Binay Kazan
Tüketicilerin sesi daha gür çıkmalı artık...
16 Şubat 2026 Pazartesi, 11:37
Bilindiği gibi; bu ülkede hepimiz birer tüketiciyiz. Çalışma hayatının içinde yer alan meslek sahipleri, kendi alanlarının üreticisi olsa da, diğer tarafta hayatlarındaki birçok alanda tüketici pozisyonunda olmak zorunda...Yani bu açıdan değerlendirdiğimizde; bu ülkede herkes tüketici...86 Milyon tüketicinin olduğu bu ülkede tabii ki; tüketici haklarını ihlal eden satıcılar ve üreticiler oluyor sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde...
Örnekler çok bu konuda...Bir semt pazarına gidiyorsunuz. Pazarcı poşete doldurduğu ıspanakları tezgah arkasında size göstermeden tartıyor ve çoğunlukla da gramaj satıcının kendi isteğine ve vicdanına göre belirleniyor. Sattığı ürünlere fiyat etiketi koymaması da cabası...
Fırından ekmek alıyorsunuz.250 Gram olması gereken ekmek gramajı bazı ekmek fırınlarında 20-30 gram eksik çıkıyor.
Bunlarla bitiyor mu tüketicilere(herkese) yapılan haksızlık.?..Tabii ki hayır...Bilmeden insan sağlığını riske edecek boyutta hijyenik olmayan gıdalar satın alıyorsunuz mutlaka...Lokanta tezgahındaki usta bir hapşırıyor, ağız sıvıları tüm yemeklerin üstüne yayılıyor .Belki de sizi günlerce yatağa düşürecek virüs oradan bulaşıyor. Hasta olan lokanta ustası maske takmalı tezgah başında mutlaka...Ama bunu kim sağlayacak?
TAVUKLU-PİLAV ZEHİRLENMELERİNE DUR DİYECEK YOK MU?
Döner-ekmek almak istiyorsunuz. Döner makinesi pencerenin kenarında ve pencere açık... Sokağın kirine-tozuna maruz kalan döner eti, ekmeğin içine konuluyor. Sağlıksız ve güvensiz ortam...Bunu belediyeler ve Tarım İl Müdürlükleri denetlemeli ama ne yazık ki bu hizmet yetersiz...
Ve bu ülkede tavuklu-pilav zehirlenmeleri hiç bitmiyor. Soğuk zincir kurulamayan tavuk etleri, insanları göz göre-göre zehirliyor. Bu halk sağlığı sorununa kimse çözüm bulamıyor.
Bankalar, GSM şirketleri, TÜVTÜRK gibi kuruluşlardan da fazlasıyla şikayetçi tüketiciler...Bu kuruluşların haksız uygulamaları, çok fazla mağdur ediyor ülkemizdeki tüketicileri...
Ve bu tüketici hakkı ihlallerine karşı duracak tüketici örgütleri de, maalesef artık eski gücünde değil...Tüketici sorunlarına geç de olsa çözümler yaratan Tüketici Hakem Heyetlerinin sayısı da azalıyor. 2018'de 1.011 olan Tüketici Hakem Heyeti sayısı, geçtiğimiz yıl 211'e düşürülmüştü. Yeni yıl ile birlikte bu sayı:170'e indirildi. Tüketici için bir şeyler yapmaya çalışan kurumların gücü de azalınca, piyasalarda her şey satıcıların istediği gibi oluşuyor. Fiyatlar devamlı artıyor, kalite azalıyor, gramaj hataları yapılıyor ve sağlıksız-hijyenik olmayan gıdalar serbestçe satılıyor.

TÜKETİCİ DERNEKLERİNİN GÖREV VE SORUMLULUĞU
Bilindiği gibi; tüketici sorunlarının yaşandığı anlarda: tüm gelişmiş dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de tüketici dernekleri devreye girmektedir. Çoğunluğu emekli öğretmen ve memur olan tüketici derneklerinin gönüllü yöneticileri, yıllardan beri hakkı yenilen vatandaşlarımıza ücretsiz hizmet vermektedir. Ama birçok vatandaşımız bu tür sivil toplum kuruluşunun varlığını, ancak başına bir tüketici hakkı felaketi geldiği zaman anlamakta, çoğunlukla da tüketici yasasının işlerliği bu dernekler sayesinde sağlanmaktadır.
Peki bu derneklerin üye sayıları ve nitelikleri yeterli midir?
İşte bu olgu sorgulanmalıdır mutlaka...Şu anda tüketici dernekleri yetersizdir ve sağlam bir organizasyon yapısı kurulamamıştır. Bu ülkede tüketici derneklerine kayıtlı üye sayısı: tahminen 100 bini geçmiyor. Bursa'daki 2 dernekte (Bursa Tüketiciler Derneği ve Tüketicileri Koruma Derneği) üye sayısı 10 bine yakındır. Ancak bu üyelerin çoğu da dernek faaliyetlerine aktif olarak katılma konusunda yetersizdir.
Ülkemizde bir tüketici yasası var ama sorunlar da çoğalıyor. Bu sorunları bu yasa ile çözmek mümkün fakat, fedakarca çalışan tüketici derneği yöneticileri, derneklerin kira ve genel gider sorunları ile uğraşmaktan yeniliklere ulaşamıyor. Bu derneklerimizin mali sorunlarının dışında vizyon-misyon ve sosyal medya iletişim sorunları çözülmeden, çok fazla bir beklenti içine girmemek gerekiyor.
