Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com
Bursa'da 'BEBECİLER' ne diyor?
09 Şubat 2026 Pazartesi, 21:01
Sektörel Bakış'tan merhaba...
Bugünkü gündemimizde 'Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu' sektörünün nabzını tutacağız.
Türkiye ekonomisini konuşulurken bazı sektörler vardır ki;
Emek yoğun yapısı, yüksek istihdam kapasitesi ve ihracata olan katkısıyla yıllardır ekonominin görünmeyen taşıyıcı kolonlarından biridir.
Örneğin bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü gibi...
Gelelim Bursa'ya...
Tekstil denince akla ilk gelen şehirlerden biri Bursa...
Aynı zamanda Türkiye bebe ve çocuk konfeksiyon sektörü üretiminin yüzde 80'ini karşılıyor.
Hem üretim hem ihracat hem de istihdamla ciddi bir ekosistem barındırıyor.
Fakat son yıllarda bu yapı ciddi bir baskı altında...
Geçtiğimiz günlerde 'Junioshow Fuarı'ndaydım.
Fuarı gezerken, Divonette Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yıldız'ı ziyaret etmiştim.
Bana göre, sektörü sahada birebir yaşayan isimlerden biri Ömer Yıldız...
Aynı zamanda da Bebe Çocuk Konfeksiyon Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (BEKSİAD) geçmiş dönem başkanlarındandır.
Sohbet ederken, Ömer Yıldız'a sektörün durumunu sordum.
"Sektör, sizin de bildiğiniz gibi yaklaşık 2-2,5 yıldır oldukça sakin bir seyir izliyor. Küresel kriz ve Türkiye'deki ekonomik koşullar nedeniyle maliyet artışlarından en fazla etkilenen sektörlerin başında geliyor."
Burada özellikle vurguladığı ise, emek yoğun...
"Çünkü emek yoğun bir sektör olmamız. Dolayısıyla sektörde genel bir durgunluk söz konusu. Özellikle ihracatta belirgin bir yavaşlama var."
Sektörün geçmiş dönemlerini hatırlarsanız eğer, uzun yıllar bebe ve çocuk konfeksiyonu ihracatla büyüdü. Bursa, bu büyümenin önemli merkezlerinden biri.
Fakat küresel gelişmeler ve maliyet baskısı derken, bazı pazarlarda zayıfladı.
"Şu an hangi ülkelerle çalışıyorsunuz veya kaybettiğiniz ülke var mı?" diye ekledim:
"Tamamen "artık burada yokuz" diyebileceğimiz bir ülke yok, ama geçmişte güçlü olduğumuz bazı pazarlar vardı. Özellikle Rusya ve Ukrayna gibi pazarlarda savaşın da etkisiyle kayıplar yaşandı.
Örneğin; Türki Cumhuriyetler, Kafkaslar, Kuzey Afrika, Libya ve Cezayir'de oldukça güçlüydük. Ancak maliyet ve fiyat rekabetinden dolayı bu pazarları yüzde 100 kaybettik demek doğru olmaz ama oralarda ciddi güç kaybettik. Şu anda daha ucuz iş gücüne sahip ülkeler bu pazarlarda daha etkili."
Anlaşılan sektörde sadece savaş değil, fiyat rekabeti de oyunun kurallarını değiştirmiş.
Birde döviz kuru meselesi var...
İhracatçı için döviz kuru, ayakta kalma meselesi...
"Bizler isteriz ki döviz kuru, enflasyon ve genel maliyet artışlarıyla uyumlu bir oranda yükselmesi. Çünkü neticede ürünlerimizi dövizle ihraç ediyoruz.
Döviz yerinde sayarken, maliyetler artmaya devam ederse döviz bazında fiyat artırmak zorunda kalıyoruz. Artırmazsak eğer, bu kez fedakârlığı üretici olarak biz yapıyoruz. Dolayısıyla döviz kurunun enflasyon veya diğer maliyetlere uygun şekilde artması gerektiğini düşünüyorum."
"Peki, iç pazar ne durumda?" diye sordum.
