Elif Didem Danacıoğlu
elifdidemdanacioglu@gmail.com

Bir 'Bursa' meselesi, Bir 'Oda' seçimi!

13 Ocak 2026 Salı, 21:24

Sektörel Bakış'ın gündemi:İMO Bursa ve Seçim...

İMO Bursa Şubesi mevcut Başkanı ve İMO Bursa Çalışma Grubu Başkan Adayı Serdar Atilla Erdem'in proje ve adaylarını tanıttığı organizasyona katıldım.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi, 14-15 Şubat 2026 tarihlerinde seçime gidiyor. Mevcut başkan Serdar Atilla Erdem ve yönetim kurulunun görevde bulundukları süre boyunca oldukça aktif bir dönem geçirdiğini düşünenlerdenim.

Serdar Atilla Erdem konuşmasına, görevde bulundukları 19. döneme ilişkin değerlendirmelerle başladı ve adaylık projeleriyle devam etti.

İMO Bursa özelinde yapılan bu toplantı, yalnızca bir oda seçimi sürecinin ötesinde inşaat sektörünün, dolayısıyla ekonominin temel dinamiklerine dair önemli mesajlar içeriyordu.

Serdar Atilla Erdem'in sunumu da, 'meslek sorunları' başlığı altında anlatılanların aslında kentleşme, güvenlik ve sürdürülebilir ekonomiyle doğrudan bağlantılı olduğunu bir kez daha gösterdi.

Değerlendirmemin devamını yazımın sonunda paylaşacağım, öncesinde ise sunumdan aldığım notları kısaca paylaşmak istiyorum.

Şöyle ki;

-Göreve geldikleri günden bu yana geçen 477 gün içinde 500'ün üzerinde faaliyete imza atmışlar.

-"Deprem Bir Beka Sorunudur" denilerek, depremi beka sorunu olmaktan çıkarmanın yolunun inşaat mühendislerinin sorunlarının çözümünden geçtiği vurgulandı ve bu çerçevede yoğun çalışmalar yaptıklarından bahsetti. Yaşanan büyük acıların en önemli nedenlerinden birinin, inşaat sektörünün yetkin kanunlar ve liyakatli insanlar eliyle yönetilmemesi olduğu ifade edildi.

-İnşaat sektörünün sağlıklı işlemesi için sektörün omurgasının inşaat mühendisleri olması gerektiği vurgulandı. Ancak meslekte yaşanan itibar kaybı nedeniyle birçok mühendisin geçim sıkıntısı çektiği dile getirildi.

-Eğitim kalitesindeki düşüş, sermaye sahiplerinin piyasa üzerindeki kuralsızlaştırma gücü ve mesleğin hala 1954 yılından kalma kanunla düzenleniyor olmasının bu tablonun başlıca nedenleri olarak sıralandı.

-2023 depreminin ise, yeterli mühendislik hizmeti alınmadan yapılan her yapının nasıl bir felakete dönüşebileceğini acı şekilde gösterdiği ifade edildi. İnşaat mühendisliği mesleğinin hak ettiği yere taşınmasının benzer acıların yaşanmaması için zorunlu olduğu vurgulandı.

-Mesleki gelişimin önündeki engellerin kaldırılması, hizmet standartlarının geliştirilmesi, iç denetim mekanizmalarının oluşturulması ve hak edilen ücretlerin alınması temel vizyon olarak açıklandı. Ayrıca meslek odalarının ideolojik tartışmalarla asli görevlerinden uzaklaşmasının mesleğe dair sorunların görünmez hale gelmesine yol açtığına dikkat çekildi.

-Plansız şekilde artırılan inşaat mühendisliği bölümlerinin meslek kalitesini düşürdüğü ifade edildi. Neredeyse her 500 kişiye bir inşaat mühendisi düşen Türkiye'de, yaşanan depremde nitelikli mühendislik hizmetine erişilemediği vurgulandı.

-Deprem riski altında olan Türkiye'de, inşaat mühendislerinin en iyi şekilde eğitilmesi, donanımlı olarak mesleğe başlaması ve yeterliliklerini tecrübesi oranında kademeli şekilde alması gerektiği belirtildi. Bu düzenlemeler için meslek odası olarak mücadeleye devam edileceği ifade edildi.

-Meslek mensuplarının ağır hukuki sorumluluklar altında çalıştığına dikkat çekildi.

-Şantiye şefliğinin mesleğin kanayan yarası olduğu ve birçok inşaatta formaliteye dönüştüğü ifade edildi. Meslek ve yapı kalitesi açısından çok büyük öneme sahip olan şantiye şefliği konusundaki hassasiyetin devam edecek olup, "her şantiyeye bir şef" demeye devam edecekleri vurgulandı.

-Yapı denetim sisteminin geçen 24 yıla rağmen hala etkin çalışmadığı ifade edildi. E- dağıtım sisteminin yanlış kurgulanmasının yapı denetim sistemini işlevsiz hale getirdiği belirtildi. Sağlıklı bir yapı denetim sistemi olmadan, güvenli ve sağlıklı binalar üretilemeyeceği vurgulandı.