TÜKETİCİ DERNEKLERİ BÖLÜK PÖRÇÜK DURUMDA MI?
Bursa'da 1992 yılında açılan TÜKDER (Tüketicileri Koruma Derneği) kurucuları arasında ben de yer almıştım. O dönem Başkanımız Levent Gereyhan ile birlikte; yaşadığımız bu kentte birçok tüketici organizasyonunu gerçekleştirmiştik. Okullarda slogan yarışmaları düzenlerken, satıcı firmalara ve bilinçli tüketicilere TÜKETİCİ DOSTU ödülleri vermiştik.
Dönemin İl Sanayi ve Ticaret Müdürü Alaattin Üçok ile birlikte Bursa'da birçok seminer, panel ve toplantı organize eder, tüketici sorunlarını gündeme taşımıştık. Yerel gazetelerde tüketici köşeleri bile olurdu ve vatandaşların sorunlarına sahip çıkılırdı.
Sonra Bursa'da başka dernekler de kuruldu ama 2000'li yıllardan itibaren de tüketicinin sesi eskiye göre daha az çıkmaya başladı. Hatta ve hatta 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü'nde Bursa'da bir etkinlik bile yapılamaz oldu.
Sadece Bursa mı? Türkiye'nin her tarafında bölük-pörçük bir tüketici hareketine tanık oluyoruz son yıllarda...Bu arada bu sabah görüşlerini aldığım Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz; yaşadığımız kentteki 14 şube ve 3 temsilcilik ile yaşadığımız merkezin tüketici örgütlenmesini tamamlayan ilk ve tek STK olduklarının altını çizerek umutlu bir gelişmeden bahsetti.
189 DERNEKTE 100 BİN BİLİNÇLİ TÜKETİCİ VAR
Eski bir tüketici derneği yöneticisi olarak; internetten ülkemizdeki tüm tüketici derneklerini araştırdım. Son yıllarda tüketici derneklerinin faaliyet ve etkinlik alanında bir sorun olduğunu düşünüyorum. Merkezi ve geniş kapsamlı TEKVÜCUT bir tüketici hareketi göremiyoruz ne yazıktır ki...Çağdaş ülkelerdeki gibi bir birliktelik yok ülkemizde...
Şu anda 2023 yılında kurulan ve Genel Başkanlığını Osman İlhan'ın yaptığı TÜKON (Tüketiciler Konfederasyonu) isimli büyük bir yapılanma var. Bu konfederasyona; TÜDEF, TÜÇEDEF ve TÜRFED adlı 3 federasyon üye görünüyor. Ülkemizde; TÜKON'a bağlı 65 dernekte toplam 30 bin üye bulunuyor.
Bir başka birliktelik ise; İstanbul Fatih Merkezli Tüketiciler Birliği Federasyonu olarak kayıtlarda görünüyor. Bu federasyona toplam 5 dernek üye olmuş durumda...TÖFED isimli bir başka tüketici örgütleri federasyonuna da: 6 dernek üye yapılmış. Bu federasyonun merkezi; İstanbul Kadıköy'de görünüyor.
Görüldüğü gibi; Türkiye'de tüketici hareketi, merkezi bir yapılanmaya henüz kavuşmuş değil ve paramparça...Bana göre; her geçen gün de kan kaybediyor.Bu ülkede sanayiciler, satıcılar, imalatçılar, pazarcılar, fırıncılar ve lokantacılar örgütlü ama onlardan mal ve hizmet satın alan tüketicilerin tam anlamıyla örgütlenmiş ve kamuoyunda ses getirecek bir yapılanması yok.
Üzücü olan da bu zaten...Bu durumda insan ister-istemez şu soruları soruyor kendine...Bu ülkede tüketicinin hakkını güçlü ve kararlı bir şekilde kim savunacaktır artık?
86 Milyon nüfuslu bir ülkede; 189 dernek ve 100 bine yakın örgütlü tüketici yeterli olur mu hiç?
Bu ülkede bilinçli tüketici sayısı artmadan; mal ve hizmetlere KALİTE getirmenin imkanı var mıdır?
Güçlüye karşı güçsüzün korunması için çıkarılan Tüketici yasaları, gerçek işlevine bir gün ulaşabilir mi ki?
Yazarın Diğer Yazıları
Radyolar susmasın, şarkılar bitmesin ve dostluklar ölmesin diye...
13 Şubat 2026 Cuma, 09:53
Bankalar hep kazanıyor, ya KOBİ'ler?
11 Şubat 2026 Çarşamba, 10:46
Betonarme binalar domino taşları gibi yıkılırken birer birer!
06 Şubat 2026 Cuma, 09:34
Kitaplar, plaklar ve şarkılar Can Ertan'sızdır artık!
04 Şubat 2026 Çarşamba, 17:42
Bursalı ustalar çekice bir başka vuruyor!
01 Şubat 2026 Pazar, 15:48
Onların canları can da, bizimki patlıcan mı?
28 Ocak 2026 Çarşamba, 13:06
İMO'nun Çağdaş Grup Başkan adayı hangi filmde oynadı?
25 Ocak 2026 Pazar, 16:49
Sizin hayatınızdaki en büyük taşlar hangileri?
22 Ocak 2026 Perşembe, 11:50
Yüreğinin götürdüğü yere gidebiliyor mu ki her insan?
19 Ocak 2026 Pazartesi, 10:40
600 liralık alarm cihazı ile hayata bağlanın!
15 Ocak 2026 Perşembe, 09:48