"İç pazar, dış pazara kıyasla bir tık daha iyi diyebiliriz. Ancak biz çok üretim yapan, ihracat ağırlıklı bir sektörüz. Geçmiş yıllarda sizinle yapmış olduğumuz röportajlarda, "sektörün üretiminin yaklaşık yüzde 70'i ihracat" diye konuşurduk.Şimdi bu oran tersine dönüp yüzde 70 iç piyasa olunca, iç pazardaki talepten çok fazla bir arz oluştu."
Dolayısıyla yıllarca ihracata çalışan bir yapının, iç pazara yüklenmesi dengeleri bozuyor diyebiliriz.
Ekledi:
"Bu durum firmaları zorunlu olarak küçülmeye itiyor. Mecburen adetler, personel sayıları ve üretim azaltılıyor. Aslında bizlerde, yeni duruma uyum sağlamaya çalışıyoruz."
Velhasıl sektör zorlanarak ayakta duruyor...
"Çokta şikâyet edecek bir durum yok, çorba kaynıyor. Ancak son 2,5 - 3 yıldır,15- 20 yılda alıştığımız o bolluk dönemine kıyasla bir gerileme var.
Bizler üreticiyiz ve üretim yapmak / üretici olmak artık adeta eline kor almak gibi...Üretim yapmak zorlaştı, ithalat yapmak kolay ve al-sat cazip hale geldi.
Elbette teknoloji üretimi ve savunma sanayi önemli, ama herkes bunu yapamaz. Dolayısıyla üretim yapan, istihdam yaratan ve ihracata odaklanan firmalar bu dönemlerde bir pozitif ayrımcılığa tabi tutunmalı.
Buradaki kastım sadece finansman ya da kredi desteği değil. Ancak emek yoğun olan bebe ve çocuk, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon gibi sektörlerin, üretim ve istihdam sağlayan firmaların desteklenmesi ve desteklerin artması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü sektör ciddi istihdam sağlıyor. Elbette her sektör önemli, bu yüzden sektörler ayrı değerlendirilmeli ve desteklenmeli."
Vurgulayacak olursak, üretim kenti Bursa'da bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü hâlâ binlerce kişiye iş sağlıyor.
Diğer konu da rekabet...
"Rakiplerimiz çok agresif. Örneğin Çin...Fiyatları ciddi şekilde aşağı çekiyor. İşçilik maliyetleri de çok düşük.
Mısır, Bangladeş ve Çin'de ortalama bir işçinin toplam maliyeti 200-300 dolar civarında.
Örneğin; Mısır'da 150 - 200 dolar ve Bangladeş'te 100 - 150 dolar olduğu konuşuluyor.
Türkiye'de ise, en düşük seviyede vasıfsız bir işçinin sigortası, yemeği, yol parası ve sosyal haklarıyla birlikte maliyeti 1.300-1.500 dolar arasında.
Asgari ücretle çalışan neredeyse yok gibi. Rakiplerimizin en yüksek rakamı 300 dolar.
Rakiplerimizle aramızda yaklaşık beş kat maliyet farkı var. Bu şartlar altında rekabet etmek gerçekten çok zor."
Dolayısıyla...
Bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü, Türkiye ve Bursa ekonomisinde üretim, istihdam ve ihracatta önemli bir paya sahip.
Aynı zamanda sadece ekonomik değil, sosyal bir denge unsuru...
Mesele büyümek değil, dengede kalabilmek!
Ve üretimde dengede kalabilen, ekonominin kahramanı.
Ne dersiniz?
Yazarın Diğer Yazıları
Bursa iş dünyası kararlı!
04 Şubat 2026 Çarşamba, 22:44
Her şey neden pahalı?
03 Şubat 2026 Salı, 21:34
Bursa'da sektörler alarm veriyor!
02 Şubat 2026 Pazartesi, 21:45
Ekonomi 99,4'te kaldı!
30 Ocak 2026 Cuma, 21:31
Bursa'ya Lojistik Teknopark!
28 Ocak 2026 Çarşamba, 21:38
Sanayicide heyecan yok, iş var!
27 Ocak 2026 Salı, 23:29
3 Şubat kritik!
26 Ocak 2026 Pazartesi, 21:00
Bursa'da bir şeyler değişiyor mu?
23 Ocak 2026 Cuma, 21:39
Sözüm bana, sana, hepimize!
21 Ocak 2026 Çarşamba, 21:34
Bursa'da fiyatlar durmuyor!
20 Ocak 2026 Salı, 22:51