendislerin ve bilim insanlarının hesaplamalı akışkanlar dinamiği alanında açık kaynak yazılımları kullanabilmesini sağlayacak uluslararası bir eğitim platformu öngörüyor.
Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projenin uluslararası iş birlikleri ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor.
***
Velhasıl...
Burada da önemli bir ayrıntı var.
Ar-Ge sadece büyük şirketlerin işi değil, KOBİ'nin de Ar-Ge yapabilmesi gerekiyor.
Çünkü Bursa'nın sanayi yapısının önemli bir bölümü KOBİ'lerden oluşuyor. Dolayısıyla teknolojiye erişimin maliyetini düşürmek, Bursa'nın inovasyon kapasitesini doğrudan etkileyebilir.
***
Son olarak...
Teknoparklar da büyüyor...
Türkiye'nin teknopark sayısı 114'e ulaştı.
Türkiye'de teknopark ekosistemi 2001 yılında 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile başladı.
Haziran 2026 tarihi itibariyle Türkiye'nin 65 ilinde sayıları 114'e yükselmiş durumda. 114 teknoparkın 97'si faaliyetine devam etmekte, 17'sinin ise altyapı çalışmalarının devam etmesi sebebiyle hali hazırda faaliyete geçmemişlerdir. Güncel veriler 114 teknoparkta 13 binden fazla girişimin bulunduğuna işaret ediyor.
Bu tablo bize şunu söylüyor:
Üretim modeli yavaş yavaş fabrikadan teknolojiye, üründen fikri mülkiyete ve üretimden inovasyona doğru genişliyor.
Bursa'nın avantajı ise belli:
Güçlü bir sanayi altyapısı var. Üniversiteleri var. Ar-Ge merkezleri var. Tasarım merkezleri var. BUTEKOM var. Teknoparkları ve girişim ekosistemi var.
Yapılması gereken tüm parçaları aynı ekonomik hedef etrafında daha sıkı buluşturmak...
Ve bence...
Üretimin gücü önemli, ama geleceğin gücü ürettiğin bilgide!
Ne dersiniz?
Yazarın Diğer Yazıları
Konkordato aynası!
25 Eylül 2026 Cuma, 18:19
3 sektör, 3 farklı beklenti!
24 Eylül 2026 Perşembe, 22:30
Yazı mı, tura mı?
22 Eylül 2026 Salı, 20:47
İhracatçıda maliyet alarmı!
21 Eylül 2026 Pazartesi, 21:30
Bursa'nın Kapalı Çarşı'sından fabrikaya!
18 Eylül 2026 Cuma, 21:16
Bursa'da şirketler dünyasında neler oluyor?
16 Eylül 2026 Çarşamba, 20:34
30 yıllık birikimden Bursa'nın geleceğine!
14 Eylül 2026 Pazartesi, 22:01
Bursa'nın 'vergi rekortmeni' neden görünmek istemiyor?
11 Eylül 2026 Cuma, 20:35
Faiz sabit, sahada yük ağır!
10 Eylül 2026 Perşembe, 19:51
Bursa'da 68 bin iş var! Çalışan nerede?
09 Eylül 2026 Çarşamba, 22:20