-Olası bir depremde can kaybını önlemek için, Bursa'nın gerçek yapı stoğu envanterinin çıkarılmasının zorunlu olduğu ifade edildi. Kentsel dönüşümde önceliğin riskli binalara verilmesi gerektiği vurgulandı ve Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne çağrı yapıldı.

-Genç meslektaşlar için serbest kürsü programları düzenlendiği, Bursa inşaat firmaları ile gençleri bir araya getiren sektör buluşmaları gerçekleştirildiği aktarıldı. SGK protokolünün yeniden hayata geçirilmesi için mücadelenin süreceği belirtildi.

-Kent sorunlarında pasif değil, etkin bir oda hedefiyle çalışıldığı ifade edildi. Kentsel dönüşümden kaçak yapılaşmaya, tarihi yapılardan doğal kaynaklara, su krizlerinden ulaşım ve kent anayasasına kadar birçok başlıkta çalıştaylar ve paneller düzenlendiği aktarıldı. Kestel Soğuksu Sanayi Bölgesi İmar Planı'na karşı açılan davanın kazanıldığı ve Bursa'nın tarım alanlarının korunduğu vurgulandı.

-"BURSA HEPİMİZİN!" denilerek, kaçak yapılaşmadan kent anayasasına, kentsel dönüşümden ulaşıma, su kaynaklarından ve tarım arazilerinin korunmasına kadar çözüm önerileriyle her çalışmada bulunarak İMO Bursa Şubesi'ni yüksek sesle temsil ettiklerinden söz edildi.

-Bursa'nın yalnızca sanayi kenti değil; tarımı ile sanayisi, doğal kaynakları, turizmi ve kültürel hafızası ile sürdürülebilir büyüyen bir kent olması ve ortak akılla planlanan 2050 Bursa hedefini her platformda yüksek sesle savundukları ifade edildi.

Bu arada...

İMO Bursa Çalışma Grubu Yönetim Kurulu adayları ise şu isimlerden oluşuyor:

Serdar Atilla Erdem (Başkan Adayı), Metin Yaran, Ayşegül Özbek, Erdem Yardımcı, Dr.Mahmud Sami Döven, Rüştü Şanlı, Oğuzhan Kurt, Ozan Olgun, Muhammet Yılmaz, Yiğit Can Sezgin, Murat Kaplan, Kudret Sena Çakır, Burak İ. Tuğcu ve Samet Ozan Şahin.

Velhasıl...

Deprem gerçeğiyle yaşadığımız bir dönemde İMO Bursa'nın "deprem bir beka sorunudur" yaklaşımı, teknik olduğu kadar ekonomik bir uyarı niteliği de taşıyor.

Öne çıkan bir diğer başlık ise, yapı denetimi ve şantiye şefliği gibi alanlarda yaşanan yapısal sorunlar. Denetimin kâğıt üzerinde kaldığı sistemin sağlıklı bir piyasa düzeni üretmediği konusu önemliydi. Kuralsızlaşma ise kaliteli üretimi değil, riskli yapıyı teşvik ediyor. Bu da ekonomiyi kırılgan hale getiriyor.

Kent sorunlarına yönelik açılan davalar, sunulan raporlar ve kamuoyuyla paylaşılan çözüm önerilerine gelecek olursak, İMO Bursa'nın sadece meslek içi bir yapı olmadığını ve aynı zamanda tarım alanları, su kaynakları ve plansız sanayileşme konusunda verilen hukuki mücadelelerle Bursa'nın geleceğine dair emeklerini gösteriyor.

Dolayısıyla...

İMO Bursa'daki bu seçim süreci, "İMO Bursa'yı kim yönetecek?" sorusundan çok, "Nasıl bir Bursa olmalı? ve Nasıl bir sektör olmalı?" sorularını gündeme taşıyor.

İnşaat mühendisliğinin güçlenmesi; sadece bir meslek grubunun değil, güvenli kentler ve sürdürülebilir bir ekonomi hedefinin de temel şartı olarak karşımıza çıkıyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Sözüm bana, sana, hepimize!
21 Ocak 2026 Çarşamba, 21:34

Bursa'da fiyatlar durmuyor!
20 Ocak 2026 Salı, 22:51

Musluk açık ama kimse kredi çekemiyor!
19 Ocak 2026 Pazartesi, 19:58

İş dünyasına umut mesajı!
14 Ocak 2026 Çarşamba, 20:19

Bursa için yeterli mi?
12 Ocak 2026 Pazartesi, 21:47

Bursa konkordatoda!
08 Ocak 2026 Perşembe, 22:19

Fiyatı cazip ama riskli mi?
07 Ocak 2026 Çarşamba, 20:42

Üreticide maliyet baskısı!
06 Ocak 2026 Salı, 19:29

Bursa ihracatının gerçeği!
05 Ocak 2026 Pazartesi, 19:32

Bursa iş dünyasının 2026 ajandasında ne var?
31 Aralık 2025 Çarşamba, 21:27

Tüm Yazılar